Ekonomi

Adana'nın Milyarlık Dev Projeleri Sokağa Neden Yansımıyor?

Bir yanda Ceyhan ve Yumurtalık hattında yükselen milyarlarca dolarlık petrokimya tesisleri, havza bazlı dev tarım-sanayi entegrasyonları ve uluslararası lojistik ağları... Diğer yanda artan kira maliyetleri ve düşen alım gücü nedeniyle Kuruköprü, Kocavezir ve Kenan Evren gibi kentin atardamarlarında siftahsız kepenk kapatan yerel esnaf. Adana, 2026 yılının ilk çeyreğini "büyük sermayenin cazibe merkezi" unvanıyla geçirirken, sokaktaki vatandaş bu ekonomik şahlanışı cüzdanında neden hissedemiyor?

5ocakgazetesi.com

Bağımsız bölge ekonomistleri ve istihdam araştırmacılarının hazırladığı son durum raporları, Adana ekonomisinin yaşadığı bu "illüzyonu" üç temel başlık altında deşifre ediyor:

1. SERMAYE YOĞUN YATIRIM, DÜŞÜK İSTİHDAM YANILGISI

Adana'ya gelen yeni nesil sanayi ve petrokimya yatırımlarının en büyük özelliği "emek yoğun" (çok sayıda işçi çalıştıran) değil, "sermaye ve teknoloji yoğun" tesisler olması.

  • Uzman Tespiti: Bağımsız istihdam stratejistlerine göre, eskiden Adana'da kurulan bir tekstil veya iplik fabrikası tek kalemde 5-10 bin vasıfsız veya yarı vasıflı yerel işçiye istihdam sağlarken, bugün kurulan 2 milyar dolarlık bir petrokimya tesisi, otomasyon sistemleri sayesinde sadece bin kişilik bir kadroyla çalışabiliyor. Üstelik bu kadronun büyük çoğunluğu kentin dışından getirilen yüksek nitelikli mühendisler ve teknik uzmanlardan oluşuyor. Dolayısıyla devasa yatırım kente fiziksel olarak gelse de, Adana'nın yerel işsizlik rakamlarına ve genç nüfusuna beklenen can suyunu veremiyor.

2. TEDARİK ZİNCİRİNDE KOPUKLUK: YEREL KOBİ'LER OYUN DIŞI

Makro yatırımların sokağa yansımasının en sağlıklı yolu, o dev fabrikaların üretim aşamasında yerel esnaftan ve KOBİ'lerden (Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler) mal ve hizmet almasıdır. Ancak Adana'da bu çark kırılmış durumda.

  • Uzman Tespiti: Finans analistlerinin saha raporları, kente gelen dev yatırımların lojistik, yedek parça, teknoloji ve hatta yemek tedarikini bile ulusal veya uluslararası zincirlerden sağladığını ortaya koyuyor. Adana'nın yerel sanayicisi ve küçük esnafı, artan kredi faizleri ve enflasyon sarmalında teknolojik dönüşümünü tamamlayamadığı için bu devasa tesislerin "tedarikçisi" olma şansını kaybediyor. Dev fabrikaların parası, Adana sokağına inmeden banka kanalıyla yine kentin dışına uçup gidiyor.

3. GAYRİMENKUL 'RANTI'NIN ENFLASYONU KÖRÜKLEMESİ

Büyük yatırımların kente getirdiği en hızlı ve en yıkıcı etki ise emlak piyasasında yaşanıyor.

  • Uzman Tespiti: Gayrimenkul değerleme uzmanları, özellikle Çukurova Uluslararası Havalimanı, yeni otoyol bağlantıları ve sanayi bölgelerinin etrafında korkunç bir "arsa ve konut spekülasyonu" yaşandığına dikkat çekiyor. Yüksek gelirli beyaz yakalıların kente gelmesi ve dev şirketlerin arazi toplaması, Adana'daki genel kira ve konut fiyatlarını suni olarak yukarı çekiyor. Bu durum, yatırımlardan doğrudan para kazanamayan dar gelirli yerel halkın ve küçük esnafın sırtındaki barınma/kira maliyetini katlayarak onları ekonomik olarak daha da eziyor.

ÇÖZÜM: 'KÖPRÜ' POLİTİKALAR ŞART

Bağımsız ekonomi araştırmacılarına göre; Adana acilen büyük sermaye ile küçük esnafı, dev teknoloji tesisleri ile yerel işgücünü birbirine bağlayacak "Mikro-Ekonomik Köprü" politikalarına geçmek zorunda.

Kente gelen dev yatırımcılara "Tedarikinin belirli bir yüzdesini Adana esnafından karşılama" ve "Yerel istihdama mesleki eğitim vererek entegre etme" zorunluluğu gibi yerel teşvik modelleri uygulanmadığı sürece; Adana, devasa fabrikaların gölgesinde yoksullaşan bir kent paradoksunu yaşamaya devam edecek.