ARADA ÜÇ SATIR VAR BE ARKADAŞ

"Para, para, para" demiş Napolyon...

Bugün olsa, her yönüyle, ama her yönüyle "kokuşmuş ortamı" görse ne derdi?

"İnsaf, insaf, insaf."

Gazeteci de ortamlara göre hareket etmemeli, bukelamunlaşmamalı "adam gibi" hareket etmeli, meslek ettiğine "sıkı sıkı sarılmalı," hakkaniyetli olmalı, Napolyon gibi düşünmeli, Kainatın duyacağı biçimde;

"Adalet, adalet, adalet" diye haykırmalı.

.........

Elime geçirdiğim en küçük fırsatta, gazetecinin her türlü şartta "dik duruş" göstermesi gerektiğini söylerim..

Bunu yapmaya çalışan biri olarak, doğru bildiklerimi, doğru gördüklerimi, doğru süzdüklerimi "en dobra, en gerekli, en gerçekçi biçimde" yerine getirmeye çabalıyorum..

Kamuoyunun sesi, gücü, gözü, kulağı, nefesi olan her gazeteci bu "onurlu duruşu" göstermek zorundadır..

Çünkü mecburuz buna..

Ve çünkü mahkumuz buna.

.........

Köşe yazarlığı da ucuzladı..

Bunun böyle olmasını, bu hale evrilmesini birileri istedi, istiyor..

Türkiye'nin en büyük gazetelerinde köşe yazarlığı yapan bazı isimlere bakıyor, hayretler içerisinde kalıyorum..

Adamlar, yağıyor, yardırıyor, yağdırıyor, giydiriyor..

Okuyorsunuz, "acaba" diyerek, tekrar göz gezdiriyorsunuz,

MIH'ı mı NAL'a, NALA' mı MIH'a çıktığını anlamakta zorlanıyorsunuz..

Hatta hiç anlamıyorsunuz..

Adam, yukarıda saydırıyor,

aşağıda "sıvışır hale" dönüşüyor..

Efendi, yukarıda aslan,

aşağıda kedi.

Arada sadece "üç satır" var..

O "üç satırda" değişen, dönüşen, dandikleşen,

kayan, kaynayan, fokurdayan, fos bakan, foldurfoşlaşan, bukalemunlaşan kim yahu?

Kusura kalmayın ama, ortaya koyduğunuz bu anlamsız anlayış, bu yakışıksız tavır, hırsıza, "Sayın hırsız" demek gibi birşey..

Yaptığı tüm pislikleri bilerek, görerek yerden yere vurduğun, karalar giydirdigin, aman vermediğin, kişiye "sayın, bey efendi, hürmetli, hikmetli denmez, denemez arkadaş..

O kişi ya aslan, ya çakaldır..

Bu noktada "ama" yoktur, "fakat" hiç yoktur..

Aslanlara "aslan" diyeceksin, çakallara da "çakal."

Ya bu duruşu göstereceksin, ya da "en çabuk biçimde" gazetecilik mesleğini bırakıp, "kaz egiticisi" olacaksın..

Ortası yok arkadaş,

Olmaz, olamaz arkadaş..

Bilmem anlatabildim mi arkadaş?