***
Mustafa Kemal Paşa, Sabiha Sultan’ı gerçekten sevmiş miydi?
Bunu kimse bilmiyor. Ama şu var ki; 1925 yılında evlatlık olarak aldığı ve eğitimine özel ilgi gösterdiği manevi kızı Sabiha Gökçen’e Sabiha ismini vermesi, Sabiha Sultan’ın Atamızın kalbinde derin bir yer ettiğinin bir göstergesiydi. Olaylar farklı bir şekilde gelişse ve Sabiha Sultan, Mustafa Kemal Paşa’nın teklifine evet demiş olsaydı, tarih nasıl yazılır kim bilir?
26 AĞUSTOS 1971’DE VEFAT ETTİ…
Sabiha Sultan’a gelince; 1924 yılında Osmanlı Hanedanının diğer fertleriyle birlikte sürgün edildi. Birkaç ay İsviçre’de, sonra Fransa’da ve ardından Mısır’da yaşadı. Üç kızı oldu ve kızlarının üçünü de Mısır Hidiv Ailesinin fertleriyle evlendirdi. 1948 yılında eşi Ömer Faruk Efendi’den boşandı ve bir daha hiç evlenmedi. 1952’de Osmanlı Hanedanının Hanım mensuplarının Türkiye’ye dönüşüne izin verilmesi üzerine ülkesine döndü ve Türk vatandaşlığına geçti. İstanbul’a yerleşen Sabiha Sultan, Osmanoğlu soyadını aldı. 26 Ağustos 1971’de kızı Hanzade Sultan’ın Yeni Köydeki yalısında vefat etti.
Padişah kızı olarak başladığı bu hayata, Mustafa Kemal Atatürk’ün çabalarıyla bir Cumhuriyet Kadını olarak veda etmişti.
***
SABİHA SULTAN’IN HATIRATINDAN;
“Ben tarihçi değilim. Memleketiyle birlikte bedenen ve ruhen yıkılmış, bahtsız bir hükümdarın kızıyım. Bana; dinimin İslam olduğunu, ecdadımın kurduğu vatanın sevgisiyle beraber telkin ettiler. Ben bu iki akideyi kanımın içinde duyarak büyüdüm ve ihtiyarladım. Gönlüm ister ki; Türk milleti tarihine karşı hürmetkâr olsun, geçmişteki büyüklerin koruyuculuğunu, büyüklüğünü unutmasın. Onlara tam kıymetlerini versin. Osmanlı Devleti’nin tarihte kazandığı azametli, vakarlı yerini küçümsemesin. Bugün Cumhuriyet kurulmuş, ailemiz vazifesini yapıp geçmiştir. Ama Türk milleti değişmemiştir. İmparatorluk ayrı bir devirdi, fakat o da Türk’ün idi, bugün ki Cumhuriyet de Türk’ün malıdır.”