24 NİSAN 1915 VE  BUGÜN

"Erzincan'daki olaylar işlenen vahşete bir örnek teşkil eder. Erzincan'daki bir Taşnak çetesi ilkönce önde gelen pozisyonlardaki erkekleri infaz etti. Ardından, geriye kalan müslümanlar kılıçtan geçirildi, birçokları evlerde ve büyük binalarda yakılarak öldürüldü. Çevredeki köylüler toplanarak şehre getirilmişti ve onlar da orada öldürüldüler. Ermeniler kendilerinin bir daha geri dönemeyeceklerini biliyorlardı ve Türklere de bir şey bırakmak istemediler. Devlete ait olanlarla bütün İslami binaları ve tahminen 1000 evi yıktılar. (Türk) askerler şehri ele geçirdiklerinde sokak ortalarında saçılmış ve kuyulara doldurulmuş 900'den fazla insan vücudu buldular. Ermeni çetelerin önlerine katarak şehirden uzaklaştırdığı 600 kişinin akıbeti ise bilinmiyordu.

Osmanlı'nın Üçüncü Ordusu'nun kumandanı Mehmet Vehip Paşa, Erzincan hakkındaki izlenimlerini merkeze şöyle rapor etti:

Çardaklı Boğazı'ndan Erzincan'a kadar bütün köylerin, ayakta hiçbir köylü kulübesi kalmayacak derecede harap edildiğini gördüm. Tarlalardaki bütün ağaçlar kesilmiş ve bütün köylüler ölü idi. Tarih Ermenilerin Erzincan'da işlediği kadar katliama şahit olmadı. Üç gün boyunca Ermenilerin katledip kenara fırlattığı Müslümanların cesetlerini toplamaktan başka bir iş yapmadık. Bu masum kurbanların arasında henüz memeden kesilmemiş bebekler, 90 yaşlarında erkekler ve parçalara doğranmış kadınlar var."

Yukarıdaki bilgiyi Abd'li Tarihçi Justin McCarthy'nin kitabından aldım. Bu cümlelerden çok daha ağırları yazılıdır. Ermeniler katledildiği propagandasına inanarak incelemeye gelen Abd'li Niles ve Sutherland en ağır olarak Van ve Bitlis'te insanlarımızın katliamı ile karşılaşıyorlar. Bunların raporları Abd'de hasıraltı ediliyor ve ancak 1990 yılında arşivlerde bulunuyor. Bu akıl almaz soykırımı yapan Ermeniler, 24 Nisan 1915 yılında alınan kararları yüz on yıldan beri gündeme getirerek sürekli sinek vızıltısı çıkarmaktadırlar. Abd'nin bile soykırım dediği 24 Nisan kararlarını dünyaya kabul ettirmek için çırpınan Ermenilerin bugünkü devletlerinin durumu nasıl? Ben söyleyim; Küçücük, fakir, perişan, varlığını devam ettirmesi bile şüpheli. Emperyalist anlayışlı devletlerin sözüne güvenerek yola çıkılmazmış değil mi? Bugün Suriye'nin kuzeyinde toplanarak devlet kurmaya çalışmak da aynı sonucu vermez mi? Yani emperyal destek ile yola çıkmanın ne ile sonuçlanacağını kestirmek için Ermenistan'a ve Ermenilere bakmak yetmez mi? Hele bir de nereden çıktığını anlamadığımız Terörsüz Türkiye açılımına güvenerek Suriye'nin kuzeyinde tok tok konuşmak acaba ne ile sonuçlanacak? Sanki her şey tamamlanmış, Anayasa federatif yapıya dönmüş, Milli ve Tekil (Üniter) yapı ortadan kalkmış gibi dönemsel dalgalanmanın getirdiği ortama güvenerek hareket etmenin acaba sonucu ne olacak?

Ezcümle; emperyalist desteğin birgün çekilivereceğini kimsenin aklından çıkarmaması gerekir.