Çokbilmiş (!) taifelerinin "asgari ücret" diye tanımlamaya çalıştığı, daha doğrusu, birilerinin dayatmalarıyla adını koymaya çabaladığı ücretin tam adı;
"Askıda ücrettir."
Lamı, cimi, cicimi yok, kimsenin kıvırmasına gerek yok; "Gerçek bu."
Yani, "asgari ücret" denen hususun kimseyi, ama hiç kimseyi tatmin ve memnun etmediği, kimseye yaramadığı, kimsenin yüzünü güldürmediği kesin..
Meseleye bu pencereden bakanlar, benim ve benim gibi düşünen milyonların ne demeye çalıştığını adlarını bildiği gibi iyi bilir.
.....
Biz bunu düşünüyoruz da, bizler gibi düşünmeyenler yokmu?
-Var elbet.
Onlar (!) şunları söylüyor;
-Keremine şükür, birileri eliyle "askıda ekmeği" gördük..
Askıda simitle tanıştık..
Askıya asılması gereken ne varsa, onlarla tanışmadık, ta-nış-tı-rıl-dık..
Hal de, ahval de böyle olunca... Sözü edilen ücret, bir anda değil, bin anda;
"Askıda ücret" opoletiyle karşımıza çıktı..
Zat-ı muhteremler, bunu yaptı.. Bizler de bize yapılana baş eğecek, saygı duyacak, sahiplenecek, başına birşey gelmemesi için büyük uğraş vereceğiz..
Nankörlük yok..
Sorgulamanın, atıp-tutmanın, hiddete kapılmanın gereği de hiç yok..
-Akıllı olacağız,
-Akıllı davranacağız,
-Aklıselim hareket edeceğiz..
Açmısın, açıktamısın?
Moralin mi bozuk?
Neyi, ne zaman, hangi boyutlarda kimlerle, kim için yapacağını bilmiyormusun?
Dert etme, kolayı var..
İki adım önünde duran "askıda ücrete" uzatacaksın kolunu...
Sana lazım olanı alacak, sevenlerin, sevdiklerinle birlikte doya doya harcayacaksın..
Amerika'ya mı gitmek istiyorsun?
-Gideceksin.
Fizan'a yükselmek mi istiyorsun?
-Yükseleceksin.
ARŞ'a mı çıkacaksın?
-Çıkacaksın.
Merkür, Venüs, Satrün, Uranüs, Mars, Jüpiter neden olmasın mı diyorsun?
-Gerçekleştireceksin.
.....
Onlar (!) bunları seslendiriyor..
Bende onlara (!) şöyle sesleneyim;
"Parayı etmeyin KEDER,
askıda olan yedi sülalenize YETER."