Belediyelerin hepsinde işe gitmeden maaş alan bankamatik taifeleri var..
Müdürü var, şefi var, işçisi var, katibi var, katibesi var..
Belediyeler için kanayan yara olan bu sıkıntı bir türlü çözülmüyor, çö-zü-le-mü-yor..
Çünkü, adına sistem denen sistemsizlik bu kokuşmuşluğa cevaz veriyor..
Vicdan,
İzan,
Hizan,
Edep,
Adap,
Ahlak,
Merhamet,
Allah korkusu,
Utanma,
Arlanma,
Haya duyma,
Kul hakkı bilmeme anlayışı, kanayan bu yarayı "kangren hale" dönüştürüyor.
.......
Meseleye Adana ölçeğinde baktığımızda durum aynı..
Belediyeyi kim kazanmışsa...
Kendilerini herkesten daha uyanık, daha tilki sanan bazı "onursuzlar" işe gitmeyerek sırra kadem basıyor, "bul bulabilirsen" noktalarında aylak aylak gezinip, hak etmediği maaşı almaya devam ediyor..
Dün AKP'de olanlar, bugün CHP'de "ziyadesiyle" var..
Sağdan bak...
Aynı.
Soldan bak...
Aynı.
Bir önceki dönemde belediye başkan yardımcılığı yapan da, şeflik görevinde bulunan da "sırra kadem basıyor, SIR oluyor..
"Bazıları, işe gelmeden maaş alıyor, buna müsade edemem" diyen belediye başkanı var..
Mesela, Çukurova Belediye Başkanı bunu düşündü ve bu adımı attı..
Olur mu?
-Olmaz.
Başarır mı?
-Asla.
Çünkü, sistem don tutmuşşşş, vicdan kokuşmuş..
Bu hassas, bir o kadar da kritik noktada "nokta vuruş" yapmak isteyen başkana sormak isterim,
"Bu işe önce kendi adamlarından baş-la-ma-lı-sın."
Neymiş efendim, işe gelmeyenleri tespit eden sistem (!) kuracak mışşş..
Onlardan hesap soracak mışşşşş..
Adam (!) işe gitmeyi Belediye Evlerindeki kahvelerde "okey oynamak" olarak görüyor SA...
Adamın ruhunda "otluk" var SA...
Suçlu (!) suçunu MUAF bellemiş SE... Ba-şa-ra-maz-sın..
Muvaffak o-la-maz-sın..!