Meclis kürsüsünden cezaevi çalışanlarının sesi olan Ayhan Barut, ceza infaz kurumlarında görev alan emekçilerin devasa sorunlarla boğuştuğuna ve bu sıkıntıların yıllardır göz ardı edildiğine dikkat çekti. Sağır sultanın bile duyduğu bu feryada iktidarın bugüne kadar kalıcı bir çare üretemediğini belirten milletvekili, ağır çalışma şartları altında ezilen infaz güvenlik ve koruma memurları ile sözleşmeli çalışanların daha fazla görmezden gelinemeyeceğinin altını çizdi. Barut, emekçilerin sesinin duyulmasının ve bu mağduriyetlerin giderilmesinin ertelenemez bir görev olduğunu dile getirdi.
Özlük Hakları ve Statü İçin Acil Adım Beklentisi
Cezaevi personelinin çözüm bekleyen somut taleplerini Meclis kayıtlarına geçiren Barut, öncelikli olarak infaz koruma memurlarının büro personeli statüsünden çıkarılıp hak ettikleri güvenlik hizmetleri sınıfına dahil edilmeleri gerektiğini savundu. Kurum içindeki kadrolu ve sözleşmeli personel ayrımının çalışma barışını zedelediğini ifade eden Barut, bu uygulamanın tamamen ortadan kaldırılması ve döner sermaye gelirlerinin tüm görevlilere adil bir biçimde dağıtılması gerektiğini belirtti.
Milletvekili Barut, cezaevi çalışanlarının yıllardır beklediği diğer kritik düzenlemeleri ise şu çarpıcı sözlerle özetledi:
"Emekçilerimizin yıpranma hakları derhal verilmeli, maaşları ile özlük hakları günün şartlarına uygun olarak iyileştirilmelidir. Güvenlik ve koruma hizmeti veren bu personelimize yeşil pasaport hakkının tanınması, çalışma koşullarının düzeltilmesi ve üç bin altı yüz ek gösterge beklentisinin karşılanması için vakit kaybetmeden somut adımlar atılması şarttır."
Barut, iktidar temsilcilerine seslenerek, büyük fedakarlıklarla devletine hizmet eden bu kesimin haklı taleplerine daha fazla kulak tıkanmaması gerektiğini sözlerine ekledi.