İlk iki yazımızda, bundan tam 90 yıl geriye giderek, 1934'lerin Türkiye'sini anlatmaya çalışmıştık.
Mustafa Kemal Atatürk'ün, Kuzey komşumuz Rusya ile münasebetlerini ve iyi ilişkilerini örneklerle gözlerinizin önüne sermeye çalışmıştık.
Ve demiştik ki;
Hızla artan Türk Sovyet dostluğuna dikkatleri çekerek,iki ülkenin dostluğunun ne kadar kuvvetli olursa, ihtilalin getirdiği sorumlulukları yerine getirme hususunda kısa sürede başarıya ulaşılacaktır.
Stroim Dergisi de, törene ve Türklere özel sayı yapmış, derginin kapağına da Türkçe yazılar eklemişti.
Yine kapaktan Stalin'in "Türklerle olan dostluğumuz,gün geçtikçe kuvvetleniyor" cümlesine yer vermiştir.
Dergide yeni Türkiye tanıtılmış, törenlerden birçok fotoğraf paylaşılmıştır.
Tören sonrası, Kremlin Sarayı'nda2 bin kişilik bir davet verilmiş, Stalin, başta Atatürk, Türk Milleti ve Türk Ordusu şerefine kadeh kaldırmıştır.
Dışişleri Bakanlığının yazdığı rapora göre, davette Stalin'inen fazla ilgilendiği heyet, Türk askeri heyetidir.
İlerleyen günlerde, Atatürk'ün isteğiyle hazırlanan ve yönetmenliğini Sovyetler'in yaptığı "Türkiye'nin kalbi Ankara" belgeseli izlenmiş.
Belgesel sonrası heyet, çalışmayı ayakta alkışlamıştır.
9 Mayıs tarihine geldiğimizde ise pilotlarımız yine Rus uçaklarının eşliğinde, Sovyet Rusya'dan ayrılmış, giderken yine havadan Sovyet ve Türk bayraklı paraşütler atmışlardır.
Türk pilotlar, bu seyahatten sonra bir de Romanya'ya gitmişlerdir.
Böylelikle Karadeniz'i aralıksız turlayan ilk ekip olmuşlardır.
Öyle ki, Romanya Havacılık Bakanı Erimesko, konu hakkında şu cümleleri söylemiştir;
"Kara teyyarelerinin Karadeniz'i böyle filo halinde geçmiş olmaları takdire layık bir başarıdır.Filo halinde kara teyyareleri ile Karadeniz'i geçen ilk ekipsiniz"
Türk pilot Enver bey,Romanya'nın 15 Mayıs Kahramanlar Günü vesilesiyle, uçakla akrobasi hareketleri yapmış,şaşkınlık içinde kalan izleyicilerden yoğun alkış almıştır.
Romen General Skitio, Enver beyi kastederek "Gördüğüm en mükemmel pilotlar arasındadır" demiştir.
18 Mayıs tarihinde,zorlu görevi tamamlayan heyet, Eskişehir'e halkın coşkusu içinde geri dönmüştür.
Başarı haberleri üzerine, karşılama sırasında kendilerini gururlandırmak için 20 uçak göklerde onlara eşlik etmiştir.
Bu ziyaretle Türk Ordusu, adeta gövde gösterisi yapmış, Atatürk'ün emrini yerine getirmiştir.
Bir sene sonra, Atatürk tarafından "Türk kuşu eğitim alanı" açılır.
Ve Atatürk'ün direktifleri ile havacılıkta Türkiye cesur adımlarla daima ileriyi hedefler.
Hikayenin sonuna gelirken,cümlelerimizi Atatürk'ün bir sözü ile bitirelim.
"Türk çocuğu her işte olduğu gibi, havacılıkta da en yüksek düzeyde "gökte seni bekleyen yerini az zamanda dolduracaksın.
Bundan gerçek dostlarımız sevinecek,Türk Ulusu mutlu olacaktır"
***
Bu mail'i gönderen Can Osman Aksoy'a teşekkür ederim.