Vallahi ne düşünürsünüz bilemem ama, ben motosikletlerden inanılmaz rahatsızım. Adeta çile çekiyoruz. Dağ taş motosiklet.
Her yerdeler ve hemen hemen kimse kask takmıyor. Kimsenin de umurunda değil.
Ülkemize baktığımızda ise ne yazık ki trafik sisteminin Avrupa ülkelerinden ziyade doğu ülkelerine yakınlık gösterdiğini söyleyebiliriz. Kurallara riayet, polise ve karşısındakine saygı ve trafikteki bilinçlilik ne yazık ki yerlerde sürünüyor.
Her gün en az bir motosiklet kazası oluyor. Hele yemek taşıyan kuryeler zamanında siparişi yetiştirebilmek için makas atıyorlar, kural, kanun bilmiyorlar veya takmıyorlar.
Bir de küçük çocuklarıyla motorda seyahat eden Suriyeliler. Allah göstermesin bir kaza yapsalar çocukların yaşama şansı yok. Vallahi 4 küçük çocukla motor süren ana babalar gördüm. Kanım dondu.
Şimdi gelelim başka konuya. Trafikte yukarıda yazdığım sıkıntılarla uğraştığımız yetmezmiş gibi, kent merkezinde neredeyse her ana arterdeki trafik ışıklarında gördüklerimiz ne .
Kimi zaman araçların camlarını ellerindeki su şişeleri ile yıkamaya çalışan çocuklar, kimi zaman mendil satan çocuklar, kimi zaman da sadece para alma bahanesi ile araç sürücülerine zor anlar yaşatanlar. “Para versen bir dert, vermesen bir dert.” Bir de havanın sıcak ya da soğuk olmasına aldırış etmeden küçücük bebeklerini yanlarına alarak duygu sömürüsü ile para kazanmaya çalışanlar var. Demem o ki caddeler, sokaklar sorunlu. Bu sorunları nasıl aşarız bilmiyorum ama ben muhataplarına aktarmak istedim tüm sürücüler adına.