Atatürk’ü bir de Elif’ten dinleyin (2)

Perşembe günkü yazımızda Atatürk’ü, Elif’in ağzından anlatırken;

“Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın” demiş, Müzeyyen Senar’ı, Safiye Ayla’yı taktir ederek, severek dinlemiş bir atamız var;

Onun getirdiği alfabe ile ona hakaret etmeye çalışan kansızların çoğaldığı günümüzde ‘benim manevi mirasım akıl ve bilimdir’ diyebilmiş bir atamız var”da kalmıştık.

Ha unutmadan “Bir gecede cahil kaldık” diyenler!

Soruyorum size, ne okuyordunuz da okuyamaz oldunuz?

Hangi bilimde, hangi fen’de ilerideydiniz?

Buluşlarınız, teknojiniz, endüstriniz ilerideydi de mi de, geri kaldı?

Matbaa bile kaç yıl sonra girdi Osmanlı’ya; araştırın da öğrenin hele bir.

Ayrıca halk zaten Öz Türkçe konuşuyordu.

Yoksa Yunus Emre’nin, Pir Sultan Abdal’ın, Karacaoğlan’ın, Mevlana’nın ve daha nicesinin dilini anlayabilir miydi?

Onların eserleri günümüze gelebilir miydi?

Ve dahi, bu gün adına “Eski Anadolu Türkçesi” dediğimiz dilde o “cönkler” oluşabilir miydi?

Türk Halkı’na verilmiş en büyük şanstı Mustafa Kemal Atatürk.

Yoksa; Türk Halkı da “Ona verilmiş en büyük hayal kırıklığı” mı desek.

Hayır bu his yok edilmeli.

Çünkü Atatürk’ü sevmek, yurdu sevmek demektir.

Yurdu sevmek de Atatürk’ü sevmektir.

Çünkü o, savaşları,yokluğu görmüştü.

Fabrikalar, üniversiteler, atölyeler, hastaneler kurmuş, Osmanlı’dan kalan tüm dış borçları da ödemişti.

Evet ödemişti ve ve bir güne bir gün “Lanet olsun sizin gibi insanlara” dememişti.

Ne münasebet!

O hep en yüce hislerle, milletine muhabbet beslerdi.

Cumhuriyeti de daha çok güvenecek bir kimse bulamadığı için, gençlere emanet etmişti.

Kul olmaya alışmış bu teba’ ya “Cumhuriyete alışır mı?” diye sormamıştı.

Çünkü o başkomutan, o ebedi lider.

O güzel insan Mustafa Kemal Atatürk.

Kurtuluş Savaşı verirken cephede, köyde, kırsalda; yakinen tanıdığı bu milletin yetiştireceği evlatlarından emindi.

Ve yazdı, nutku yazdı.

Hesap verdi, akıl verdi.

Bursa Nutku’nda endişelerini dile getirdi.

Hep o yol gösterdi.

Bu gün ülkesindeki nankörlükleri, hainlikleri söyleseler inanmazdı.

Birini bile asla görmek istemezdi.

İçimizin sızısıyla diyoruz ki;

Adını, izini silmek isteyenlere inat ışığımızsın, gururumuzsun Atam.Ve her geçen gün, sadece bizler değil, Dünya anlıyor, kavrıyor seni.

Ve yaptıklarını…Ve söylediklerini..

Seni seven tüm güzel insanların kalbindesin.

Onlar da senin yolunda, sevginde…daima.

Sonsuza dek!