Bir evin hikayesi-  2

Zübeyde Hanım’ın meşhur kargaların kovalandığı çiftlik hikayesinde geçen kardeşi, yani Mustafa Kemal’in dayısının adı ise Hüseyin Ağa.

1899’dan önce öldüğü dışında hakkında fazla bir bilgi yok.

Farsça “kasımpatı” anlamına gelen çok sık kullanılmayan bir isme sahip olan Zübeyde Hanım’ın belgelerde şahsi mührü de var.

Mühürde “Cüllat-i Güldar-i Zübeyde” yazılı.

Yani” içinde Kasımpatı çiçekleri olan, palmiye yapraklarından yapılmış sepet”

Kitaptaki belgelere göre1875yılından önce yapıldığı tespit edilen Pembe Ev’in ilk sahibi Ferhat oğlu İskender’dir.

Evin, 3 el değiştikten sonra 1877 yılının Aralık ayında Hatice Zarife tarafından 52/72’ lik hissesi, Keresteci Ahmet oğlu Ali Rıza’ya satılır.

Geri kalan hisseleri ise Mart 1878’de Feyzullah kızı Zübeyde alır.

Kayıtlarda Zübeyde Hanım’ın, eşinin adıyla değil de, babasının adıyla geçmesinin sebebi, evi satın aldıklarında belki evlenmemiş, belki nişanlı olmaları, ya da kayıtlarla ilgili bir sorun olabilir.

Ama 1878’de ev toplam 13.500 kuruşa, Ali Rıza Efendi ve Zübeyde Hanım çiftinin ortak malı olmuş.

Belediyeden bir memurun gelip, ölçülerini aldığını, yine kitaptaki emlak kayıtlarından öğrendiğimiz ev, dokuz oda bir mutfaktan oluşan büyük bir konak ve 341 metrekarelik bir arsa üzerine kurulu.

Üç yıl sonra 1881’de bu evde Mustafa Dünya’ya gelecek ve 8 yıl bu evde yaşayacaktır.

Yine kayıtlardan, Ali Rıza Efendi ve Zübeyde Hanım’ın evlerinin hemen yanında 5 odalı başka bir ev daha inşa ettirdiklerini de öğreniyoruz.

Hatta bu mülkleri daha sonra aralarında paylaştırmışlar ama, paylarını ortak kullanmaya devam etmişler.

Ta ki 1887’ye kadar.

1887 yılında, yani Mustafa Kemal 6 yaşındayken, Ali Rıza Efendi hayatını kaybeder.

Tam ölüm tarihi ve ölüm nedeni kayıtlarda mevcut değil ama mirasının “Şeri Mahkeme” tarafından tasdik edildiği 13 Nisan 1877’den önce vefat ettiği kesin.

Keresteci Rıza Efendi’nin mirası eşi, oğlu Mustafa ve kızları Makbule ile Naciye arasında bölüştürülmüş.

Atatürk’ün az bilinen kız kardeşi Naciye’nin adı ise, en son Ocak/Şubat 1888’de emlak kayıtlarında geçmiş.

Kitaba göre muhtemelen bundan kısa bir süre sonra hayatını kaybetmiş.

Ali Rıza Bey’den kalan miras ailenin o günlerde maddi olarak, zor günler geçirdiğini gösteriyor.

Defni için 500 kuruş harcanan Ali Rıza Efendi’den Zübeyde Hanım’a 751 kuruş, oğlu Mustafa’ya mirasın yüzde 44’ü olan 1.929 kuruş ve iki kızına da 964’er kuruş kalmış.

Tabii bir de ederi 35.010 kuruş olan bir ev.

Ama kayıtlarda Ali Rıza Efendi’nin Selanikteki “Stambul Çarşısı esnaflarından Nuri Efendi’ye 28.800 kuruş borcu olduğu görülmekteydi.

Nuri Efendi mahkemeye baş vurarak Ali Rıza Efendi’nin borca karşılık evini rehin olarak verdiğini iddia eder ve Pembe Köşk’ü ister.

Ancak mahkemede Zübeyde hanım böyle bir borçlarının olmadığını söyler.

Mahkeme kayıtlarındaki belgede, Nuri Efendi’nin bariz şekilde sarhoş olduğu ve mahkemeye sunduğu belgenin bağlayıcı olmadığını yazmaktadır.

(Devam Edecek)