ALIŞKANLIK ÇOK ÖNEMLİ

Gerçekten, alışkanlık çok önemli. Hani şu tiryakilik diye isimlendirilen alışkanlık var ya işte o alışkanlık çok önemli. Ama benim bahsettiğim alışkanlık o sigaraya, alkole, uyuşturucuya vesaireye olan alışkanlık değil elbette. Onlardan kurtulmanın bir yolu bulunabilir. Benim bahsettiğim alışkanlık daha farklı bir durum. Peki, nedir o farklı alışkanlık? İşte tam da bundan söz edeceğim: Sorgulamadan bildiğini yapma alışkanlığı. Bu tür alışkanlık herhangi bir nesneye olan alışkanlıktan hem çok daha yaygın, hem çok daha zararlı. Örneklerle açıklayalım. Kişi her türlü yanlışa, yolsuzluğa, kötülüğe vesaire bulaşmış ama dinden, imandan ödün vermeden yaşamaya devam ediyor. Neden? Çünkü ibadet etme konusunda vazgeçmediği alışkanlığı var. Yaptığı ibadetin içeriği, neden yapılması gerektiği, insan ilişkisi, toplumdaki yeri gibi konular o kişiyi hiç ilgilendirmiyor. O alışkın olduğu ibadetleri yerine getiriyor, işler tamam. Günde 5 vakit namaz kılınca, Cuma namazını eda edince, Orucunu tutunca, bir Umre'ye veya Hac'a gidince bütün yaptığı kötü işler siliniyor. Nasıl olsa bir de kandil kutlama iletileri(mesajları) var, o halde istediğini yapabilir. İnsanlar, uzmanlar bu kadar yazıyor, çiziyor bir sorgulasana. Hayır, sorgulamaya gerek yok o kişi için. O, alışkanlığını sorgulamadan uygulamaya devam edecek. Bu anlayışın bir başka örneği de particilik. Bakın particilik diyorum, siyaset demiyorum. Siyaset yapmak, sorgulama, fikir yürütme, fikir üretme, gerektiğinde itiraz etme ve toplum adına çıkarımlar yapmaktır. Ama particilik, özellikle bazıları için tamamen alışkanlık durumuna gelmiş. Bağlı olduğu partisinin hangi fikirleri savunduğu, Genel merkezlerin ne gibi fikirler ileri sürdüğü, bu fikirlerin kendi düşünceleri ile uyuşup uyuşmadığı hiç önemli değil. Bugün böyle denirse, ben de aynısını derim, yarın tam tersi söylenirse, ben de tam tersini söylerim. Peki neden? Çünkü ben sorgulamadan particilik yapıyorum diyor o kişiler. Yani, benim işim fikir, düşünce, memleket, millet meselesi değil, benim işim alışkanlıklarımı sürdürmek. Maalesef ülkemizde böyle anlayışa sahip insanlar var. Olabilir, olsun da. Bir toplumda her türlü insan olabilir deyip geçiştirelim mi? Çünkü bu tür anlayışların zararı sadece kendilerine olsa sorun olmaz. Ülke ve millet bu anlayışlardan son derece büyük zararlar görüyor. İşte bakın, akıl almaz işler oluyor. Bu konuda bir tek örnekle konuyu sonlandırayım. On binlerce insanımızın kanına eli bulaşmış terörist katile yapılan güzellemelere karşı çıkanlara bazı kişilerin eleştirisine bakın; "kandan mı besleniyorsunuz?" Yahu böyle bir durum, böyle bir acı terslik, böyle bir bakış açısı nasıl açıklanabilir? Art niyet, kişisel çıkar hesapları vesaire yok ise, ancak sorgulamadan alışkanlık sürdürme ile açıklanabilir. Oysa bu eli kanlı terörist katilin, ısrarla terör örgütünün değil de Kürtlerin temsilcisi imiş gibi, Kürtlerin lideri imiş gibi sunulmaya çalışılmasına nasıl karşı çıkılmaz, nasıl itiraz edilmez?