Ahh bu zamlar!

Her geçen gün bu zamlarla ilgili derdimiz büyüyor. Daha da büyüceğe benziyor. Hangi haberleri açarsanız açın her yerde aynı haberleri göreceksiniz. Ya durum daha da kötüye gidecek ya da biraz daha iyiye gidip insanlar nefes alacak. Çünkü insanların ne maaşları geçinmeye yetiyor ne de biraz da olsa sosyalleşmeye gücü yetiyor

Her geçen gün bu zamlarla ilgili derdimiz büyüyor. Daha da büyüceğe benziyor. Hangi haberleri açarsanız açın her yerde aynı haberleri göreceksiniz. Ya durum daha da kötüye gidecek ya da biraz daha iyiye gidip insanlar nefes alacak. Çünkü insanların ne maaşları geçinmeye yetiyor ne de biraz da olsa sosyalleşmeye gücü yetiyor. Bizler her yerden yazalım belki sesimizi duyan olur diyoruz ama nafile. Her sabah kalktığımda Twitter’a şöyle bir göz atıyorum. Karşıma çıkan haberlerin tamamı gelen zamlarla ilgili düşmüştür, umarım dediğim motorine 98 kuruş düşüş yaşandığında insanların sevindiklerini görüyorum. Kendi kendime haliyle soruyorum neye seviniyorlar acaba.

Geçenlerde çantamı düzenlerken market fişleriyle karşılaştım ve o kadar üzüldüm ki anlatamam sizlere gerçekten çok bir sene yok arasında.  “3 tane yiyecek almışım 20 TL para vermişim. Şimdi ise bir simit bir suya dünyaları ödüyorsunuz.” Ne kadar üzücü bir durum değil mi ?

 

Çünkü asla bir fayda sağlamayacak bir düşüş. Hele de şu yurtdışından gelen gurbetçilerimiz yok mu? Onlara sinir olmamak elde değil. Ağızlarında tek bir laf; “Gençlerimize sesleniyorum vatanınızı terk etmeyin yurtdışı kadar kötü bir yer yok.” Buradan soruyorum o zaman; “Siz neden bu kadar güzel vatanınızı, ekonomisi iyi vatanınızı terk ettiniz?” Ben hemen cevaplıyayım sorunuzu sizde farkındaydınız ülkemizin bu kadar kötü hale geleceğinden.

 

Çünkü siz de farkındaydınız. İşte asıl cümle bu yurtdışına gidenlerin tamamının ülkenin ne hale geleceğinin farkındalardı ve imkânlarını değerlendirip zamanında gidip yerleştiler. Ama şimdi artık oraya yerleşmekte zorlaştı. Eee ne yapalım bizde yurtdışından gelip burada krallar gibi takılan amcalarımızı dinleyelim vatanımıza sahip çıkalım.

Okula başlayacak olan öğrencilere şimdiden yeni öğretim yılını kutluyorum. Ebeveynlerde sabırlar diliyorum. Hem kıyafet masrafları hem de kırtasiye masrafları oldukça yüksek artık. Durumu olmayan aileler nasıl yapacaklar bilmiyorum. İnternet üzerinden yaptığım bir araştırmada; “Geçen yıl 200 TL olan 1. sınıfa yeni başlayacak bir öğrencinin kırtasiye masrafı en az 600 TL olarak fiyatlandırıldı.”

Gazetemizde çok sevdiğim bir abinin yaptığı kısa bir haber var. Sizlere onu paylaşmak istiyorum;

 

“VELİLER KARA KARA DÜŞÜNÜYOR!”

Adana’da ‘Copy Sokağı’ olarak bilinen ve yoğun olarak kırtasiyeci esnafının bulunduğu bölgede kırtasiyeci esnafı olan Ahmet Yılmaz, “Yüksek enflasyon ve kur artışı birçok sektörde olduğu gibi bizim sektörü de derinden etkiledi. Birçok üründe yaşanan pahalılık, kırtasiye malzemelerinde de yaşanıyor. Geçen yıl okul çantası 250-300 lira arası satılırken, bu yıl en düşük çanta 400-450 liraya yükseldi. Okul kıyafetleri ise yüzde 200’ün üzerinde artış oldu.”

 

Bu daha yılın ortasına kadar artar. Tabi sadece kırtasiye masrafıyla kalsa gene iyi bunun bir de kıyafet masrafı var tabi ki şimdiden bütün velilerin yardımcısı olsun ne diyelim. Kırtasiye yardımı yapılıyormuş. Ama şimdi yapılan kırtasiye yardımının fiyatlarını hemen paylaşıyorum.

“ Geçen sene 1.250 TL olan kırtasiye yardım ücreti bu sene 1.400 TL”

Ben hayatımda bu kadar komik bir rakam görmedim gerçekten. Ne diyelim umarım bu miktar sizin işinizi görür. Size bir fıkrayla veda etmek istiyorum.

 

Padişah zam yapmış, Sadrazam “Halkın suratı biraz asık, canı da sıkkın ama işlerine devam ediyorlar" demiş. İkinci zammı yapmış, sonuç aynı. Üçüncü zamdan sonra, sadrazam "halk gülüp oynuyor “demiş. Padişah da "Aman son zammı geri çekin bu iyiye işaret değil “demiş.