Ekonomi

Asgari ücretliye temmuz ayında zam yapılacak mı? Çalışanlar dikkat

Asgari ücretin belirlenmesi süreci, teknik bir konu olmanın ötesinde, toplumsal sözleşmenin bir parçasıdır. Ancak Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun mevcut yapısı, uzun yıllardır hem işçi sendikaları hem de bağımsız iktisatçılar tarafından eleştirilmektedir.

Komisyonun yapısı, kararların alınma biçimi ve temsil kabiliyeti, her ara zam döneminde olduğu gibi şu günlerde de yeniden masaya yatırılıyor. Uzmanlara göre, komisyonda asgari ücreti doğrudan alan ve bu maaşla geçinmek zorunda olan gerçek bir temsilcinin bulunmaması, sistemin en büyük yapısal sorunu.

"Tek Kanatla Kuş Uçmaz"

Komisyonun yapısı incelendiğinde, Devlet, İşveren ve İşçi Konfederasyonu temsilcilerinin bulunduğu görülüyor. Ancak bu tarafların hiçbiri, asgari ücret bandında bir gelire sahip değil. İşçiyi temsil ettiği varsayılan konfederasyonun, oylama süreçlerinde çoğu zaman işveren ve devlet tarafının oluşturduğu blok karşısında etkisiz kaldığı gözlemleniyor. "Oy çokluğu" sistemi, zaten işvereni ve devleti "el ele" getirdiğinde, işçinin 5 oyunun bir anlam ifade etmediği bir matematiksel kurgu yaratıyor. Bu da süreci "demokratik bir uzlaşı" olmaktan çıkarıp, "tek taraflı bir belirleme" işlemine dönüştürüyor.

Yasal Engel Yok, Siyasi İrade Var

Tartışmaların odağında yer alan bir diğer konu ise "ara zam yasa dışı mı?" sorusudur. Hukuki açıdan, asgari ücretin yıl içinde birden fazla kez güncellenmesini engelleyen herhangi bir mevzuat bulunmuyor. Asgari Ücret Tespit Komisyonu, Bakanlık çağrısı üzerine her an toplanma yetkisine sahip. Dolayısıyla "yasa böyle" demek, ekonomik gerçekleri örtbas etmekten başka bir anlam taşımıyor. Mevcut yüksek enflasyon ortamında, eğer devlet asgari ücretliyi hayat pahalılığına karşı korumayı hedefliyorsa, yapılacak olan şey yasal bir değişikliğe değil, sadece bir siyasi iradeye dayanıyor. Temmuz ayında başlatılacak bir "asgari ücret maratonu", komisyonun işlevselliğinin test edileceği bir zemin olacaktır.

Adaletli Temsil Arayışı

Asıl sorun, komisyonun sadece rakamları belirleyen bir "hesap makinesi" gibi çalışmasıdır. Oysa asgari ücret, bir ailenin barınma, gıda, sağlık ve eğitim ihtiyaçlarını karşılamalıdır. Mevcut yapıda bu kalemlerin "günün fiyatları" üzerinden güncellenmesi yerine, bir "tavan fiyat" belirleniyormuş algısı oluşuyor. Eğer gerçekten adil bir ücret belirlenmek isteniyorsa, komisyonun yapısının, asgari ücretli çalışanların doğrudan söz sahibi olabileceği bir şekilde modernize edilmesi şart görünüyor.