Afiyet Olsun!

Yeni yılla birlikte zam yağmuru, kar yağışına dönüştü. Lapa lapa zam yağıyor!

Bu durum karşısında az buçuk yorum yapanlar vardı, artık onlar da saldı!

Bakıyor bir şey değişmiyor; “Boş yere kendimi tüketmeyim! Zaten değişen bir şey olmuyor.” diyor ve ekliyor, “İnceldiği yerden kopsun!”

Nasıl kopmasın?

Dolar 30, Euro 33, Akaryakıt 40 TL’yi aştı…

Çarşı pazarda, kasapta manavda, markette mağazalarda fiyatlar uçtu!

***

Son zamlardan sonra;

Ayçiçek yağı: 250-300, Şeker: 40-45, Çay: 150-200 TL.

Bir kep yumurta: 100-120, Kırmızı Et: 400-450, Tavuk: 120-150 TL.

Kuru Fasulye: 50-60, Pirinç: 60-75, Mercimek: 40-50, Bulgur: 30-40 TL.

Beyaz Peynir: 250-300, Kaşar Peynir: 350-400, Siyah Zeytin: 200-250 TL’yi geçti.

Salam-Sucuk-Sosis, bal-kaymak-reçel…

Bunları yazmıyorum bile!

Son yazdıklarım hariç, diğer gıda ürünleri bir ailenin zaruri ihtiyaçlarıdır.

Arada kaynayan ve lükse giren gıdaları da (bakınız halen gıda diyorum!) alamasak da, yine de yazayım dedim.

Elimize geçmese de, insanın canı çekiyor be!

***

Zaruri ihtiyaçlara devam edelim. Yani insanın beslenmesi, karnını doyurması lazım değil mi?

Mesela acıktınız diyelim...

Olur, hemen sipariş verelim.

Ne yersiniz?

Adana Kebap: 250-300, Lahmacun (5 Adet): 150-200, Et Döner: 150-200, Tavuk Döner: 75-100, Salata: 50-75, Çorba: 70-90, Simit: 10 TL.

İçecek ne alırdınız?

Cola: 100, Ayran: 50, Şalgam: 40, Su: 20, Çay: 10 TL.  

Yemeğin üstüne tatlı…

Hayhay…

Baklava: 750-1.000, Yaş Pasta: 400-500, Kuru Pasta: 250-300,

Hadi dondurma da olsun. O da; 300-500, Çikolata: 50 TL.

(Bu arada fiyatlar, en uygun olanları...)

Diyelim ki aile reisi olarak bir ‘babalık’ yaptınız, ailecek (4 kişilik) yemeğe gittiniz.

Yediniz, içtiniz, üstüne tatlı istediniz.

Hesap geldi ve!..

Henüz alamadığınız zamlı asgari ücretin yarısı gitti!

Geçmiş olsun, pardon afiyet olsun!

Gelen yüklü hesaplar yüzünden, maalesef bu lezzetleri birçoğumuz unuttuk!

Ne diyeyim, canının çektiğini yiyebilene;

Helal olsun...

 

Sağlıcakla kalın…