5 OCAK ÖZEL HABER
Araştırma: Samet Narlı
Bir zamanlar Büyük İskender'in savaş öncesi dua ettiği, Roma'nın ticaret yollarını kontrol eden, binlerce kişilik tiyatrosunda sanatın yankılandığı Magarsus Antik Kenti bugün yeniden gün yüzüne çıkıyor. Ancak Adana'nın bu eşsiz mirası, hâlâ hak ettiği ilgiyi görebilmiş değil.
Adana denildiğinde akla önce kebap geliyor, ardından sıcağı, portakal çiçeği ve bereketli Çukurova toprakları... Oysa bu kadim kentin, Akdeniz kıyısında sessizce bekleyen ve binlerce yıllık geçmişiyle Anadolu'nun en önemli arkeolojik hazinelerinden biri olan başka bir yüzü daha var: Magarsus Antik Kenti. Stajyer muhabirimiz Samet Narlı, Magarsus’u siz değerli okurlarımız için araştırdı.
Karataş ilçesine bağlı Dört Direkli mevkisinde, Akdeniz'e uzanan küçük bir burun üzerinde yükselen Magarsus, yalnızca bir antik kent değil; medeniyetlerin kesiştiği, orduların geçtiği, inançların buluştuğu büyük bir tarih sahnesi. Bugün ziyaretçilerini sessizlikle karşılayan bu kentte rüzgâr, iki bin yıl öncesinden kalan hikâyeleri fısıldıyor.
BÜYÜK İSKENDER'İN İZLERİ BU TOPRAKLARDA
Magarsus'un tarihi MÖ 7. yüzyıla kadar uzanıyor. Antik çağda Kilikya'nın en önemli dini ve ticaret merkezlerinden biri olarak kabul edilen kent, özellikle Athena Magarsia Tapınağı ile ün kazandı. Antik tarihçi Strabon'un aktardığına göre, Makedonya Kralı Büyük İskender, Pers Kralı III. Darius ile yaptığı İssos Savaşı öncesinde burada Athena adına kurban sundu. Ardından tarihin akışını değiştiren savaşı kazandı. Bu nedenle Magarsus, yalnızca Adana'nın değil, dünya arkeolojisinin de dikkatle takip ettiği önemli merkezlerden biri olarak kabul ediliyor.
DENİZE AÇILAN ANTİK LİMAN
Magarsus'un en büyük ayrıcalığı ise denizle kurduğu ilişki. Roma döneminde Akdeniz ticaretinin önemli duraklarından biri olan kent, aynı zamanda askeri ve ticari liman kimliğiyle de öne çıktı. Denizden gelen tüccarlar, askerler ve yolcular önce Magarsus'a uğruyor, ardından Çukurova'nın iç bölgelerine ilerliyordu. Yüzyıllar boyunca liman, tiyatro, tapınak ve surlarla çevrili kent bölgenin ekonomik merkezlerinden biri oldu.
AYAKTA KALAN EN GÖRKEMLİ YAPI ANTİK TİYATRO
Yüzyıllar içinde depremler, savaşlar ve doğal tahribat Magarsus'un büyük bölümünü yok etti. Athena Tapınağı, stadion, hamamlar, sarnıçlar ve surların önemli bölümü bugün yalnızca arkeolojik izlerden ibaret. Ancak antik tiyatro hâlâ dimdik ayakta. Yaklaşık 150 metre uzunluğundaki tiyatronun binlerce kişiyi ağırladığı değerlendiriliyor. Basamaklarına çıktığınızda bir yanda Akdeniz'in sonsuz maviliği, diğer yanda tarihin sessizliği insanı aynı anda karşılıyor. Uzmanlara göre burası yalnızca bir tiyatro değil; aynı zamanda antik çağın sosyal yaşamının kalbi.
KAZILAR 2013'TE YENİDEN BAŞLADI
Uzun yıllar kaderine terk edilen Magarsus'ta yeni dönem 2013 yılında başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda Adana Müze Müdürlüğü başkanlığında başlatılan bilimsel kazılar, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Fatih Erhan'ın bilimsel danışmanlığında sürdürüldü. Kazılar sayesinde tiyatronun büyük bölümü gün yüzüne çıkarıldı.
ÖMER ÇELİK DÖNEMİNDE ÖNEMLİ DESTEK
2013 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı görevini yürüten Adanalı siyasetçi Ömer Çelik de Magarsus'un yeniden ayağa kaldırılması sürecinde kenti ziyaret ederek yürütülen kazıları yerinde inceleyen isimlerden biri oldu. O dönemde Bakanlık tarafından kazı çalışmalarına verilen destek artırılırken, Magarsus'un kültür turizmine kazandırılması hedefi doğrultusunda bilimsel çalışmalar hız kazandı. Sonraki yıllarda bu süreç farklı hükümet dönemlerinde de devam ederek Cumhurbaşkanlığı kararıyla geniş kapsamlı kazı ve restorasyon çalışmalarına dönüştü.
HEDEF YAŞAYAN BİR KÜLTÜR MERKEZİ
Bugün Magarsus yalnızca kazılan bir antik kent değil. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yürüttüğü restorasyon çalışmaları tamamlandığında antik tiyatronun yeniden konserlere, tiyatro gösterilerine ve uluslararası kültür etkinliklerine ev sahipliği yapması planlanıyor. Athena Magarsia Tapınağı'nın yeri de son kazılarla büyük ölçüde belirlenmiş durumda. Arkeologlar, yeni bulguların bölgenin tarihine ilişkin önemli bilgiler sunacağını ifade ediyor.
ADANA'NIN TURİZMDEKİ EN BÜYÜK KOZU OLABİLİR
Kapadokya'nın peri bacaları, Efes'in mermer caddeleri, Göbeklitepe'nin taş sütunları nasıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlıyorsa, Magarsus da doğru tanıtımla Akdeniz'in en önemli kültür destinasyonlarından biri olabilir. Çünkü burada yalnızca taşlar değil, Büyük İskender'in ayak izleri, Roma'nın ticaret yolları, Akdeniz'in rüzgârı ve binlerce yıllık insan hikâyeleri yaşıyor. Bugün sessiz görünen Magarsus, aslında Adana'nın gelecekteki kültür turizmi vizyonunun en güçlü yapı taşlarından biri olmaya aday. Belki de eksik olan tek şey, bu eşsiz mirası daha çok insanın keşfetmesini sağlayacak güçlü bir tanıtım hikâyesi. Çünkü bazı şehirlerin hazineleri toprağın altında değil, gözümüzün önünde olmasına rağmen yeterince fark edilmiyor. Magarsus da onlardan biri. Sessiz... Ama her taşıyla konuşmaya devam ediyor.