Ne zaman sokağa çıksam, bir işyerine, bir esnafa uğrasam, hep aynı sözü duyuyorum. Açık açık şunu söylüyorlar; CHP, İYİ Parti milletvekilleri ve DEVA partisi, parti yöneticileri zaman, zaman ziyaret ediyor, hal hatır soruyorlar, piyasa ve ticaret- ekonomik durumlar hakkında bilgi alıyorlar, ama AK Partiden gelen giden yok…!!!
Sorun kaçınılmaz!
AK Parti'deki çöküş mü başlıyor? Bu hususa dikkat çekmekte fayda mülahaza ediyorum. Bu konuda, sağ kesimin ünlü, etkili, ve yetkili gazetecisi, Abdurrahman Dilipak’ta bir yazı kaleme aldı. Demek ki durum ciddi… Öyle ya; yıllardır AK Partiye destek veren, Dilipak’ta bu düşünceye kapılmış, bu noktaya gelmişse, bunda bir hayır var demektir. AK Partinin 2001’den bu yana iktidarda olduğunu söyleyen Abdurrahman Dilipak, "AK Parti 14 Ağustos 2001’de kurulmuş. Cumhuriyetin 100. Yılını kutlamaya hazırlanırken, AK Parti Cumhuriyetin ömrünün beşte biri tek başına ve kesintisiz iktidar. Hayat değişiyor ama kadrolar değişime ayak uyduramıyorsa ya da değişen şartlara uyum performansı düşüyorsa orada bir sorun kaçınılmaz." yazdı.
İşte, Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak'ın o sözleri:
Siyasette zaman, mekan ve sayılar
Hay Allah… Hz. Nuh, 950 yıl yaşadı, ama gemiye binme konusunda ancak 40 kişiyi ikna etti.
Bir oğlunu ve karısını gemiye binmeye ikna edemedi(!).
Parti kursa partisine, dernek kursa derneğine gelecek olan da daha fazla olmayacaktı.
O, vahyin ışığında yapması gerekeni tam, doğru ve eksiksiz yaptı. O, ilahi ölçüler itibarı ile başarılı idi..
Kendi ve birlikte hareket edenler, kurtuluşa erenlerden oldular. Diğerlerine gelince onlar gazaba uğrayanlardan oldu. (Bu bölümü PR ve lobi şirketleri okumasınlar, çünkü canları sıkılır. Çünkü yaptıkları iş, bugünkü haliyle bu bilgiyle örtüşmez.)!?
Bizde toplum mühendisleri, siyasetçiler, bürokratlar, akademisyenler tanrılarını ikna edeceklerini, onu kendi istedikleri sonucu gerçekleştirmeye mecbur bırakacaklarını zannederler!!
Hz. Lut, şehri yalnız başına terk etmek zorunda kaldı. Yani bu hesaba göre, halkla ilişkiler notu sıfır!? (Tövbe tövbe!) Amcan Hz. İbrahim olacak, melekler ziyaretine gelecek, sen bu işi halledemeyeceksin! Bu (haşa) akıl(sızlık) kimin akılsızlığıydı!!
Hz. Musa, geçilmez denilen denizi geçti, ama 10 günlük yolu 40 yılda geçemedi. Resuller, vahyin ışığında konuşur ve o yönde hareket eder.
Korku ya da yanılma, tembellik söz konusu değil. Sonuç ortada.
Hiçbir lobi, PR, ya da reklam şirketi, bir peygamberin sahip olduğu imkanlardan daha etkili bir imkana sahip değildir. Allah’ın sözünden daha doğru ve daha değerli bir söz de yoktur. Bir peygamberin rehberliğinden daha güzel bir rehberlik, örnekliğinden daha güzel örneklik yok, olamaz..
Onun işlerinden daha güzel bir iş de mümkün değil. Peki peygamberlerin sahip olmadığı bir imkan kimde olabilir ki! Hz. İbrahim, tek başına çıktı yolculuğuna, ama hiçbir zaman “Tek adam” olmadı. Hz. Lut onun yeğeni idi. Hz. İshak ve Hz. İsmail farklı annedendi. Hz. İshak’ın iki oğlu Hz. Yakup ve Esav arasında ihtilaf vardı. Hz. Yakub’un 12 çocuğundan 10’u kardeşleri Yusuf’u kuyuya attı. Kimse kendi yurdunu Hz. İbrahim’in, Hz. Lut’un, Hz. İshak’ın, Hz. Yakub’un evinden ve yurdundan daha “esenlik yurdu” zannetmesin!
Hz. Muhammed MS 570’de doğdu, 8 Haziran 632’de vefat etti. İlk Vahiy 40 yaşında 610’de geldi. 22 yıl sonra da vefat etti. Yani Peygamberliği 22 yıl sürdü.
Yarın devam edeceğiz…