BALGAMININ ÜZERİNDE TEPİNMEN YETER

Hayatımız boyunca yaşamadıklarımıza tanıklık eder olduk..

-Her şey kolaylaştı..

-Bayağılaştı..

-Basitleşti..

-Sahteleşti,

-Hinleşti,

-Hainleşti,

-Çerpeşik hale dönüştü,

-Cıngarlaştı,

-Çıplaklaştı,

-Çıkarlaştı,

-Çukurlaştı,

-Maskaralaştı,

-Kahpeleşti..

-Adaletsizleşti..

-Ve.. Adileşti.

Birine gıcık mısın?

Manevi açıdan yok olmasını mı istiyorsun?

Silaha, kurşuna gerek yok..

"Kallavi balgamı" at.. Attığın balgamın üzerinde tepin..

İşi kökünden halledersin..

Allah'tan korkma, kuldan utanma.. Bunu yap, kenara çekil, eserinle (!) gurur duy..

Köfteci Yusuf örneğinde olduğu gibi.. Bazı "ahlak fukaraları" balgamı attı ve kenara çekilerek, "paspas" ettiği adamı uzaktan izlemeye başladı..

Sedat Peker'i işin içine koyarak, bu işin ne kadar "ciddi ve affedilmez" olduğu konusunu "ayyuka" çıkardı..

"Yıllardır insanlara domuz eti yediriyor" dediler, bu yalan üzerinde tepindiler..

Ellerindeki "bombayı" köfteci Yusuf'un kucağına değil, yüreğinin tam ortasına bıraktılar ve çektirip gittiler..

Ben bunu yapana "insan" demem, diyemem arkadaş..

"İnsanım" diyen, Allah'tan korkan bu kadar "haysiyetsiz" olamaz, bu kadar" şerefsizleşemez" arkadaş..

"İşin göbeğinde Sedat Peker var" dediler..

Ne oldu?

Peker çıktı ve aynen şunu söyledi;

"Ne zaman köfte muhabbeti olsa, adım köfteci Yusuf ile anılıyor.. Namus sahibi insanım.. İnanın adamın köftesini bile yemedim."

Peker, bu açıklamasıyla, bu ülkede "Fatih Ürek yüreği" ile mafya babası olmak isteyenlerin yüzlerindeki maskeyi indiriverdi, bu güzel ülkede bu işin ne denli ucuzlatılmak istendiğinin de altını çizdi..

"Adam" olanın yüzüne bir kez bakarsın.. Mesajı alır, ne demeye çalıştığını anlar, gereğini de yapar..

"Adam" değil de DAM olanın yüzüne bir değil, bin kez bakarsın..

-Önce koyunlaşır,

-Sonra öküzleşir,

-Utanmaz,

-Sıkılmaz,

-Arlanmaz,

-Hicap duymaz;

"32 dişini gösterir ve

"uyuz it" gibi sırıtır."

TAM DA BU NOKTADAYIZ.