Savaş alanında bulunan vezirler ve paşalar, Yıldırım Bayezid’e hemen oracıkta biat etti ve yeni Padişah olarak tahtta çıkardılar. Tabii ki düşmanı kovalayan Şehzade Yakup Çelebi’nin bu olanların hiç birinden haberi yoktu. Ordu tarafından çok sevilen ve ayrıca o anda ordunun sol kolunun komutasını elinde bulunduran Yakup Çelebi, geri döndüğünde kardeşi Yıldırım Bayezid’in padişahlığını tanımazsa, Osmanlı Ordusu birbirine girebilir düşüncesiyle, hep birlikte kardeşi Şehzade Yakup’un sorgusuz, sualsiz katline karar verdiler.
Hemen bir oyun tertip edildi ve Şehzade Yakup Çelebi’ye haberci gönderilerek, Babası I. Murad’ın kendisini geri çağırdığı söylendi. Hiçbir şeyden habersiz, kazandıkları büyük zaferi kutlayacaklarını düşünen Şehzade Yakup geri döndü ve babasının otağına girdi...
Çadırda ise onu karşılayan babası değil, cellatlar oldu. Şehzade Yakup Çelebi, birkaç saat önce beraber savaştığı kardeşi Yıldırım Bayezid tarafından boğdurtularak can verdi.
***
Rivayete göre Yakup Çelebi’nin son anında;
“Bayezid, bana kıydın, dilerim sen de bu tahttın hayrını görmeyesin!” diye beddua ettiği söylenir.
Şehzade Yakup Çelebi’nin katli askerler arasında büyük üzüntü yaratsa da, tahttın tek varisi olarak Yıldırım Bayezid kaldığı için, ona biat etmekten başka çareleri yoktu. Nitekim Yıldırım Bayezid de, kimseye ‘Keşke tahtta Şehzade Yakup Çelebi geçseydi’ dedirtmedi...
Osmanlı Devleti Yıldırım Bayezid döneminde;
Eflak Voyvodasını yenerek, Eflak’ı kendine bağladı,
Macar ve Bulgar ordularını yenerek, birçok kaleyi ele geçirdi,
Niğbolu Savaşı’nda bir kez daha Haçlı ordusunu yendi,
Anadolu’nun büyük bölümünü kontrolü altına aldı ve İstanbul’u tam 4 kez kuşattı.
Fakat Timur’un gözünü Anadolu’ya dikmesiyle her şey değişti...
1402 yılında yapılan Ankara Savaşı’nda yenilen Yıldırım Bayezid, Timur’a esir düştü.
***
Ömrünün son 1 yılını kafeste sergilenerek geçiren Yıldırım Bayezid,
Kimi kaynaklara göre kendini zehirleyerek,
Kimi kaynaklara göre de kederden, 49 yaşında hayatını kaybetmiştir.
Elbette bir Osmanlı Sultanına bu son yakışmamıştı.
Kim bilir, belki de kardeşi Şehzade Yakup Çelebi’nin bedduası tutmuştu.