5ocakgazetesi.com
Adana'nın Seyhan Nehri kıyısında yükselen Sabancı Merkez Camii, sadece mimarisiyle değil, ardındaki anlamlı geçmişiyle de hafızalara kazınan bir yapı. 1980’li yıllarda dönemin Belediye Başkanı Aytaç Durak, şehrin ortasında, halkın kolaylıkla ulaşabileceği büyük bir ibadethane ihtiyacını gündeme getirerek, eski otogar alanını cami inşaatı için tahsis etti. Bu adım, o yıllarda Adana için oldukça cesur ve vizyoner bir karardı.
Halktan Gelen Destek Yeterli Olmadı
İnşaata halkın bağışlarıyla başlandı. Adanalılar ellerinden geldiğince destek verdi; kimisi kum bağışladı, kimisi demir, kimisi ise sadece bir avuç harçlık. Ancak cami projesi büyüktü. Mimarisi, kapasitesi ve hedeflenen ihtişamıyla bu yapının halk bağışlarıyla tamamlanması kısa sürede mümkün görünmedi. İnşaat ağırlaştı, kaynaklar tükenme noktasına geldi.
Kritik Anda Devreye Giren Sabancı Ailesi
Bu noktada devreye Türkiye’nin önde gelen iş insanlarından Sabancı Ailesi girdi. Diyanet yetkililerinin yaptığı çağrıya kayıtsız kalmayan Sabancı Ailesi, cami inşaatına yüklü miktarda maddi destek verdi. Tek şartları, caminin kendi soyadlarını taşımasıydı. Bu katkıyla birlikte hem maddi sıkıntılar aşıldı hem de inşaat büyük bir hızla tamamlandı.
Görkemli Mimarisiyle Şehrin Sembolü Oldu
1990’ların ortalarında tamamlanan ve “Sabancı Merkez Camii” adıyla ibadete açılan yapı, Türkiye'nin en büyük camilerinden biri olarak dikkat çekti. Altı minaresiyle Sultanahmet Camii'ni andıran görkemi, dev kubbesi ve geniş avlusuyla hem yerli hem yabancı turistlerin ilgisini çekmeye başladı. Adana'nın simgelerinden biri haline gelen cami, her gün yüzlerce kişiyi ağırlıyor.
Birlik, Dayanışma ve Vizyonun Eseri
Sabancı Merkez Camii’nin inşa süreci, bir şehrin ortak hayalinin nasıl gerçeğe dönüştüğünün en güzel örneklerinden biri olarak hala hafızalarda. Aytaç Durak’ın vizyoner yaklaşımı, halkın özverili desteği ve Sabancı Ailesi’nin hayırseverliği birleşerek bugün Adana’nın kalbinde yer alan bu görkemli eseri ortaya çıkardı.