12 EYLÜL 1980

Eveeet!

Gelelim 45 yıl öncesine. Bugüne kadar 12 Eylül İhtilâli ve önceki siyasi ve kanlı olaylar hakkında hiç yazmamaya çok çok özen gösterdim. Oysaki her türlü tam göbeğindeydim ve kişisel zorluğum da saha farklı idi. Nasıl oldu diye soracağım kadar ilginç bir biçimde o günleri atlattım. Neyse, kişisel işlerimizi yine de bırakarak başlığa dönelim. Nedir başlık? 12 Eylül 1980? Yani, Cumhuriyet Tarihimiz ‘in en önemli günlerinden birisi. Bu günün önemini bilen herkes her yıl anlatmaya çalışıyor da benim bugün anlatacağım cephesi ile anlatan oldu mu bugüne kadar bilmiyorum. 1979 yılının 14 Ekiminde ülkemizde 5 milletvekilliği için ara seçim oldu. 5'ini de Adalet Partisi aldı. Hükümet 42. Ecevit hükümeti idi. Ara seçimler hükümete verilen güvenoyunu ne kadar etkiledi ise(!) Ecevit istifa etti ve 12 Kasım 1979 tarihinde 42. Hükümet yıkıldı. O tarihten önce kurulan 1. Ve 2. Milliyetçi Cephe hükümeti gibi 3. MC hükümeti beklerken ilginçtir farklı bir durum oldu. İlk iki MC'nin ortakları yeni kurulacak hükümete katılmayıp AP'ni dışarıdan destekleyeceklerini bildirdiler. Yani AP 12 Kasım 1979 tarihinde Azınlık hükümeti kurdu. Demirel, 1977 Genel Seçimlerinde MSP'den İzmir Adayı olup kazanamamış olan Turgut Özal'ı 3 Aralık 1979'da Başbakanlık Müsteşarı yaptı, çok ilginç. Bu Müsteşar ne zaman, ne kadar ve nasıl hazırlık yaptı bilinmez ama Cumhuriyet'in Milli Ekonomi kuralı diyebileceğimiz İthal İkamesi(dışarıdan almayıp kendin üretmek) kararlarını kaldırıp 24 Ocak 1980 tarihinde Neoliberal denen kapitalizme uyma kararlarını aldırdı. O zaman Ekonomi Bölümü öğrencisiyim, ama Computer(Bilgisayar) ile ayrıca uğraşıyorum ki zaten mesleğim de o oldu. Bölüme geldim ve Doç. Ataman Aksoy'a sordum. Biz Ekonomistler için bu kararlar ne anlam taşıyor? Hocamız uzun uzun anlattı ve Asker gelecek dedi. Neden? Çünkü ülkenin o ortamında Cumhuriyet'in kuruluşundan beri yürütülen ekonomik kararları yüz seksen derece değiştirmek mümkün değil dedi. İkinci derste biraz da şakacı olan Prof. Hasan Olgun hocaya aynı soruyu sordum. Beni uğraştırmayın deyip bir cümle ile cevap verdi: Sonbahar'da Asker gelecek. Aslında belli ki hesap kitap yapmıştı. 12 Eylül 1980 İhtilâli'ne bir de bu gözle bakmakta zarar olur mu? Bu anlattıklarım tarihsel olaylarla birlikte bir Anı'dır. Bu hocaların yaptıkları hesap, kitaplar doğru ise acaba bu durumdan kaç kişinin ve kimlerin haberi vardı? Türk Milleti, olayların yaşanıp bitti ve gitti anlayışı ile değil, yaşanıp bitip gidenler bugünümüzü ve hatta yarınımızı nasıl etkiler onu da düşünmelidir. En azından Türk Aydını böyle yapmalıdır.

Bu konuda en can alıcı nokta: Turgut Özal, 12 Eylül 1980 İhtilâli'nden sonra ne oldu? Bakın ne oldu. Siyasi Parti liderleri içeriye girerken Turgut Özal, Bülend Ulusu Başbakanlığında kurulan İhtilâl Hükümeti'nin Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı oldu. Nasıl?

Bugünlük bu kadar...