24 NİSAN’A DOĞRU UYANIK OLALIM…

Malûm, Ermeniler 24 Nisan’ı ‘’Ermeni Soykırımı Anma Günü’’ ilân ettiler ve bu uğur da akla hayale gelmeyecek reklâm, propaganda, kitap yayınları, konferans, sempozyum, söyleşi gibi birçok faaliyetler de bulunarak, 1915 tehcirini soykırıma çevirmeye çalıştılar. Osmanlı’nın kendilerine tanıdığı olağanüstü imkân ve hoşgörüyü görmezden gelerek, kendi ihanetlerini

gizlemeye, yaptıkları yanlış tutum ve davranışları saklayarak, çarpıtarak, dünya kamuoyunu etkilemeye, yönlendirmeye çalıştılar…Ne yazık ki, Hristiyan olmalarının da tesiri ile bu çabalarında kısmi de olsa bir başarı elde ettiler. Bu güne kadar 29 ülke, Ermeni tezini, parlamentolarında onayladılar. Nüfusu 3,5 milyonu bulmayan ve yoksulluktan, açlıktan kıvranan Ermenistan, ham hayaller peşinde koşuyor. Türkiye’den toprak talebinde ve yüklü miktarda tazminat talebinde bulunuyor.

Muhakkak olan bir şey varsa oda şudur: Ermenistan bu konuda her türlü çalışmayı yaparken, koskoca Türkiye Cumhuriyeti konuya gereken önemi vermedi, veremedi… Karşı önlemler ve Ermenilerin tezlerini çürütecek, tarihi gerçekleri yeterince anlatamadık, savunamadık…Daha doğrusu, çok geç kalındı…Ermeniler de bu fırsatı iyi değerlendirdi. 29 ülke, küçümsenecek bir rakam değil. Konuyla ilgili bir yazı kaleme alan, araştırmacı yazar Şükrü Server Aya köşe yazısında diyor ki, "...bu yazıyı da tarih denizine salıyorum... "Soykırım virüsünün” nasıl müzmin bir virüs olduğunu” bilmeyen bizim yarı veya çeyrek yaşımızdaki akıl hocalarını “testi kırılmadan” sadece uyarmak istiyorum. Ben rahat uyuyamıyorum; ya siz beyler?"

SOYKIRIM YALANINDA YENİ HAMLELERE HAZIR OLALIM..

'ABD’ Türkiye’nin girişimleri sonucu BM’de Kudüs konusunda yaşadığı yenilginin ardından karşılık verebilir. (Bu görüşe katılmamak mümkün değil. 25 Şubat 2003 yılında TBMM’NE sunulan ve adı tarihe 1 Mart tezkeresi diye geçen ‘RET’ olayını unutmayalım.! Bugün ABD Suriye’de, Afrin’de, Menbiç’te neler yapıyor? YPG’yi nasıl eğitip donatıyor, PKK’ya nasıl arka çıkıyor görüyoruz.)

ABD, Türkiye’nin girişimleri sonucu BM’de Kudüs konusunda yaşadığı yenilginin ardından karşılık verebilir. Türkiye’nin sözde Ermeni soykırımı yalanıyla ilgili yeni operasyonlara hazır olması gerekir

Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra ABD ile aramızda vuku bulmuş hiçbir ciddi tatsızlık hatırlamıyorum. Ondan evvelki Osmanlı hesapları ABD’nin de gözlemci olduğu Lozan’da kapatılmıştı. Ancak Lozan’ın sonradan ABD Senato Oylamasındaki ret, eskiden Osmanlı’nın New York Konsolosu olacak kadar itibar gören, fakat 1915’te casusluktan kovulan, “prestijli Yale mezun”u İstanbullu Avukat Vahan Cardashian’nın (Büyük Yalan S. 85)’ senatörler nezdindeki yoğun kulisi sonucu olmuştur. Bu engel nedeniyle, ABD - Türkiye diplomatik ilişkileri ancak 1928 yılında iki hükümet arasında “mektup teatisi yöntemi ile” kurulabilmiştir. Senato engeli berdevamdır. Osmanlı devrindeki misyoner etkileri nedeniyle, Türklerin olumsuz imajı da, Kore harbine ve NATO’daki “her şeye peki dememize rağmen” özellikle Trump’ın başa geçmesiyle Tayyip Erdoğan’ın Washington olayı ve en son ABD’nin Kudüs diplomatik fiyaskosu ile zirveye tırmanmış, Erdoğan ve Türkler en sadık stratejik ortak iken, “düşman tarafa” döndürülmüştür.

İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI DENEYİMİ

Gazetemizin 22.12.17 sayısında hatırlatılan ABD Senatosu Milli Savunma Komitesinin, Ortadoğu hakkındaki özel bilgilendirme toplantısının (14.12.17) videosu internette görülebilir. Yaklaşık iki saat süren bu önemli toplantıda komite üyesi senatörler bölgedeki eski deneyimli danışman ve elçilere (James Jeffrey, EricEdlman ve RyanCrocker) tüm ülkeleri içeren (İran, Rusya, Irak, S.Arabistan, Katar, Arap Emirlikleri, Suriye, Filistin, İsrail ve Türkiye) çeşitli ve kulaktan dolma haberlere dayalı birçok soru yöneltmişlerdir. Bu uzun görüşmenin tutanaklarının irdelenmesi, şüphesiz istihbarat ve diplomatik mercilerin görevidir. Türkiye ile ilgili soruların içinde “Hıristiyanlara karşı davranışlar” bile konu edilmiştir. Bölgede Türkiye’nin ABD’ye verdiği üslerle büyük önemi vurgulanmakta, hatta buradan kalkan uçakların PKK uzantısı YPG’ye yardımları da itiraf edilmektedir. Ancak 15 Temmuz olayları ve FETÖ’nün adı geçmemekte, bunlara “akıl almaz saçmalık” denmekte ve özellikle bir Protestan Papaz ve Konsolosluk personelinin tutuklanmasına büyük reaksiyon gösterilmektedir.

Bilindiği gibi İkinci Dünya Savaşı Hitler’in 1 Eylül 1939’da Polonya’ya girmesi ile başlamıştı. Savaş öncesinde Almanya’nın hızla hazırlanmasında ABD, Nazi Almanya’sı ile her konuda çok kapsamlı ticari ilişkideydi, “Opel-Blitz” motorlu araçları General Motors’ın 1930’larda başarılı yatırımıydı. Almanya her istediğini ABD’den alabiliyordu. ABD’de aşırı sağ ırkçılık 1880’lerde KuKlux Klan ile tepe yapmışt.ı Siyahiler gibi Yahudiler de, birçok elit derneğe alınmıyordu. Trump’ın veya aşırı sağın iktidara gelişi, Virginia eyaletinde yeni sağ gösterilerle sokağa taşmıştır.

Devam edecek….