Bırakın artık şu magandalığı

Çok yazıldı, çok haber yapıldı, birçok kez köşe yazılarına konu oldu. Fotoğraflar çekildi, kamera kayıtlarına bakıldı, hatta ses kayıtları dahi alındı. Ama gelin görün ki, Adana’da toplu taşıma araçlarının, (aslında Türkiye’nin neredeyse her şehrinde) şoförleri vatandaşa kötü davranmayı bir türlü bırakmadı, bırakmıyor. Nasıl oluyor anlamıyorum, bir türlü çözüm bulunmadı bulunamıyor. Adana tabiriyle ‘Can’ otobüsü ismi verilen halk otobüslerinin şoförleri, canlarını emanet ettiği yolcularına bildiğiniz psikolojik işkence yapıyor. Özellikle sabahları işe gidiş saatlerinde insanlar can havliyle işlerine yetişmek isterken, durakta beklemelerine ve üstelik otobüste halen yolcu alacak yer olmasına rağmen tam gaz yolcu almadan geçip gidiyorlar. Cesaret edip sorulduğunda ise; ‘Süre sıkıntısı çekiyoruz, eğer vaktinde yetişemezsem ceza kesiliyor’ diyorlar. Ne de güzel bahane değil mi? Ayrıyeten; çok acıdır, insanlar soru sormaya bile korkuyor! ‘Şoför beyler’ çok agresif, çok öfkeli, çok sinirli. Öyle kaba cevaplar veriyorlar ki, soru sorduğuna pişman oluyor insan.

“BU ARACIN, BU YOLLARIN EFENDİSİ BENİM!”

Bir de otobüsün içinde yaşanan enteresan anlar da var tabii. Hadi onların, yani ‘şoför beylerin’ değimiyle ‘Bedavacı!’ değilsiniz. Ücretinizi verdiniz, paşa paşa yerinize oturup yolculuk yapıyorsunuz. İnanın hiçbir şey değişmiyor. Şoför beylerin son sürat aracı sürmeleri... Kulaklıkla başka bir meslektaşıyla telefonla dedikodu yapmaları... Kafasına göre yolcu alıp-almamaları... Durak harici durmaları… Trafiğin yoğun olmadığı, daha doğrusu trafik polisinin olmadığı, kuytu köşelerde diğer otobüse yolcuları nakletmeleri... Bir elinde sigara, diğer eli camdan dışarı çıkmış, ‘Bu aracın, yolların efendisi benim!’ tabiriyle aracı kullanmalar...

Buraya kadar yazdıklarım her Adanalının yaşadığı ve şikâyet etmekten usandığı, hiç yaşanmaması gereken bazı olaylardı.

***

Şimdi gelelim asıl konumuza…

Basın sektöründe olduğum için sürekli toplu taşıma araçlarına binerim. Haber peşinde koştuğumdan ki bu benim görevim, belki günde 10 defa toplu taşıma araçlarını kullanırım. Elbette ki benim de başıma ilginç, garip, saçma, bir o kadar da insanlık adına utanç verici olaylar geliyor. İnanın bir kitap yazacak kadar iyi-kötü hatıralarım var. Nerden başlayacağımı düşünüyorum…

BU NASIL ‘HALK’ OTOBÜSÜ?

Yakın zamanda başıma gelen bir olayı anlatmak isterim. Her sabah olduğu gibi işe gitmek için durakta bir Halk otobüsüne bindim. (Otobüsün plakası ve çalıştığı güzergâh bende saklı.) Şoför bey, yasal olarak hak ederek kullandığım ‘Ücretsiz Seyahat Kartı’nı görünce aynen şu tepkiyi verdi, “Sabah, sabah size çalışıyoruz. Bu nedir arkadaş?” İnanın; bu ve buna benzer lafları çok işittiğim için fazla önemsemeden yerime geçtim. Ama adamın çenesi açıldı bir kere ve söylenmeye devam etti. Kurduğu cümlelere bakınız; “Sen otobüsün dolu olduğuna dua et. Yoksa ben seninle öyle bir uğraşım, öyle bir uğraşırım ki!” Tamam, bazı lafları es geçebiliyor insan. Sarf ettiği lafları duymazlıktan, yaptığı el-kol hareketleri görmezlikten geliyoruz, ama o kadar da değil. İnsan hazmedemiyor bazen. Ama inanın dişimi sıkarak, duymazlıktan ve görmemezlikten gelip ağzımı açmadım.

Sonra gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Sefa Saygıdeğer Bey’e başıma gelenleri anlattım. Sefa Bey; “Bu konuda vatandaşlardan çok şikâyet alıyoruz. Bir değil, üç değil, beş değil! Bunu habere taşıyalım ve yetkililere ulaştıralım Hakan” dedi. Bunun üzerine hemen fotoğraf makine mi aldım ve trafiğin en yoğun bölgesinde, ‘Can’ otobüslerinin tek, tek fotoğraflarını çekip, aynı gün 5 Ocak Haber Merkezi olarak manşetten güzel bir haber yaptık. Ertesi gün manşetten verdiğimiz haber ses getirdi ve Büyükşehir Zabıta Trafik Ekipleri harekete geçerek denetimlerine hız verdi.

***

BAŞKAN KARALAR: “BÖYLE DEVAM EDERSENİZ CEZA YAĞDIRIRIM!”

Birkaç gün sonra 5 Ocak TV’de ‘Başkanlar Konuşuyor’ programının konuğu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’dı. Programda, ‘Vatandaşın otobüs şoförlerinin kötü davranışlarından şikâyetçi olduğunu ve bu konu hakkında Büyükşehir Belediye Başkanı olarak ne gibi önlemler alacaksınız?’ diye soru üzerine Başkan Karalar; “Bu soruyu sorduğunuz çok iyi oldu. Yayından önce Kooperatif Başkanları yanıma geldi. Bana zam yapmak istediklerini söylediler, kesinlikle izin vermem dedim. Hepsinin suratına vatandaşa çok kötü davranıyorsunuz, şimdiye kadar yaptırım uygulamadım. Eğer böyle devam ederseniz ceza yağdırırım” dedi.

Başkan Karalar, ‘Serbest Kart’ için her arabaya Büyükşehir Belediyesi olarak her ay 1.000 TL para verildiğini de söyledi. “Hem paranızı alacaksınız, hem vatandaşa hakaret edeceksiniz, bir de üstüne zam isteyeceksiniz. Bu millettin Gazisine, Şehit Ailesine, emeklisine ve basın çalışanına varana kadar saygısızlık yapanlar cezasız kalamaz, kalmamalı” diye konuştu.

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın bu konuşmaları 5 Ocak TV YouTube Kanalında kayıtlı. Merak edenler buyursun izlesin lütfen.

Son olarak, yazımın başında da söylediğim gibi; birçok kez haber olmasına rağmen halen saygısızca, kaba bir dille, el-kol hareketleriyle yolculara eziyet eden şoför beylere bir çift lafım var; Bırakın şu kabadayılıkları! Bırakın artık şu magandalığı!