Çevre

Adana'nın Elektrik Altyapısı Yaz Sıcaklarına Hazır Mı?

Adana'da yaz mevsimi sadece yüksek nem ve bunaltıcı sıcaklar anlamına gelmiyor; aynı zamanda klimaların fişe takılmasıyla başlayan devasa bir enerji tüketimi savaşı demek. Ancak bağımsız enerji mühendisleri ve altyapı araştırmacılarının son saha analizleri, kentin bu savaşa oldukça hazırlıksız yakalanacağını gösteriyor. Özellikle son yıllarda nüfusun ve yapılaşmanın hızla kaydığı kuzey ilçelerinde, enerji altyapısı kelimenin tam anlamıyla iflasın eşiğinde.

5ocakgazetesi.com

Uzmanlar, sorunun sadece hava sıcaklıklarının artmasından değil, "plansız kentleşme ile enerji planlaması arasındaki derin uçurumdan" kaynaklandığını bilimsel verilerle ortaya koyuyor.

İşte bağımsız araştırmacıların merceğinden kenti bekleyen bölgesel kesinti riskinin 3 ana nedeni:

1. KUZEYE GÖÇÜN 'TRAFO' FATURASI

Adana'nın Sarıçam ve Çukurova eksenindeki hızlı yapılaşması, inşaat sektörünü canlandırsa da yeraltındaki kablolar bu hıza yetişemedi.

  • Uzman Tespiti: Bağımsız elektrik-elektronik mühendislerine göre; bundan 10-15 yıl önce o bölgelerin nüfus yoğunluğuna ve tüketim profiline göre kurulan trafolar ile dağıtım panoları, bugün yerini alan 15-20 katlı devasa rezidansların yükünü çekemiyor. Yeni binaların her odasında bulunan klimalar ve yüksek enerji tüketen modern ev aletleri, eski kapasiteye göre dizayn edilmiş "ana damarlarda" aşırı yüklenme (aşırı akım) yaratarak sistemin kendini korumaya almasına ve şalter atmasına neden oluyor.

2. BETONLAŞMANIN YARATTIĞI ISI ADALARI

Sorun sadece çekilen elektriğin fazlalığı değil; elektriği dağıtan teçhizatın da tıpkı insanlar gibi Adana sıcağında nefes alamaması.

  • Uzman Tespiti: Çevre ve enerji araştırmacıları, mahalle aralarında kalan trafo binalarının etrafının tamamen betonla çevrilmesi ve rüzgar koridorlarının kapatılması nedeniyle cihazların doğal soğuma imkanını kaybettiğini vurguluyor. Dışarıdaki hava sıcaklığı 40 dereceyi aştığında, beton bloklar arasına sıkışmış bir trafonun iç sıcaklığı çok daha tehlikeli seviyelere ulaşıyor. Yeterince soğuyamayan teçhizat, ağır yük altında erime ve yangın riskiyle karşı karşıya kalıyor.

3. YAZLIKÇI GÖÇÜNÜN DENGEYİ BOZMASI

Yaz aylarında sahillere ve yaylalara yaşanan göçün kenti rahatlatacağı düşünülse de, enerji dağıtım profili bu tezi çürütüyor.

  • Uzman Tespiti: Saha analistleri, Adana'da yaz aylarında yaşanan göçün genellikle kentin eski ve güney mahallelerinden (Seyhan'ın belirli bölgeleri, Yüreğir) Karataş veya Toroslar'a doğru olduğunu; ancak kuzeydeki yüksek gelir gruplarının iş temposu nedeniyle kentte kalmaya devam ettiğini belirtiyor. Bu asimetrik durum, kentin genelinde elektrik tüketimi azalıyormuş gibi görünse de, kuzeydeki dar bir alanda (Çukurova, Sarıçam) tüketimin tavan yapmasına ve bölgesel çökmelere yol açıyor.

ÇÖZÜM: 'AKILLI ŞEBEKE' VE ACİL YATIRIM

Bağımsız altyapı uzmanları, kentin acilen "Akıllı Şebeke" (Smart Grid) teknolojilerine geçmesi ve riskli bölgelerde kapasite artırımı yapılması gerektiğini belirtiyor.

Yeni imar izinleri verilirken sadece yol ve suyun değil, enerji taşıma kapasitesinin de sıkı bir denetime tabi tutulması şart. Aksi takdirde Adanalılar, ağustos ayının en boğucu günlerinde sadece sıcağa değil, çalışmayan klimalar ve eriyen buzdolapları yüzünden karanlık ve terli bir yaza teslim olacak.