Yerel basını öldürmeyin..!

14/06/2019 14:30 681

Türkiye ve dünyada basına yönelik baskılar, geçtiğimiz günlerde açıklanan Freedom House raporunda bir kez daha gözler önüne serildi. Freedom House raporuna göre, basın üzerinde baskıların arttığı Türkiye gibi ülkelerde kamuoyu geleneksel medya kuruluşlarına güvenmiyor. Kısacası Türkiye’de basın özgür değil.  Türkiye gibi basının özgür olmadığı ülkelerde alternatif platformlar giderek daha fazla ilgi görüyor. Twitter, ınstagram, youtube, facebook gibi.  Öte yandan gazetelerin yerini yavaş yavaş dijital platformlar almaya başladı bile. İnternet haberciliğinin önemi ülkemizde hatta kentimizde de giderek artıyor.

Basın özgürlüğünden başlamışken konuya şöyle devam edelim; çeşitli siyasi güçlerin, liderlerin, sarf ettiği sözler, kullandıkları kelimeler, basın özgürlüğünü hedef alan açıklamaları endişe verici, liderler bu şekilde basın ve basın özgürlüğü konusunda baskı kurmaya çalışıyor. Basın özgürlüğünün kısıtlanması diğer siyasi ve medeni hakların da tehlikede olduğunun önemli bir göstergesi.

Erk sahipleri kendilerine yakın medya kuruluşlarına destek verirken, ötekileştirdikleri medya kuruluşlarının bağımsızlıklarını da tehlikeye düşürüyor. Yani güçlü olanın yanında diğer medya kuruluşları eziliyor yok olmaya doğru sürükleniyor. Türkiye’de, son dönemde bir çok medya kuruluşunun kapatıldığını, yüzlerce gazetecinin hukuki dayanak olmaksızın yargılandıkları hatırlatmak lazım. Bu nedenle de internet gazeteciliğinin yanı sıra, çok sayıda gazeteci de kendi sosyal paylaşım platformlarını kurarak online gazeteciliğe yöneliyor. Bunun önemli örnekleri var ülkemizde ve şehrimizde. Dijital medya olarak da adlandırılmaya başlanan internet medyasında yaşanan durumlar apayrı bir değerlendirme konusu.

Bir diğer konu ekonomik bağımsızlık. Kâğıt, matbaa, ilan sayılarının azalması vs. vs. gibi sektörü ilgilendiren ürünlerdeki fiyat artışı nedeniyle Anadolu basını uzun zamandır can çekişiyor. Bir de bunun üzerine son dönemlerde yargı reformu paketiyle birlikte icra ilanlarıyla ilgili yeni bir düzenleme eklenmesi deyim yerindeyse tuzu biberi oldu.

Bu düzenlemeye göre yerel basının en önemli gelir kalemi olan resmi ilanlar artık olmayacak. Bu da demek oluyor ki, bu düzenleme yerel basını tamamen yok edecek yada sadece çok güçlü olan yaşayacak. Artık bu son durum neticesinde dayanma gücü kalmayan Anadolu medyası yok olacak.

Resmi ilan statüsünde olan ve yerel gazetelerde yayınlanma zorunluluğu bulunan icra ilanları, yeni uygulamada kalkacak, bu durum Anadolu basınına büyük darbe vuracak. Ülkemiz bir yargı reformuna ihtiyaç duyuyor bu doğru ve fakat bu düzenlemenin, halkın haber alma hürriyetiyle birlikte demokrasinin olmazsa olmazı yerel basını tamamen yok edeceği de muhakkak.

Gerçekten çok zor şartlar altında yayın hayatını sürdürmek zorunda kalan yerel basın, yargı reform paketi içerisinde yer alan bu yeni düzenlemeden ne yazık ki olumsuz etkilenecek, resmi ilan payı her geçen gün azalan yerel basının, icra ilanlarının yayınlama zorunluluğunun ortadan kalkmasıyla yaşama şansı yok denecek kadar az. Bu yargı reformunda icra ilanlarının  yayınlanması hakkını yerel gazetelerden alırsanız,

 

Anadolu basını ölür !

 

Umarım siyasi erk, icra ilanlarının yerel gazetelerde yayınlanma şartını ortadan kaldıran maddeyi iptal eder. Aksi takdirde yerel basın için büyük son kaçınılmaz olur.

Gerek kent yaşamının ağır yükünden bunalan, gerekse basının içinde bulunduğu zorlukların giderek ağırlaşması gibi sorunlarla mücadele eden ve büyük stres altında olan gazeteciler, içinde bulundukları durum nedeniyle artık tahammül edemeyecek noktaya geldi. Bundan bir kaç yıl öncesine kadar ülkemizde 2 bin gazete varken bu sayı bu yıl ne yazık ki bin seviyesine düştü. Her geçen gün başka başka gazeteler kapanıyor.

Basın emekçileri, halkın haber alma hakkını yerine getiren demokrasi bekçileridir. Mesleğini zaten bin bir güçlük altında ve her türlü tehdide rağmen yapmaya çalışan gazetecilerin tehdit, baskı ve saldırılarla sindirilmesi, halkın susturulması demektir. Bu noktaya da dikkatinizi çekmek isterim. Her şeye rağmen yaşama mücadelesi veren basın emekçileri, ekonomik anlamda zaten herhangi bir güvencesi olmayan kişiler. Bir de bunun üzerine ne yazık ki can güvenliği sorunu da eklendi. Son dönemlerdeki gazetecilere saldırıları duyuyorsunuz görüyorsunuz hatta bu saldırılardan biri de Adana’da yaşandı geçtiğimiz haftalarda ve daha öncesinde de..

Basın özgürlüğü, hür ve bağımsız toplumlar için olmazsa olmaz bir ihtiyaç ve bu anlamda medya mensupları da zor durumda. Ekonomik ve psikolojik bütün bu analizler çeşitli basın meslek örgütleri tarafından sürekli dile getirilen sorunlar, özellikle de yerel basın için. 

Ulusal olarak nitelendirilen ama aslında yaygın basın denilmesi gereken büyük basın kuruluşlarının yanında, aynı sorunlarla boğuşan yerel gazeteler de desteklenmeli, çeşitli baskılar ve engellemeler kaldırılmalı, bütün bunların yerine editoryal bağımsızlık sağlanmalı, bunun yanı sıra ekonomik yaptırımlar yerine, destekleme çareleri aranmalı ve uygulanmalıdır.