AĞLATANLAR GÜLDÜREMEZ

"Kimi çoğa, kimi aza çalışır..

Kimi yorgun, kimi taze çalışır..

Hepsi de beş metre beze çalışır..

Bütün insanlarda bir gariplik var."

Demiş Aşık Maksud Feryadi.. Feryatları dağları delecek boyutta olan Feryadi  sanki bugünleri görmüş ve bugünkü tabloyu anlatmış.!

Hangi tablo mu?

Aşık kadar olmazsa da elimin yettiği, dilimin döndüğünce anlatmaya çalışayım..

-Enflasyonun anasını ağlattık, sıra babasında..

-Doğrumu?

-YALAN.

-ZAM, bundan böyle "sağanak" gibi yağmayacak, vatandaşa "sığınak" olacaaak..

-Doğrumu?

-YALAN.

-Diplere doğru seyreden ekonomik gidiş, yükselişe geçecek, önce Merkür'e, uğrayıp 333 kilo dana kıyması, 666 kilo koyun eti, 999 kilo domates, biber ve salatalık alacak.. Sonrasında zorlarına gitmesin diye Mars, Neptün, Saturün, Venüs, Ploton'a uğrayıp, en sonrasında Dünya'ya dönüş yaparak, "Ankara'nın bağları" türküsü eşliğinde ANKARA'da ülke insanlarına muhteşem bir ziyafet çekecek(!)

Herkes doyacak(!)

Mutlu olacak(!)

Göbek atacak(!)

Ve.. Motivasyon TAVAN yapacak(!)

Bunu hangi ülke yapar?

Bunu hangi ülke başarır?

Böyle bir duruş, böyle bir anlayış hangi ülkede vardır?

-Doğru mu?

-YALAN.

-Neden?

-Çünkü DOĞRU'nun üzeri avcarlanılarak, YILAN haline dönüştürülmüş te onun için YALAN.

..........

-Tüm bu fasaryalardan sonra, gerçeklere geçelim mi kardeşim?

-Geçelim kardeşim.

-Ekonomi yerlerde sürünüyor mu kardeşim?

-Sürünüyor kardeşim.

-Enflasyon bir türlü istenen, beklenen ve arzu edilen yerde durmuyormu kardeşim?

-Durmuyor kardeşim.

-İsteyen istediği günde değil, istediği saatte ZAM yapıyormu kardeşim?

-Yapıyor kardeşim.

-Mesela, bugün yüz liraya aldığın şeyi ertesi gün aynı fiyata  alabiliyormusun kardeşim?

-Alamıyorsun kardeşim.

-O iş, ZAM yapanın "olmayan vicdanına" kalmışmı kardeşim?

-Kalmış kardeşim.

-Mesela, 10 tanesini sağ kulağına sığdırabileceğin,  takarken utandığın, sıkıldığın "çeyrek altın" 5 bin lirayı geçmiş mi kardeşim?

-Geçmiş kardeşim.

-Müsebbip olanlar, bunu yapanlara "hesap" soruyormu kardeşim?

-Sormuyor kardeşim.

-Eksik oldu, bi daha söyle..

-SO-RA-MI-YOR kardeşim.

-O vakit, vakit kaybetmeden bu işe "sebep olan" zat-ı muhteremlere(!) git ve

o sofraya asla ve katta oturmayacağımızı söyle kardeşim.

-Söylerim kardeşim.

-Eyvallah kardeşim.!

.........

Beş metre beze çalıştığımızı bir hatırlasak, bir anlasak, bir kabullensek;

"İşte o vakit ADAM oluruz."