BİR DOSTUN UYARISI

Bakış açısı; Gelişmişliğin ve aydınlanmanın neresindeyiz?
*ALMANYA - 70000 (yetmiş bin) sağlık kuruluşu ve 8000 (sekiz bin) kilise,
*FRANSA - 60000 (altmış bin) sağlık kuruluşu ve 9000 (dokuz bin) kilise,
*TÜRKİYE - 7000 (yedi bin) sağlık kuruluşu ve 85000 (seksen beş bin) cami.
Dünyadaki Müslüman sayısının yüzde altısı Türkiye'de iken, cami sayısının yüzde 65’ i bu ülkede...Bu durumu nasıl, neyle izah edelim…!!! Bunun altında yatan neden nedir? Şüphesiz ki İnanç, bir insanın en temel hakkıdır. İnancı neyi gerektiriyorsa, onu yaşaması, onun gereklerini yerine getirmesi, kişinin özgürlük alanıdır. Türk Milleti, 7. Asırdan başlayarak, İslamiyet’i kabul etmiş bir Millettir. Kimi zaman Sultanlıklar, Kimi zaman Kağanlıklar ve boylar, kitleler halinde İslamiyet’e mensup olmuşlardır. İslam dinine giren Türkler, mükemmel inanç sahipleri olarak, mensup oldukları DİN’i çok iyi benimseyerek, temsil etmişler, İslam dininin yayılması içinde, Abbasiler döneminden başlayarak, çok büyük yararlılıklar göstermişlerdir. Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinde, zirve yapmışlardır. Fakat, dünyada ki gelişmelere, başta aydınlanma çağı diye bilinen döneme ve sanayi devrimine ayak uyduramamışız… Ulemalar, Mollalar, Din Bilginleri genellikle ortak noktada birleşmek yerine ayrışmışlar, belirli zümrelerin çıkarlarına uygun, yapılanma yoluna gidilmesi sonucu, çağı ve çağları ıskalamışız. Bunun en somut örneği, Mezheplerde görülür. Hz. Muhammed zamanında olmayan, yorum ve uygulamalar, Mezhep adı altında vücut bulmuştur. Oysa İslam dininin tek ve yegane kıblesi; KUR’ANDIR…Bizim kitabımızdır Kur’an.. Bizim rehberimiz ve yol göstericimiz Mezhepler değil, Kur’an Sure ve Ayetleridir. İslam dininin temeli; Adalet, hakkaniyet, ahlak, sevgi, yardımlaşma, dürüstlük, doğruluk ve Allah’ın emirlerini yerine getirmektir. Falan şunu dedi, filan bunu dedi, fişmekandan rivayete göre, bilmem kimden nakle göre değildir.
*Diyanetin bütçesi 12 milyar TL.
*Sağlık bakanlığının 2.7 milyar TL.
*Doktor sayısı - 107 bin.

*İmam sayısı - 275 bin.
*Hastane sayısı - 1.250.
*Cami sayısı - 85.000.
*Doktor açığı - 105 Bin

*İmam fazlası -115 Bin
*Her yıl mezun olan doktor sayısı ; 9 bin,

*Her yıl mezun olan imam sayısı ; 60 bin,
*Değerlendirmeyi sağduyunuza bırakıyorum...!!!
* Kültür düzeyimizin fotoğrafını çekersek, hem bulunduğumuz noktanın ne olduğu, hem de IQ (zeka) durumumuz ortaya çıkar. Aşağıda vereceğim bilgiler size her şeyi anlatacaktır.
* Bir Japon, yılda ortalama 26, bir Fransız 28, Bir Rus 22, Şilili 18, İsviçreli 11 kitap okuyor...
* Bizde ise, Altı kişi yılda bir tanecik kitap okuyor. Türkiye’ de ihtiyaç listesinde kitap, 235’ inci sıradadır...
* 8 milyonluk Azerbaycan’ da bir kitap, 100 bin basarken, bizde 3 bin basmaktadır...
* Türkiye’ de kütüphane sayısı 1412, ama kahvehane sayısı 570 bindir...
* Bizde 49.600 kişiye bir kütüphane düşerken, 122 kişiye bir kahvehane düşmektedir...
* Bir Norveçli, kitap için yılda 147 dolar harcarken, biz 33 sent harcıyoruz...
Türkiye’ de bir günde televizyona 5 saat ayıran insanımız, kitaba YIL DA 6 saat ayırmaktadır...
*Daha fazla yazıp moralinizi bozmak istemiyorum. Hiç kimse hiçbir şeyden yakınmasın. Kültürü reddeden insanlar, kültürü reddedenleri seçerler ve ardından yıllarca yakınırlar...
* Yalnız bu işlerin iki tehlikesi de vardır. Birincisi, kitap okuma alışkanlığı edindiğimizde şimdiye dek ne kadar boş olduğunuzu anlar ve üzülürsünüz, ikincisi de hemen her sahada sizi kullananların ne çapta kişiler olduğunu anlar, komplekse girersiniz. Bu riskler var;
Coğrafya kaderdir ama cehalet kader değildir, Okuyun...Okuyan insan aklını kullanan, eğriyi doğruyu öğrenen, iyiye, güzele, doğruya ve yararlıya giden, araştıran, sorgulayan insandır.

Şu unutulmasın ki; BİLGİ GÜÇTÜR…

SON SÖZ:’’ Okumayan insan, pas tutan demir gibi olur.’’