Adana'nın Kurtuluşu

5 Ocak 1922, Adanalı'ların Fransız işgalinden, Fransızlar'ın da Adanalılar'ın şerrinden kurtuluşunun yıldönümüdür.

Adanalı'ların kurtuluş serüveni, 30 Ekim'de Mondros Antlaşması'nın imzalanıp da, Mustafa Kemal'in 31 Ekim'de Alman General Von Sanders'den,Yıldırım Orduları Komutanlığını devralmak için Adana'ya gelmesi ile başlar.

5 Ocak 1922 gününe gelinceye kadar, kırılma noktası denebilecek günleri,  tarihleri ile birlikte kronolojik olarak sıralarsak;

Tarih sırasına göre olayları özetleyip; detayları,her olayın yıldönümünde anlatmak en iyisi.

Mustafa Kemal; Yıldırım Orduları Komutanlığı'nı devralıp,ordu'nun başına geçtikten bir hafta sonra Padişah'tan bir telgraf gelir;

"Orduyu dağıt, İstanbul'a gel"

Bu emre rağmen Mustafa Kemal orduyu dağıtmaz.

İstanbul'a da gitmez.

İskenderun üzerinden Adana'ya gelir.

Tabi İskenderun Körfezinde, İngiliz Gemilerini görür.

Müdahale etmek ister, ancak izin verilmez.

Buraya geldiğinde Adanalı'lar, ona öyle sahip çıkarlar ki;

"Bizi ğavur ellerine bırakma;topyekun arkandayız" derler.

Gazi Adana'da 3 gün kalır.

İlk toplantı, Şakirpaşa Hava alanı'nın karşısındaki 'Şakirpaşa Köşkü'nde yapılır.

Kentimizdeki örgütlenme çalışmasını tamamlayıp, Adanalı'lardan  aldığı cesaretle,10 Kasım 1918 günü savaş kararı alır.

Trenle İstanbul'a gelir.

Yani 19 Mayıs 1919'dan 6 ay önce.

13 Kasım günü Haydarpaşa'ya geldiğinde, İngiliz gemilerini yine görür.

İskenderun'da diyemediği sözü burada söyler;

"Geldikleri gibi giderler"

Mustafa Kemal Samsun'a çıkıp, art arda kongreleri yaptığı süre içerisinde, Adanalılar da boş durmamış, bu arada Fransızlar'ı taciz etmişlerdir.

Fransızlar'la ilk sıcak savaş 'Karboğazı Baskını' ile başlar.

27 Mayıs 1920 günü, 44 kişilik Kuva-i Milliyeci'ler, bin kişilik Fransız birliğini yaylım ateşine tutarlar.

Sonuç;  400 ölü, 600 esir ve bol miktarda cephane.

Bizden bir tek kişinin burnu bile kanamamıştır.

"Karboğazı Olayı" Fransızları çileden çıkartmış ve 10 Temmuz'da, Ermeniler'le birlikte katliama girişmişlerdir.

Bu katliamdan kurtulmak için Adanalı'ların yarısı, Toros Dağları'na, yarısı da Akkapı Mahallesi'ndeki Şjh Cemil'in Konağı'na (çiftliğine)sığınmışlardır.

Bu olaya tarihte "Kaç kaç olayı" denir.

Adana'da bu olaylar olurken; Mustafa Kemal Anadolu'daki örgütleme çalışmasını tamamlamış, Büyük Millet Meclisi'ni kurmuş, 5 Ağustos 1920 günü Pozantı'ya gelerek, Meclis Başkanı sıfatıyla ilk kongresini yapmıştır.

Tarih kitaplarında pek sözü edilmeyen bu kongreye "Birinci Pozantı Kongresi" denir.

Bu kongre'nin en önemli iki gelişmesi; Adana Vilayet Merkezi'ni ve Karaisalı'daki Müdafa-i Hukuk Cemiyeti'nin Merkezi'ni Pozantı'ya taşımak olmuştur.

İkinci Pozantı Kongresi de 8 Ekim 1920'de yapılarak önemli kararlar alınmıştır.

Bir yandan kongreler yapılıp, bir yandan da, Mustafa Kemal'in "Karaisalı Cephesi" için görevlendirdiği Yüzbaşı Sinan Tekelioğlu ile birlikte İbo Osman'ın saldırılarından perişan olan Fransız'lar Ateşkes talep etmiş, Adanalılar'la Şakirpaşa Köşkü'nde ön protokol yapılmış.

Bu protokol çerçevesinde Ankara'da Fransızlarla Başbakan İsmet İnönü arasında 20 Ekim 1921 günü meşhur "Ankara Anlaşması "( 4 ve 7 Aralık 2023 tarihli 5 Ocak Gazeteleri'ndeki köşemde okuyabilirsiniz) imzalanmıştır.

Fransızlar baba hayrına değil, tıpış tıpış terk etmişlerdir Adana'yı.