ATATÜRK HAKKINDAKİ GERÇEKLER 2

A.Erdoğdu:

-Bu bilgiler ışığında Milli Mücadele’nin başlangıcı, Adana denilebilir mi?
A.Coşkun:

Bu konuda bir yabancı tarihçiye gönderme yapmak istiyorum. Ulusal Bağımsızlık Savaşımız, genellikle 19 Mayıs 1919 tarihiyle başlatılır. Oysa Prof. Dr. Stanford J. Shaw, ‘Osmanlı İmparatorluğu ve Modern Türkiye adlı’ iki ciltlik ve daha sonra yayımlanan, İngilizce From Empireto Republic adlı, 5 ciltlik eserinde, “Türk Bağımsızlık Savaşı”nın tarihini Kasım 1918 olarak gösterir.
Mustafa Kemal’in Mondros Ateşkesi’nden hemen sonra İstanbul Hükümeti ile tartışma açması, Mondros Ateşkesi’nin koşullarına karşı çıkması, İskenderun limanına çıkacak olan İngiliz işgal güçlerine engel olmak için, silahla karşılık verilmesini emretmesi ve sonunda, Ali Fuat Paşa ile Adana’da görüşüp, ileriye dönük direniş örgütü kuruluşunun ilk önlemlerini alması, “Türk Bağımsızlık Savaşı”nın tohumlarının atıldığını gösteriyordu.
Bu nedenle, Prof. Shaw, “İşgalin ilk günlerinde, Mustafa Kemal henüz Kilikya’dayken direniş başlamıştı” diyor.
Samsun’dan Önce, Bilinmeyen 6 Ay kitabımızda bu konu ayrıntılarıyla ve belgelere gönderme yaparak incelenmiştir.

İSTANBUL’A GİDİŞ
Görevinden alınıp İstanbul’a çağrılan Mustafa Kemal, Adana’dan 10 Kasım 1918 tarihinde trenle hareket etti.
Mustafa Kemal, soğuk bir kasım günü, İstanbul-Haydarpaşa tren istasyonuna vardığında, kendisini sadece yakın arkadaş Dr. Rasim Ferit Bey (Talay) karşıladı. Tarih, 13 Kasım 1918 Çarşamba’dır. Yanında yaveri Cevat Abbas’la birlikte Adana’dan başlayan ve üç gün süren uzun tren yolculuğunda Mustafa Kemal çok düşünceliydi.
Kaderin Cilvesi.
13 Kasım 1918 günü Mustafa Kemal Haydarpaşa Garı’nda trenden indiği zaman, kaderin cilvesine bakınız ki aralarında Yunan kruvazörü Averof’un da bulunduğu 55 parçadan oluşan, “müttefiklerin” işgal güçleri, ortak donanması gövde gösterisi yaparak yavaş yavaş Haydarpaşa önlerinden İstanbul Boğazı’na doğru yol alıyordu.
İşgal ordularının ortak deniz gücünü oluşturan savaş gemilerinin birbiri ardından Haydarpaşa önlerinden, Kızkulesi’ni geçerek, Boğaz’a bir geçit töreni disipliniyle girmeleri nedeniyle deniz ulaşımı durdurulmuştu.
Mustafa Kemal, yaveri Cevat Abbas ve Dr. Rasim Ferit Bey, işgal donanmasının bu gemilerini hüzünle seyretmek zorunda kaldılar. O sırada Mustafa Kemal’in ağzından: “Hata ettim, İstanbul’a gelmemeliydim. Ne yapıp, yapıp Anadolu’ya dönmenin çaresine bakmalı,” cümlesi döküldü.
İşgal güçlerinin gösteriş geçişinin sona ermesini, Haydarpaşa Garı’nın köşesindeki çayhaneden çaresizlik içinde 3-4 saat seyretmek zorunda kalan Mustafa Kemal, ancak öğleden sonra saat 3’e doğru Kartal adlı eski bir askeri istimbotla Sirkeci’ye geçti, oradan doğru Pera Palas Oteli’ne gitti.
A. Erdoğdu:

Geldikleri Gibi Giderlerin Anlamı Nedir?
A.Coşkun:

Mustafa Kemal, Haydarpaşa Garından Karaköy’e küçük Kartal istimbotuyla giderken, galip devletlerin savaş gemilerinin arasından geçiyorlardı. Bu gemiler İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan bayrakları taşıyorlardı. Durum açıktı, İstanbul işgal edilmişti…
İşte bu noktada Mustafa Kemal’i bir hüzün kaplamıştı. Çanakkale’de yenilerek geriye gönderilen İngiliz Donanmasının bu işgali karşısında dayanamamıştı. İç benliğinden dışa vuran duygu ağzından döküldü: “Geldikleri gibi giderler.”
Bu üç kelime, 37 yaşındaki Mustafa Kemal Paşa’nın, daha 13 Kasım 1918’de Milli Mücadele için kesin karar verdiğinin göstergesidir.

A. Erdoğdu:

Sayın Coşkun, biraz da “Samsun’dan Sonra En Zor 19 Ay” kitabınıza gelecek olursak, bu kitap neler anlatıyor?

A. Coşkun:

Samsun'dan Sonra En Zor 19 Ay adını taşıyan iki ciltlik yeni kitabım, Atatürk'ün Milli Mücadele örgütlenmesini anlatıyor.

19 Mayıs 1919'da Atatürk Samsun'a çıktıktan sonra neler oldu? Tarih kitaplarında Amasya'ya gitti, bildiri yayınladı. Erzurum ve Sivas kongrelerini topladı, 23 Nisan 1920'de meclisi açtı, 1.ve 2.İnönü, Sakarya, Dumlupınar, Savaşlarını yaptı diye söz edilir.

Bu konu bu kadar basit mi? Bu kadar kolay mı?

İki ciltlik En Zor 19 Ay kitabı, adım, adım Milli Mücadele’nin örgütlenme evrelerini anlatıyor. Atatürk'ün karşılaştığı büyük zorluklar, sıkıntılar, parasızlık, orduların terhis edilmeleri, en yakın arkadaşlarından gördüğü ihanetler belgelere dayanarak ortaya konuyor.

Yarın devam edeceğiz…