"Bir Sihirli Değnekle Adana’yı Yeniden Düşlemek"

Bizim Serden’in köşe yazısında, “Sanki ruhumun derinliklerinde Atam’ın sesini duyar gibi oldum.” demiş ve Adana’nın birçok değerinin yok olduğundan söz etmiş. Ben de bu yazıdan esinlendim; elime bir sihirli değnek aldım, Adana’ya kuş bakışı baktım ve sihirli değneğimle birçok sorunu bir anda çözdüm.

Gelin bakalım sihirli değneği sallayıp Adana’yı yeniden şekillendirelim! İşte kuş bakışı gördüğüm, sihirli değnekle tek hamlede çözebileceğin ve sonrasında belediye başkanlarının “Bakın biz ne yaptık” diye hava atacağı değişiklikler.

Tüm ana kavşakları akıllı-yönlenebilir hale getiriyorum, ışıklar trafik yoğunluğuna anında uyuyor, araçlar akıyor, korna sesi yok.

Ferah, sık ve ücretsiz hızlı tramvay, metro hatları belirli güzergahlarda beliriyor; otobüsler dakik, duraklar gölgeli ve klimalı.

Seyhan Nehri çamurdan arınıyor, su berraklaşıyor; yürüyüş, bisiklet yolları, kafeler ve yeşil dinlenme alanları beliriyor, Şehir nehriyle barışıyor.

Tüm yağmur suyu tahliye kanalları genişliyor, tıkanmalar anında temizleniyor; yağmurda su birikintisi diye bir şey kalmıyor.

Güvenli bisiklet yolları, yayalaştırılmış sokaklar ve gölgelikli yaya köprüleri ortaya çıkıyor; kısa mesafe artık araba değil bisikletle ulaşa biliniyor.

Fabrika ve trafik kaynaklı kirletici maddeler anında filtreleniyor, temiz hava şehri kaplıyor.

Sokaklardaki çöp konteynerleri akıllanıyor, her bina için geri dönüşüm + enerji üretimi sistemi kuruluyor, çöp dağları tarihe karışıyor.

Her mahalleye küçük açık hava sahneleri, sinema, gösteri alanları, yerel lezzet pazarları ekleniyor. Adana akşamları daha canlı oluyor.

Genç girişimcilere uygun kuluçka merkezleri, zanaat ve tarım kooperatifleri hızla büyüyor, iş olanakları çoğalıyor.

Eski yapılar, tarihi mekanlar, kilitli taş yollar restore ediliyor; geçmiş modernlikle kucaklaşıyor.

Polis ve itfaiye daha görünür, afet anında otomatik koordinasyon sağlanıyor; insanların güven hissi artıyor.

Mahallelere ücretsiz spor sahaları, yüzme havuzları ve eğitim atölyeleri bitiveriyor, çocuklar sokağa dönüyor.

Çiftlik bağlantıları kuruluyor; taze üretim pazarlarda uygun fiyatlı tüketiciyle buluşuyor.

"Adana Mahalleleri Buluşma Kozası” diye komik ama sevgi dolu bir meydan yapıp, herkesin buluştuğu bir ortak nokta inşa ediliyor.

Ve tabii son adım: belediye başkanları gelip “bakın biz ne yaptık” diye fotoğraf çektirirken, ben gizlice değneği sallayıp arka planda ufak bir süsleme daha yapıyorum, şehir güzel olunca hava atmanın da tadı başka olur, değil mi?