Yazılarımı takip eden değerli okuyucularım bilir; bu sütunlarda, mümkün mertebe her konuya yer vermeye çalışıyorum. Farklı görüşler, farklı konular, çeşitlilik anlayışı içinde kendine yer bulmaktadır. Bu hafta da, değerli bir bilim insanına yer vermek istedim. Prof. Dr. Ali Demirsoy..Evrim konusundaki çalışmaları ile tanınan Demirsoy’un neler dediğini, gelin hep birlikte görelim.
Ali hocam şöyle başlıyor:
‘EŞEKLER YAŞAYARAK ÖĞRENİR, İNSANLAR ÖNCEDEN TAHMİN EDER VE ÖNLEMİNİ ALIR’
1966 yılında Atatürk Üniversitesinde biyoloji ile ilgili dersler anlatmaya başladım ve biyolojinin hatta bilimin olmaz ise olmazı olan evrim konusunu da bu arada anlattım. Malum çevrelerce niteliğim bu nedenle Ateist ve Komüniste çıktı.Her ne kadar kendini evrimci sanıp da çeşitli yerlerde Türkiye’de evrim biliminin tarihsel gelişimini anlatan bilim ahlakından yoksun bazı kişiler, konuşmalarında ağzından sadece bir defa evrim kelimesi çıkmış ya da bir sayfalık bir şey yazmış olanları öve öve anlatırken, Türk ve İslam Tarihi’nin bugüne kadar yazılmış en kapsamlı (946 sayfa) ve en çok baskı (14 baskı) yapmış belki de temel bilimlerde sayısal olarak en çok satılmış kitap olan ‘Kalıtım Evrim’ kitabına tek bir cümle ile değinilmemiş olması, Türkiye’deki bilim insanının ahlaki profilini göstermektedir. (internette ilgili videoya bakınız).İçeriğini beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz; ancak bu kitap Türkiye’de ateşli evrim tartışmasını başlatan eser olmuştur. Devrin Milli Eğitim Bakanı Vehbi Dinçerler (14.12.1983-13.9.1985), kitap çıkar çıkmaz, bu kitabın olumlu etkilerini giderebilmek için Ankara’da Evrim Konseyi toplamış ne kadar öğretmen ve ilgili, ilgisiz insan varsa davet edilmişti; Türk ve İslam Tarihi’nin en kapsamlı kitabını yazan kişi davet edilmemişti. Çünkü bu kitabın yaratacağı etkiyi anlayacak kadar deneyimli ve zekiydiler. Yıllar sonra bile görmezden gelenler gibi değil…Kalıtım ve Evrim Kitabı çıktığında ben AlexahdırvonHumboldt Bursu ile ikinci defa (1984) Hamburg’da bulunuyordum. Basımevinden çıkan kitabı posta ile adresime gönderiler. Üniversitede Tahran Üniversitesi Rektör yardımcılığı da yapan Ziraat Mühendisi Prof. Dr. SepasGozaryan ile birlikte aynı odada oturuyordum. Ülkesinden kaçmış; yakalandığında idam edilmesi için Humeyni tarafından idam edilmesi için fetva verilmişti.Kitabı paketinden çıkarır çıkarmaz bir iki sağına soluna baktım ve Sepas’a uzatarak: ‘’Sepas çok mutluyum ülkemin bu güne kadar yazılmış en kapsamlı kitabını çıkardım. ‘’ Sepas kitabı aldı bir iki çevirdi ve hemen arkasını çevirerek kaynakları kısmına dikkatle inceledi ve bana dönerek; ‘’ bu kitapta eksiklik var’’ dedi. Niye diye sorduğumda, ‘’Humeyni geldiğinde Amerika’da üniversiteden atılmış, bir biyokimya profesörünün (bir şarlatan olmalı) eserlerini Farsçaya çevirtti ve bunları ülkeye çağırarak çeşitli şehirlerde konferanslar verdirdi. Bu profesör ve yandaşları Yaratılış Derneği diye bir dernek kurarak evrim karşıtlığını, bir anlamda bilim karşıtlığını dünyada yaymayı amaç edinmiş. Herhalde bu derneğin desteklenmesini de Siyonistler ve bazı kökten Hıristiyan dernekleri üstlenmiş’’ dedi. Bunlarla ilgili birkaç cümle niye yazmadın dedi. Önce üniversite kütüphanesini daha sonra şehir merkezi kütüphanesini araştırdım bu kişilere ilişkin yayın bulamadım. Türkiye’ye döndüm.
Türkiye’ye döner dönmez, Vehbi Dinçerler’in Evrim Konseyi ile karşılaştım. Daha da ilginci,Sepas’ın bahsettiği kişilere ait bazı makaleler daha sonra Milli Eğitim Bakanlığınca Prof. Dr. Adem Tatlı ve arkadaşları tarafından Türkçe’ye çevrilmiş ve katılımcılara ve tüm öğretmenlere bedelsiz dağıtılmıştı. 1985 yılında "ScientificCreationism" adıyla yazılmış ve Türkçe ’ye "Yaratılış Modeli" adıyla çevrilmiş olan kitapçık, Milli Eğitim Bakanı Vehbi Dinçerler tarafından öğretmenlere ücretsiz dağıtıldı. Makalelerin özüne tam sadık da kalınmamıştı, içerisinde bir nebze bilime atıf yapılan kısımlar çevirmenlerce ya çarpıtılmış ya da yok sayılmıştı. Bu çeviriyi yapanların daha sonra diğer eylemleri ve davranışları nedeniyle üniversiteden atıldığını öğrendik. AKParti hükümete gelir gelmez, bu kişilerin tüm haklarını ve birikmiş ücretlerini faizi ile birlikte vererek, tekrar üniversitelere gençleri zehirlesinler diye yerleştirdi.
Bu kitaptan sonra ve daha sonra verdiğim konferanslardan sonra evrimci kimliğim iyice perçinlendi. Evrimci kimliğim nedeniyle TRT, YÖK ve TÜBİTAK’ta belgeleyemeyeceğim engellere takıldım. İçerisinde evrim kelimesi bir defa geçmeyen kitaplar da yazdım. Ancak bu kitapları eline alıp, çok güzel bir kitap; ama yazan evrimce deyip bırakıldığına defalarca tanık oldum. Beni çok seven kasabamın kadınları aralarında konuşurken çok iyi bir insanmış; ama evrimciymiş diyerek, sanki vebalı bir insan tarif ediyorlarmış gibi tavır takındıkları oldu.
Devam edecek…