Bir Şehrin Ayağa Kalktığı Gün

5 Ocak tarihi Adana için yalnızca takvim yaprağında işaretli bir tarih değildir. Bu yıl 104’üncü kez kutlanan kurtuluş günü, bir şehrin işgal karşısında boyun eğmeyip onuruyla ayağa kalktığı, iradesini kaderinin önüne koyduğu gündür. Adana’nın kurtuluşu, silahların sustuğu bir zaferden çok daha fazlasıdır, bu tarih halkın topyekûn direnişinin ve vatan sevgisinin adıdır.

Adana işgal yıllarında yalnız bırakılmış gibi görünse de aslında en güçlü dayanağına sahipti o da halkıydı. Kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla herkes aynı kaygıyı taşıyor aynı umudu besliyordu. Cephesi olmayan bu savaşta, evler karargâh, sokaklar direniş hattı, yürekler ise en sağlam siper oldu.

Toroslardan ovaya uzanan bu direniş, düzenli orduların değil imanla dolu insanların mücadelesiydi. Kimi zaman bir parça ekmek paylaşıldı, kimi zaman bir haber fısıltıyla taşındı. Sessiz görünen bu çaba, aslında tarihin akışını değiştiren en gür seslerden biriydi.

5 Ocak 1922’de Adana özgürlüğüne kavuştuğunda sadece işgal kuvvetleri bu topraklardan gitmedi korku, çaresizlik ve umutsuzluk da şehirle vedalaştı. O gün Adana sokaklarında yankılanan sevinç, geçmişin acılarını silmedi belki ama geleceğe dair güçlü bir inanç bıraktı.

Bu kurtuluş Adana’ya yalnızca bağımsızlığı değil, derin bir sorumluluğu da miras bıraktı. Çünkü özgürlük sadece kazanılan değil her kuşakta korunması gereken bir değerdir. Adanalı olmak biraz da bu bilinci taşımak demektir.

Bugün Adana’nın sokaklarında, bereketli tarlalarında ve kalabalık caddelerinde dolaşırken o günlerin izlerini fark etmeyebiliriz. Ancak bu şehirde atılan her adımda, 5 Ocak’ın sessiz ama güçlü hatırası vardır. Bu hatıra bize nereden geldiğimizi fısıldar. 5 Ocak yalnızca geçmişe dönüp bakma günü değil bugünü ve yarını daha sağlam inşa etme çağrısıdır. O gün gösterilen birlik ve kararlılık, bugün de en büyük yol göstericimiz olmalıdır. Çünkü tarih unutanları değil hatırlayıp ders alanları güçlü kılar.

Adana’nın kurtuluşu bir şehrin kaderine sahip çıkmasının destanıdır. 5 Ocak bayram olmanın ötesinde Adana’nın ruhudur ve bu ruh her yıl yeniden hatırlandıkça, özgürlüğün kıymeti daha da derinleşir.