BİRİSİ "GÖRÜR" DİĞERİ "GÖRMEZ"

Birisinin adı: Naci,

Soyadı: "Görür."

Ötekinin adı: Mehmet,

Soyadı: "Görmez.:

Birisi, her gün ulusal basına "en kallavi malzemeler" verir.. Eşini, dostunu "kuralsız-kurasız" Hacca gönderir..

Hiçbir şey olmamış gibi davranır..

Hakkı olanların önünü keser, "kul hakkı'na uymaz."

Neden böyle yaptığı, Arap gazeteci tarafından sorulduğunda, Arapça bilmediğini söyleyerek, kendini ve ülkesini "yedi düvel" önünde küçük düşürür.

Bu ülkede Diyanet İşleri Başkanı olacaksın, Arapça bilmeyeceksin..

Bana ve benim gibi düşünen milyonlara bunun başka bir örneğini gösteremezsiniz..

Mümkünü yok çünkü..

"Dini konuları" Görmez'den daha az bilmiş olabilirim..

Fakaaaat, onun bilmediği Arapçayı çok iyi bilirim.. Başkalarının önünde de küçük düşmem.!

Tez zamanda emekli maaşımın bir kısmıyla "Arapça sözlük" alıp, Mehmet Görmez'e yollayacağım.

"Kargo ücreti de benden."

........

Gelelim Naci Görür'e..

Bu efendiyi ne zaman gazete ve televizyonlarda görsem; "Yine mi bir yerleri yıkacak? Yine mi insanlara karalar bağlatacak?" diye ödüm kopuyor..

Bu efendi, İstanbul'u kaç kez yıktı, kaç şiddetinde kaç deprem olabileceği ihtimalinin olduğunu söyledi?

İnanın unuttum..

Ne il, ne ilçe, ne köy, ne kasaba, ne nahiye, ne de mezra bıraktı anasını satayım.!

Bu ülkede sözünü ettiğim arkadaştan çok var.. Ama en önde olanı, en çok konuşanı, en çok yorum yapanı, en çok yakanı, en çok yıkanı Naci Görür..

-Yahu iki gözüm, sen ve senin gibiler, tam 666 milyon kere çıktınız; "Deprem olacak" dediniz..

-Oldu mu?

-Olmadı.

-Daha da ileri giderek, depremlerin kaç şiddetinde olabileceğini bile söylediniz..

-Tutumu?

-Tutmadı.

-"Adres" vererek, insanları korkutuyorsunuz..

-Buna hakkınız var mı?

-Buna haddiniz var mı?

-O bölgelerde yaşayan insanlara yazık değil mi?

-Susun be arkadaş,

-Beri durun be arkadaş,

-Ekonomik anlamda yıkılmış, soluksuz bırakılmış, tükenmiş, bitmiş,  vatandaşı bir de sizler bitirmeyin be arkadaş..

-Haddinizi bilin, oturun oturduğunuz yerde be arkadaş.!

........

Deprem uzmanı (!) olmak için kaç yıl okumak lazım?

Gazeteciliği bırakacağım.. Bu mektebi kazanıp, bu mektepte okuyarak deprem uzmanı (!) olacağım..

Niye mi?

Baksanıza vatandaşı yanıltanlara, doğruları söylemeyenlere kimse karışmıyor.. Bilmemek, tutturamamak önemli değil.. Adamlarda bunu fırsata çevirip, memleketin birçok yerinde depremle ilgili konferanslar(!) veriyor ve "Hasso paralar" kazanıyor.!

O yüzden kararım kesin ve net; "Bu mektepte O-KU-YA-CA-ĞIM."