Bazı esnafa göz mü yumuluyor, yoksa kurallar kişiye göre mi uygulanıyor?

Adana’nın hemen her caddesinde, her semtinde aynı manzarayla karşılaşmak artık olağan hale geldi: Kaldırımlar, olması gerektiği gibi yayalara değil; masa, sandalye, tezgâh, manav kasası, hatta bazen vitrin haline getirilmiş malzemelere ait. Oysa kaldırımların adı üzerinde “yaya yolu” olduğunu bilmeyen yok. Fakat gelin görün ki, bazı esnaf bu alanları kendi malıymış gibi kullanıyor. Üstelik uyarılara rağmen bu durum devam ediyorsa, insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:

Bazı esnaflara torpil mi geçiliyor?

Kural herkese aynı mı uygulanıyor?

Adana Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekipleri zaman zaman denetim yapıyor, işgallere ceza kesiyor, kaldırım düzeni sağlanıyor gibi görünüyor. Ancak birkaç gün geçmeden aynı dükkânların önünde yeniden tezgâhlar, kasalar ve reklam panoları beliriyor.

Demek ki bir yerlerde eksik var.

Ya zabıta ekipleri denetimlerinde yeterince kararlı değil,

Ya da bazı esnaflar “nasıl olsa bana bir şey olmaz” düşüncesiyle hareket ediyor.

Peki bu cesareti nereden alıyorlar?

Bu sorunun yanıtı, sadece esnafta değil; o kuralları denetlemekle görevli olanlarda da aranmalı.

Adana’da kaldırımlar artık yaya değil, esnaf yolu

Şehrin işlek noktalarına bir bakın: Atatürk Caddesi, Barajyolu, Kocavezir, Karasoku, hatta bazı mahalle araları bile aynı durumda.

Yaya, çocuğunun elinden tutup yürüyemiyor. Ya yola iniyor ya da mağazaların arasından geçmeye çalışıyor. Engelli bir vatandaş içinse bu durum tam bir eziyete dönüşüyor.

Kaldırımı işgal eden her masa, her kasayla birlikte şehrin düzeni bozuluyor, insanlar günlük yaşamda küçük ama birikmiş bir stresle karşı karşıya kalıyor.

Torpil varsa adalet yoktur

Bir dükkân önündeki satıcı ceza yerken, yanındaki esnafın dokunulmadan kalması; şehir yönetimine duyulan güveni zedeler.

Kural varsa herkes için olmalı. Kaldırımın bir kısmı yasak, diğer kısmı serbest olmaz. Zabıta görevini yapmalı, belediye kararlılığını göstermeli. Kural koymak kadar, o kuralı uygulamak da önemli.

Adana Büyükşehir Belediyesi, kaldırımları işgal edenlere yönelik denetimlerde eşit ve sürekli bir tutum sergilemeli. Bir gün gelip fotoğraf çektirip gitmekle bu sorun çözülmez.

Süreklilik, ciddiyet ve adalet olmazsa, o kaldırımlar hiçbir zaman yayaların olmayacak. Vatandaşın hakkı gasp ediliyor, kaldırımı işgal eden her esnaf, aslında oradan geçen her vatandaştan bir hak çalıyor.

Bir annenin bebek arabasıyla geçemediği, bir engellinin tekerlekli sandalyesiyle ilerleyemediği her kaldırım; şehir medeniyetinden bir parça kaybettiriyor.