Taşın altına el sokma zamanı

14/01/2018 22:24 1159

Öncelikle söylemeliyim ki, biz gazeteciler bir başsavcıyla röportaj yapma alışkanlığına sahip değiliz. Ancak sosyal yönü açısından, iletişim çağına ayak uydurma konusunda çok başarılı olduğunu düşündüğüm, bir başsavcıyla beraberiz. Basına sadece demeç verme yapısından, özgürce soruların sorulduğu bir ortama gelen bir savcı var karşımızda.

Biz özgürlük aşkı olan bir milletiz. Devlet geleneği de, bize atalarımızdan mirastır. Bu mirasta alıştığımız kültürde, devlet erkini halk adına kullanan hâkimi, savcısı, valisi ve tüm devlet erkânına saygı vardır. Eskiden bu saygıya rağmen, halkla devlet kadrolarının iletişimi konusunda, önemli uçurumlar vardı. Bu uçurumların yerini, sivil toplum örgütleriyle ve halkıyla bütünleşmeye çalışan bir devlet düzenine doğru yol aldığımız görünüyor. En çok sevindiğim bu oldu.

Ülkemiz yeni bir yol arıyor…

Ülkemiz ağır sorunlar yaşıyor. Etrafında terör bağlantılı olduğu bilinen sıkıntılar var. Devletin içine sızmış unsurların temizlenmesi için önemli çabalar sarf ediliyor. Aynı zamanda devlet idaresinde yönetim şekli yenileniyor.

Acil durumlarda siyasetçiler bir araya gelebiliyorlar. Daha sonra siyasi kaygılar baskın çıkıyor ve ayrışıyorlar. Ülke manzarası da iyi değil ve görülen o ki, Feto örgütü birçok kurumumuzu kirletmiş.  Hukuksal düzenimizde yalpalanmalar görülüyor. Eski cumhurbaşkanı başka söylüyor, yeni cumhurbaşkanı başka söylüyor. Siyasetin iktidar-muhalefet baskısı altında hukuk adamlarımız görev yapmaya çalışıyorlar.

Siyasi kamplaşmalarla gerçek bir hukuk devletini inşa edebilir miyiz?

‘Toplumsal barışı sağlamak’ her hukuk adamı gibi sayın başsavcımızın ifadelerinde yer alıyor. Siyasi kamplaşmalar ısrarla sürdürülüyor. Nedeni bu kamplaşmalardan sonra oy devşirerek iktidar olmak. Ülkeyi bölmeye çalışan çok sayıda terör üreten oluşumlar varken, iktidar olmak için kamplaşmalara yelken açanların, kendilerini sorgulaması gerekiyor.

İşte bu nedenle sayın başsavcımıza sorduğum soru ‘Toplumsal barışı sağlamak’ ve ‘Gerçek bir huku devleti olmak’ adına her kesimin ve bilhassa hukuk adamlarımızın, elini ülke adına taşın altına sokmaları gerekmez mi? Şeklinde oldu.

Bu sorum sadece karşımdaki başsavcım için değildir. Ülkemdeki tüm aydınlara bir seslenişimdir.

Feto örgütü 15 Temmuz kalkışmasıyla, ülkemizi ele geçirmeye çalışanlara hizmet ediyordu. Sanki devlet yapısı içinde bilinen bir yara, bu sayede patladı ve pislikleri ortaya döküldü.

Bu güne gelişimiz sorgulanmalı…

Siyaset adamlarımız bu güne gelişte sorumluluklarını sorguluyorlar mı? Sadece hataların ‘öz eleştiri’ düzeyinde kalması yeterli olur mu? ‘Tam temizliyoruz-tam temizledik’ dediğimiz yerde, yeni sızmalar veya fark edemediğimiz, başka gizli örgütlenmeler olamaz mı? Bu durumda hayatlarını hiçe sayarak veya görev aşkıyla ülkesine bu konuda hizmet edenlerin emeklerine yazık olmaz mı?

Sen-ben kavgasıyla ülkemize hizmet etmiş olamayız. İşte bu yüzden tüm aydınların siyaset üstü davranması ve elini taşın altına koyması gerekiyor.

Ayrıca çağımız kişisi olma yolunda, her bireyin özel çabası gerekiyor diye düşünüyorum. Bunun için önce kendimizi tanımalıyız. Özümüzü kavrayıp, çağın gelişen yapısı içinde özümüzü yeniden yaratmalıyız. Bu Allah’ın insana verdiği bir yetenektir. Bu yeteneği kullanmadan benliğini kazanmak, dayatılmış olan onlarca şeyden kurtulmak mümkün olur mu?

Bu gün teknolojinin geldiği noktada, kendimizi yenilemeyi başaramazsak, ezilir gideriz.

Kişiliği yok eden toptancı topluma özenmenin faturasını, binlerce gencimizi kullanan terör örgütlerine kapılmış olanlar çekmiyorlar mı?

Benliğini esir eden zorbalıklara karşı durmadan, özünü keşfede bilir misin?

Dayatılmış ezberleri bilerek, toptancı toplum yapısına karşı, birey olmayı başararak yaşamak, ancak kendini ve özünü tanımakla olur.

Birey olmak,

Özüne uygun öznelliği yakalamak, eşitlik yerine kendi kişiliğinde, öznel yaşamıyla toplumda paylaşımcı olmak demektir.

Sonuç olarak,gerçek bir hukuk devleti olmak için ve adaletin tecellisi için yargımız, hiçbir unsurun insafına, sinsi emellerine, siyasi çıkarlara bırakılamaz…