CHP Genel Merkezi’nin istinaf itirazının reddedilmesi ve icra heyetinin tebligat için harekete geçmesinin ardından, Adana sivil toplum kanadından en sert kurumsal çıkış ADD’den geldi. ADD Adana Şube Başkanı İsa Kayadan imzasıyla yayımlanan deklarasyonda, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) kesinleşmiş kararlarının ilk derece ve istinaf mahkemelerince yok sayılmasının yaratacağı tehlikelere dikkat çekildi.
"Yıllar Önce Kesinleşmiş Seçimi Geçersiz Sayamazsınız"
Anayasaya göre seçimlerin ve siyasi parti kongrelerinin yasal denetim yetkisinin münhasıran YSK’da olduğunu hatırlatan İsa Kayadan, yargının sınırlarını aştığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Ankara İstinaf Mahkemesi; anayasayı, siyasi partiler yasasını, seçim hukukunu ve YSK'yı umursamadan CHP 38. kurultayına ilişkin 'mutlak butlan' kararı vermiştir. Sonuçları YSK tarafından kesinleştirilip mazbataları verilmiş bir kurultayı geçersiz saymıştır. Milyonlarca CHP üyesinin iradesini yok sayan, somut delilden yoksun, hangi delegenin iradesinin hangi turda nasıl sakatlandığını bile belirtmeyen bu kararın hukukla açıklanması mümkün değildir."
"Türkiye Meclissiz Ve Hükümetsiz Bırakılabilir"
Mahkemenin yetkisi olmamasına rağmen Yargıtay sürecini beklemeden icra heyeti görevlendirmesini "vahim bir adım" olarak değerlendiren Kayadan, bu durumun emsal teşkil etmesi halinde doğacak karanlık tabloyu şu sözlerle özetledi:
-
Demokrasinin Sonu: Bu kararın uygulanması, bundan böyle bütün seçim ve referandum sonuçlarının yıllar sonra verilecek bir dilekçe ile bir mahkeme tarafından değiştirilebileceği anlamına gelir.
-
Kurumsal Kaos Tehlikesi: Bu mantıkla, ileride mahkeme kararları ile Türkiye'nin anayasasız, meclissiz ve hükümetsiz bırakılabileceği gibi düşünülmesi dahi korkunç bir fetret dönemi ortaya çıkar.
"Adalet Bakanı’nın Yangından Mal Kaçırır Gibi Açıklama Yapması Olağan Değil"
Kararın açıklanma şekline ve siyasi iktidarın reflekslerine de tepki gösteren ADD Adana Şube Başkanı Kayadan, "Adalet Bakanı'nın bu kararı, duyulduktan sadece birkaç dakika sonra, henüz muhataplarına tebliğ bile edilmemişken kameralar karşısına geçerek savunma gereği duyması da olağan bir uygulama olarak görülemez" dedi.
Çözüm İçin YSK’ya Çağrı
Yaşanan bu ağır krizden en az zararla çıkılabilmesi için Yüksek Seçim Kurulu’nun kurumsal varlığını hatırlatması gerektiğini belirten İsa Kayadan, deklarasyonunu şu çağrıyla tamamladı:
-
YSK Rol Almalı: YSK, anayasadan aldığı yetkileri savunarak bu mahkemenin yetkisiz, kararının ise 'yok hükmünde' olduğunu; kendi kararlarının geçerli ve yürürlükte olduğunu ivedilikle açıklamalıdır.
-
Egemenlik Vurgusu: Demokrasiler kurumlar ve kurallarla yönetilen, hukukun üstünlüğünün kayıtsız koşulsuz uygulandığı rejimlerdir. Bundan vazgeçilemez. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!