Başsız Yatan Mimar Sinan'ın Hikâyesi-2

Mimar Sinan, yetiştiği Anadolu topraklarında Selçuklu mimarisine zaten aşinaydı. İstanbul’a gelince Bizans mimarisini de yakından tanıma fırsatı buldu. Bir Yeniçeri olarak Osmanlı ordusuyla seferlere katılması yeni yerler, yeni eserler görmesi ve bunları yakından inceleme fırsatı bulması Mimar Sinan’ın mimari görgüsü ve dağarcığını daha da zenginleştirdi. O böylece bunların hepsini birleştirip, yeniden yorumlamak suretiyle yepyeni bir Osmanlı mimarlık anlayışı geliştirdi. Mimarlığının yanı sıra usta bir şehircilik uzmanı ve dahi bir mühendisti. Bir mühendislik harikası olan Süleymaniye ve Selimiye gibi eserlerden, Şemsipaşa gibi en küçük külliyesine kadar Mimar Sinan’ın yaptığı eserlerin hepsinde aynı ciddiyet, dikkat ve özen gözlenmekte, her birinde ayrı ayrı hayranlık duyulacak taraflar bulunmaktadır.

***

Mimar Sinan Baş Mimar olarak Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murad’ın padişahlık dönemlerinde arka arkaya muhteşem eserler yarattı.

Mimarlık dönemini kendi tabiriyle Çıraklık, Kalfalık ve Ustalık Dönemi olarak üçe ayıran Mimar Sinan; Çıraklık dönemi eserleri için, Kanuni Döneminde yaptığı Şehzade Camii, Kalfalık dönemi için; yine Kanuni Dönemindeki Süleymaniye Camii’ni, Ustalık dönemi içinse; II. Selim Döneminde yaptığı Edirne’deki Selimiye Camii’ni gösterir.

Ustalık eserim dediği Selimiye Camii’si, Türk Osmanlı sanatının ve dünya mimarlık tarihinin baş eserlerinden kabul edilmiş ve UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır.

Mimar Sinan’ın sayısız eserlerinden biri de; bir mühendislik harikası olan 40 Çeşme Su Tesisi’dir. İstanbul’da su sıkıntısının başladığı dönemlerde, Kanuni Sultan Süleyman’ın talimatıyla çevredeki su kaynaklarını araştırıp, bularak İstanbul’a 55 kilometre mesafeden suyu ulaştıran Mimar Sinan, XVI. yüzyılda İstanbul’da yaşanan su sorununu çözmüştür.

Hiçbir enerji kaynağı kullanmadan, santimlerle ifade edilebilecek bir meyille, suyu İstanbul’da 40 ayrı noktaya sevk etmeye başarmıştır. Dünya çapında bir proje olan bu su hattı, günümüzde bile halen çalışmaktadır.

Mimar Sinan yaşamı boyunca yepyeni mimarlar yetiştirmek için de büyük çaba harcadı. Hindistan’da bulunan Tac Mahal, İstanbul’da bulunan Sultan Ahmet Camii gibi nefes kesen mimari yapıların arkasında da bir öğretmen olarak Mimar Sinan vardır. Sultan Ahmet Camii’nin mimarı Sedefkâr Mehmed Ağa’yla, Tac Mahal’in mimarları Mehmed İsa Efendi ve Mehmed İsmail Efendi, Mimar Sinan Okulu’nun öğrencileridir. (Devam Edecek..)