Arkadaşlar, kimse birini yargılayacak kadar kusursuz değildir

Genelde insanları, siyasetçileri, belediye başkanlarını, bürokratları vs. yargılamak, insan ilişkilerinin en yaygın ve karmaşık yönlerinden biridir.

‘’Ağzı olan konuşuyor.’’ deriz ya, ‘’Ağzı olan yargılıyor.’’ da diyebiliriz.

İnsan doğası gereği, çevresindeki bireyleri yargılama eğilimindedir. Bazen biz, bazen çevremizdeki birileri, bazen dostlarımız hep birilerini yargılıyoruz. Yaptıklarından ya da yapamadıklarından dolayı, iş hayatlarıyla ya da özel hayatlarıyla yargılıyoruz.

Yargılamayı bilen de bilmeyen de yargılıyor, eleştiri yapmayı bilen de bilmeyen de eleştiriyor.

Ancak bu yargılamalar ya da eleştiriler hem birey açısından hem toplumsal dinamikler açısından düzeltilemez sonuçlar doğurabilir.

Biz gazeteciler zaman zaman eleştiriler, yorumlar yapıyoruz bilgi ve belge dahilinde. İşimizde bu zaten.

Öncelikle gazeteciliği tanımlayım. Gazeteci, gazetecilik mesleğini icra eden; güncel olaylar, akımlar, konular ve kişiler hakkında veri toplayıp, araştırıp, arşivleyip olabildiğince tarafsız bir şekilde yayımlamaya gayret gösteren kişidir.

Yani biz mesleğimizi icra etmek için, halkı bilgilendirmek için doğru eleştiriler yapabiliriz.

Ama bizden başka bakıyorum herkes bilip, bilmeden ister tanısın ister tanımasın ister konunun içeriğini bilsin ister bilmesin hemen eleştirisini yapıyor, yargılıyor hatta kendince içeri bile tıkıyor.

Bu durumları sosyal medya hesaplarında çok görüyoruz.

Hatta kendini gazeteci sananlar, gerçek gazeteciden daha çok eleştiri yapabiliyor.

Arkadaşlar, kimse birini yargılayacak kadar kusursuz değildir.

Karşıdakini anlamaya çalışmadan eleştirmek bir ruh hastalığıdır. Bu ruh hastalığı toplumun her kesimine sirayet etmiş durumdadır.

Kimse kimsenin ne dediğini dinliyor ne de ne dediğini anlamaya çalışıyor.

Araştırmıyor, okumuyor, öğrenmiyor, dinlemiyor, sormuyor yargılıyor.

Hem de acımasızca…

Öyle ki; bizim dışımızda her şey ve herkes kötü ve yanlış...

Küçük demiyorum, küçücük dünyamızda, karşıdakinin kim olduğunu, ne düşündüğünü bilmeden; dinlemeden, öğrenmeden yargılamak, eleştirmek şer ilan etmek nasıl bir ruh halidir.

Herkes düşüncesini ortaya koymalı, herkes konuşmalı; her konuşulanı herkes dinlemeli, saygı duymalı, anlamaya çalışmalı; dinlemeden, anlamadan, bilmeden kimse kimseyi ne yargılamalı ne de eleştirmeli.