Bir adam, tüm Avrupa’nın kaderini değiştirebilir miydi?
Güç, para, üstünlük tutkusuyla yanan genç bir askerin yaptıkları, Avrupa’yı hatta dünyayı etkileyecek.
Sokak aralarındaki çete savaşlarından, Afrika çöllerindeki meydan muhaberelerine…
Gittiği her yerde ismini unutulmaz kılmayı başaran bir adam..
Film gibi bir hayat, yaşamış en büyük askeri dehalardan biri.
O; Napolyon Bonapart…
***
GENÇ YAŞTA GENERAL OLDU
1769’da Fransa’nın güneyindeki Korsika Adası’nda doğan Napolyon Bonapart, annesinin sert, disiplinli eğitimiyle geçen bir çocukluktan sonra, avukat babasının bağlantıları sayesinde Fransa’ya okumaya gitti.
Askeri okula yazıldı, başarılı bir öğrenciydi. Kısa boyu nedeniyle ona savaşta nasıl at bineceği soran bir arkadaşına;
“Ben savaş çıktığında ata binmeyeceğim, ben ata bindiğimde savaş çıkacak!” cevabını vermişti.
Kısa süre sonra mezun oldu ve üsteğmen olarak göreve başladı. Bir süre sonra tarihe adını yazdıracak olan bu adamın talihi dönmeye başladı. Çünkü Fransa, İngiltere ile 7 yıldır aralıksız süren savaşı kaybetmiş, ekonomik çöküntüye uğramış, var olan kaynaklar ise soylular ve din adamları tarafından peyderpey tüketilmişti.
Kısaca halk açlıktan kırılıyordu!
Durum o kadar kötüydü ki, insanlar fareleri yiyecek duruma gelmişti! Ve 1789 yılında organize olan halkın büyük mücadelesi sonucu, ‘Fransız İhtilali’ patlak verdi. Yani Fransız Kraliyet Yönetimi devrildi, bunun yerine halk ayaklanmasıyla Cumhuriyet kuruldu.
Devrim sonrasında ülke neredeyse bütün Avrupa’yla savaş halindeydi. Ancak bu kaos ortamı, ona ilk fırsatını verecekti. İngiliz ve İspanyollar tarafında işgal edilen Toulon Şehrini her açıdan eksik birlikleriyle başarılı stratejileri ve liderliği sayesinde geri alan Napolyon, bu savaş sonucunda yeni yönetim tarafından tuğgeneral ilan edildi. Napolyon tuğgeneral olduğunda yaşı sadece 23’dü.
GENÇ GENERAL, ARTIK HİÇ KİMSEYDİ!
Fakat işler pek yolunda gitmedi, henüz ülke ‘Terör Dönemi’ adı verilen bir dönemi yaşıyordu. Karşıt görüşler, birbirlerini giyotine yollayarak kellelerini alıyordu ve tekrar hükümet değişti. Napolyon’un bir önceki hükümetle arasının iyi olması nedeniyle, şüpheli konumda kalmasından dolayı görevinden alınarak zindana kapatıldı. O genç general, artık hiç kimseydi. Ancak kısa süre içinde ününü yeniden kazanma fırsatı doğdu, hem de İstanbul’da...
Osmanlı Devleti, İstanbul’da topçu yetiştirmek için mühendishane açmış ve Fransa’dan eğitim vermeleri için uzmanlar istemişti. Napolyon, İstanbul’a gitmek amacıyla hükümete bir mektup yazdı. İsteği kabul edilmedi, ancak Fransız Hükümeti ona yeni bir görev verme kararı aldı. Öyle ki, ülkede krallık yanlıları da isyan etmeye başlamıştı. Paris’in her sokağında kanlı çete savaşları, halk kitlelerinin birbirleriyle ve güvenlik güçleriyle olan çatışmaları ülkeyi yeni bir kaosa soktu.
***
O, ARTIK TÜM AVRUPA’DA TANINAN BİR KOMUTANDI
İsyanı durdurmakla görevlendirilen Napolyon, Paris’teki binaların içine ve üstlerine gizlediği toplarla isyancıları katlederek olayları bir günde bitirdi. Bu katliam sonucunda tümgenerallik rütbesi aldı ve henüz 25 yaşındaydı. Bu sırada Fransa’ya karşı kurulmuş olan İngiltere, Avusturya, Rusya ve Piemonte Krallığı ordularını durdurmak için İtalya’ya sefere çıktı. Yetersiz ordusunu kısa sürede savaşacak duruma getirip, Alpleri aşarak düşman ordularını yerle bir etti.
Dönemin en güçlü ülkelerini yendiği İtalya Seferi sürecinde tam 18 Meydan Muharebesi kazandı. O, artık tüm Avrupa’da tanınan bir komutandı.
(Devam Edecek…)
KAYNAK: https://www.instagram.com/engindeniz...