Çok ilginç bir durum ile karşı karşıyayız. Nedir o ilginçlik biliyor musunuz? Ülkemizde bir kesim var, sanki o kesim hiç ölmüyor, sürekli yaşıyor. Bu kesim hep aynı şeyleri yapıyor ve aynı şeyleri söylüyor. İttihat ve Terakki Partisi, önceleri Cemiyet(Dernek) idi, sonra partileşti. Her iki dönemde de bu teşkilat içerisinde fikir mücadelesi yapılıyor idi. İşte bu zamanlarda, yani 20. Yüzyılın başlarında bugünkü tartışmalar yine yapılıyor idi. Nedir o tartışmalar? Türk Milliyetçiliği, inancımıza uymazmış. Türk'üm demek dinen caiz değilmiş. İnanın İttihat ve Terakki Partisi, artık ne Osmanlıcılık, ne de İslamcılık fikrinin tutmadığını, tutamayacağını anlayıp Türkçülük fikrine sarıldığı andan itibaren, işte bu Türk karşıtlığı fikri ile karşılaştı. Hem de aynı bugünkü ifadelerle. Neden kardeşim bu karşıtlık, bu düşmanlık? Ya da neden ders almıyor bu Türk düşmanlığı anlayışı? Bir asır önce, İTC'nin Türk Milliyetçisi olmak zorunluluğuna karşı çıktınız, ama ülkeyi de Türk Milliyetçileri kurtardı ve kurdu. Bu mücadeleye karşı hep duruş sergilediniz, yine olmuyor ve yine olmayacak. Peki, neden ısrar ediyorsunuz? Türk Milleti, size ne yapmış olabilir? Neden açık açık Türk düşmanıyız demiyorsunuz? Sanki asırlar geçip yeni düşünceler ve yeni gelişmeler olmuyormuş gibi hep aynı sözlerle aynı yerde duruyorsunuz biliyoruz, dünyada bugün egemen olan güçlerin çok eski asırlara dayanan bir Türk düşmanlığı var da size ne oluyor? Hem Türklerin arasında yaşa, hem de Türk düşmanlığı, Türk karşıtlığı yap, bu nasıl ve neden oluyor? Anayasa'da devletin, ülkesi ve milletiyle bölünmez ilkesi varmış ve bu olmazmış, olmamalıymış. İnanılmaz bir durum yahu! Gerçekten bir asırdan fazla oldu ama yuvarlak hesap bir asır diyoruz; o dönemde de neredeyse aynı sözlerle Türk Milleti'ne karşıtlık sergileniyor. O dönemde bir fazlalık var elbette. Meclis-i Mebusan'da Türk Milleti ifadesine alerji duyan Müslüman geçinenlerin yanında, bir de gayrimüslim azınlıklar var. Bu iki kesim de aynı biçimde İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Türkçülük yapmasına şiddetle karşı çıkıyor. Çok ilginç değil mi? Devletin Milleti olmazmış. Akıl alır gibi değil. Bir insan böyle bir cümleyi nasıl düşünebilir, nasıl kurabilir, hayret doğrusu. Uluslararası Hukuk'ta Devlet tarifinin birinci unsuru; Millet olacak. Hıııı! Sen diyorsun ki, bu tarifteki millet Türk Milleti değil. Hayır, efendim, Milli devletlerde o tarifteki milletin adı bellidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Milli Devlettir. Bu nedenle de bu devletteki milletin adı da Türk'tür. Bakın çok açık bir biçimde söylüyorum: Nasıl ki, yüzyıl önce gerek önceleri başka biçimde, gerekse sonraları Hürriyet ve İtilaf Partisi adı altında olsun, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Türk Milliyetçiliği fikrine karşı çıkılmasına rağmen, Milliyetçi gelişmelere engel olunamamış ise, bugün de öyle olacaktır. Yani, sonuç değişmeyecektir. Neden biliyor musunuz? Çünkü bir kaç asırlık bir tarihten söz etmiyoruz aslında. Binlerce yıllık bir tarihten, binlerce yılda elde edilmiş bir birikimden söz ediyoruz. Yani, öyle bir kesimin sürekli aynı sözlerle Türk Milleti'nin önünü kesme gayretlerinin işe yaramadığını hep gördük ve yine göreceğiz. Birileri işte şimdi yine fırsat deyip, Türk Milleti'ne saldırabilir ama beyhude. Bu anlayış bu topraklarda tutmaz ve bu anlayışın sonu hep hüsrandır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.