Bazı tarihler vardır; yalnızca takvim yapraklarında yer almaz, milletlerin hafızasına kazınır. 19 Mayıs 1919 da işte böyle bir gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak bağımsızlık meşalesini yaktığı o gün, Türk milletinin kaderini değiştiren büyük yürüyüşün başlangıcı olmuştur. Bugün ise 19 Mayıs, yalnızca geçmişin hatırası değil; gençliğin enerjisini, sporun birleştirici gücünü ve geleceğe duyulan umudu temsil eden büyük bir bayramdır. Ve bu ruhun en güçlü hissedildiği şehirlerden biri hiç şüphesiz Adana’dır.
Adana, yalnızca sıcak havasıyla değil, sıcacık insanlarıyla da yaşayan bir şehirdir. Bu kentte hayat hızlı akar; insanlar mücadele etmeyi, üretmeyi ve ayağa kalkmayı iyi bilir. Belki de bu yüzden 19 Mayıs’ın taşıdığı mücadele ruhu Adana’ya çok yakışır. Çünkü Adana’nın ruhunda teslim olmak yoktur. Çukurova’nın bereketli topraklarında yetişen insanlar, zorluklar karşısında dimdik durmayı bilir.
Bu şehirde gençlik sadece nüfus kağıdındaki bir yaş değildir; bir yaşam biçimidir. Sabahın ilk ışıklarıyla Seyhan Nehri kıyısında yürüyen gençleri, okul çıkışında spor salonlarına koşan çocukları, mahalle aralarında futbol oynayan delikanlıları gördüğünüzde bunu hissedersiniz. Adana’nın enerjisi biraz da gençlerinden gelir. Gür sesiyle türkü söyleyen, tribünde takımına sahip çıkan, hayallerinin peşinden korkmadan yürüyen bir gençlik vardır burada.
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı denildiğinde sporun önemi ayrıca düşünülmelidir. Çünkü Atatürk, güçlü bir milletin ancak sağlıklı ve bilinçli gençlerle mümkün olacağını biliyordu. Spor; yalnızca beden gücü değil, disiplin, azim ve karakter demektir. Adana ise spor kültürünü yıllardır yaşayan şehirlerden biridir. Futbol sahalarında yankılanan tezahüratlar, güreş meydanlarındaki mücadeleler, atletizm pistlerinde ter döken gençler bu kültürün parçalarıdır.
Özellikle Adana’da futbolun ayrı bir yeri vardır. Tribünler burada sadece maç izlenen alanlar değildir; dostluğun, kardeşliğin ve ortak heyecanın buluştuğu yerlerdir. İnsanlar aynı renklere gönül verirken aslında aynı şehrin umudunu paylaşır. Sporun birleştirici yönü en çok da burada hissedilir. Çünkü Adanalı mücadeleyi sever; düştüğünde yeniden ayağa kalkmayı bilir.
Bugünün gençleri teknoloji çağında büyüyor olabilir; ancak onların omuzlarında hâlâ büyük bir sorumluluk vardır. Cumhuriyet’i korumak, özgürlüğe sahip çıkmak ve ülkeyi daha ileriye taşımak… İşte 19 Mayıs’ın gençliğe verdiği en büyük mesaj budur. Adana’nın cesur ve çalışkan gençleri de bu sorumluluğu taşıyabilecek güce sahiptir. Bu şehirde hayal kuran gençler vardır; sanatla uğraşan, bilim üreten, spor yapan ve geleceği değiştirmek isteyen binlerce genç…
Belki de 19 Mayıs’ı Adana’da özel yapan şey tam olarak budur: Umut. Çünkü Adana her şeye rağmen yaşamayı bilen bir şehirdir. En sıcak günlerde bile gölgesini paylaşan insanların kentidir. Dayanışmanın, emeğin ve mücadelenin şehridir. Bu nedenle 19 Mayıs’ın bağımsızlık ve gençlik ruhu, Adana’nın sokaklarında hâlâ canlı şekilde hissedilir.
Bugün ellerinde Türk bayraklarıyla yürüyen gençlere bakınca, 1919’da yakılan o meşalenin sönmediğini görüyoruz. Samsun’da başlayan bağımsızlık ateşi, Çukurova güneşiyle birleşerek Adana’da büyümeye devam ediyor. Çünkü bu şehirde gençlik vardır, spor vardır, umut vardır. Ve umut olduğu sürece 19 Mayıs’ın ruhu sonsuza kadar yaşayacaktır.