ATATÜRK VE BOZKURT

Önce söyleyelim ki, Hollanda'ya son yirmi dakikada galipken yenildiniz canınız sağolsun gençler, siz olağanüstü gayret sarf ettiniz, önemli olan budur.

Bu turnuva bizim için çok ilginç oldu. Merih Evladımızın Bozkurt işareti yapması öyle kutular açtı ki, inanılmaz. İçlerinden Hitler gibi birini çıkarmış Almanya, Bozkurt için ırkçılık dedi. Uefa, 24 saat içinde o işaretin ne olduğunu anladı ve derhal iki maç ceza verdi. Çok ilginç değil mi? Türk düşmanlığı diyenler boşuna demiyormuş. Sonra da Hollanda maçına dünyanın her yerinden Türkler Mehter Marşı ile geliyorlar diye dehşete düşüyorlar ve bu gelişleri haber yapıyorlar. Çok tuhaf değil mi? Ne bekliyorlardı acaba? Asil olmayı koyun olmak mı zannediyorlardı?

Dış işleri böyle. Gelelim iç işlerine. Bu Bozkurt konusu içimizde daha önce bu kadar açık yapılmayan bir tartışma yarattı ve iyi de oldu. Ben de zaman zaman ATATÜRK VE BOZKURT ilişkisine değinsem de alınganlık yaratmamak adına dikkatli davranıyordum. Ama anladığım kadarı ile zamanı geldi.

Bakın, çok net söylüyorum: Tereddütsüz, şüphesiz Bozkurt, Büyük ATATÜRK'ÜN bu dünyadan ayrılana kadar elinde tuttuğu ve sıkı sıkı sarıldığı bir semboldür.

Bu konu kabul edip etmeme konusu değildir. İsteyen girsin Google'a Bozkurt ve ATATÜRK desin her şeyi görür. CHP(F)'nin ilk amblemini bile görür. Yani ATATÜRK Bozkurt işareti yaptı yapmadıyı tartışmaya bile gerek yok. Tekrar söylüyorum, Genelağ (internet) bütün bilgileri veriyor. İngiliz ajanı Armstrong neden Bozkurt Mustafa Kemal diye bir kitap yazdı ve içine yalanlar doldurdu. 1932 yılında yazılan bu kitap kapağında Büyük ATATÜRK, kurda benzetilmişti. Buna tepki koyanlara Mustafa Kemal, az bile yapmış demiştir. ATATÜRK- BOZKURT ilişkisinin bu kadar açık olduğunu kabul ederek ezberlerini bozma cesareti gösteren bir takım insanımızın şöyle bir serzenişi var; bunlar doğru ama, Bozkurt işaretini belirli bir parti mensupları yapıyor. Aslında haklı ama eksik bir serzeniş. Neden? Maalesef ülkemizde temel değerlere sahiplenme konusunda bazı eleştirel gerçekler var. Türk Milliyetçiliği ve Bozkurt'a sahiplenen birileri var da, Mustafa Kemal ATATÜRK'e sahiplenen ve kimseye bırakmayan yok mu? Evrensel olması gereken Din değerlerini kendisinden başkasına bırakmayan yok mu?

Bu durumda şöyle bir sonuç çıkıyor:

1- Topluma ait değerleri kendi özelinde bırakmayacaksın.

2- Topluma ait değerleri başkaları kullanıyor diye de ondan vazgeçmeyeceksin.

3- İnsanlar gerçekler karşısında fikir değiştirebilir. Bunun için ezber bozma cesareti gösterebilmelidir.

Şimdi size bir yazının son kısmından alıntı yapacağım:

"... Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu, şimşek, yıldırım, güneş oldu, Türk oldu. Türk budur yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir."

Bu alıntı Mustafa Kemal ATATÜRK'ÜN Türk nedir sorusuna verdiği cevabın son kısmıdır. Bu yazı, kendi el yazısı ile Adana Büyükşehir Belediyesi binasının ikinci katında vardı ama şimdi duruyor mu bilmiyorum.

Lütfen bu yazıyı inceleyelim. Böyle bir Türk tarifini yapan bir insan için Bozkurt'u sembol olarak kullanmak anlaşılmaz olabilir mi?

Bu kadar açıklamadan sonra, ekranın karşısına geçip parmağını gözümüze sokarak o işaret faşist, ırkçı bir işarettir deyip de ATATÜRK'e bağlılıktan bahsedenlere diyecek ne var?