Yaşı ellinin üzerindeki okurlarımın “nerede o eski bayramlar” dediğini duyar gibiyim. Sahi nereye gitti o bayramlar? Haftalar önce hazırlıklarına başladığımız, gelmesini dört gözle beklediğimiz bayramlar neredeler? Bizlere küstüler mi? Yoksa gelmeyecekler mi? Hazırlıklara önce annelerimiz başlardı. Evde adına “bayram temizliği” denilen bir faaliyet vardı ki anlatılmaz, yaşanır denilen cinsten. Tüm eşyalar temizlenir, ihtiyaç duyulursa tamir edilir, gerekirse yenilenirdi. Her şey uzaktan gelmesi beklenen yakın veya uzak akrabalar ile bayramlaşmaya gelecek olanlar için hazır hale getirilirdi.
Bayramda giyilecek elbise ve ayakkabıların seçimine özel bir ihtimam gösterilirdi. Çocuklar, alınan elbise ve ayakkabıları “arife günü” yatağının altına koyar, erkenden yatağa girilerek sabah erken olsun, bayram erken gelsin diye uyumaya çalışılırdı. Heyecan ve telaş zirve yapardı. Bayramlaşmaya gelecek çocuklar için “bayram şekeri”, büyüklere lokum veya çikolata alınır, hatırlı misafirlere “kahve” yapılır, kolonya ikram edilirdi. Kutlanacak olan “kurban bayramı” ise anlatılanlara ilave olarak gelir ile uyumlu seçilen kurbanlar özenle kesilirdi.
Yukarıdaki paragrafta anlatılan bayram kutlamaları, eski katılımında, heyecanında ve tadında olmasa da çok şükür hala yapılmaktadır. Kültürümüzün en önemli unsurlarından birisi olan bayramlar, bizi biz yapan, toplumumuzu ayakta tutan en önemli geleneğimizdir. Toplumumuzun % 90’ını oluşturan alt ve orta gelirli kesimlerin yoğun olarak katıldığı ve kendini en mutlu hissettiği anlardır. Dolayısıyla, dini bayramların eski katılım, heyecan ve tadında kutlanması milletimiz için oldukça önemlidir.
Yukarıdaki paragraflarda izah edilen bayram kutlamaları, her şeyden önce ciddi miktarda para harcamasını gerektirmekte, alt ve orta gelirli kesimlerin bu giderleri karşılaması her geçen gün daha zorlaşmaktadır. Bu nedenle, alt ve orta gelirli kesimlerin ekonomik olarak desteklenmesi her şeyden öncelikli hale gelmiştir. Aksi takdirde, milletimizi ayakta tutan en önemli yapı taşlarından birisi olan bayram kutlamaları, parasızlık nedeniyle yapılamaz hale gelecektir. Böyle bir durumun, milletimizin sosyal hayatında onarılmaz yaralar açacağı bilinmelidir.
Bu duygu ve düşüncelerle 21.04.2023 Cuma günü kutlayacağımız Ramazan Bayramının, ulusumuza güzel şeyler getirmesini, kısa süre önce yaşadığımız deprem felaketinin acılarının ve yaralarının sarılmasına vesile olmasını diliyor, her kesin bayramını kutluyorum.
Saygılarımla,