TARIMDA SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMANIN ÖNEMİ

25/10/2019 21:51 418

 

İnsanın en temel ihtiyacı şüphesiz ki, yeme, içme ve teneffüs edebilme, solumadır.

İnsanın yaşaması için, bunlar olmazsa olmaz şartlardır. Çoğu bilim insanının ve gelecek bilimcilerinin de(Fütüristler)belirttiği gibi üçüncü dünya savaşı, ‘GIDA ve SU’ yüzünden çıkacaktır. Geçmişte de, günümüzde de ‘TARIM’ her zaman önem arz etmiştir. Hayatın ve günlük yaşamın bir numarasıdır. Bu sütunları takip edenler bilir; sık sık tarımla ilgili yazılar yazıp, görüşlerimi dile getiriyorum. Bu kez de, dostum, arkadaşım, değerli bilim insanı ve ülke tarımına çok duyarlı, sevgili Prof. Dr. İbrahim Ortaş hocamın görüşlerini, siz değerli okuyucularımla paylaşmak istedim…

Sürdürülebilirlik kelime anlamı olarak; çeşitlilik ve üretkenliğin devamlılığı sağlanırken, sürekli olabilme yeteneğini korumak ve çevreyi de koruyor olarak tanımlanır. Sürdürülebilirlik kavramı, 1987 yılında Birleşmiş Milletler (BM) bünyesi altında çalışmakta olan “Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu’nun” yayınlamış olduğu “Ortak Geleceğimiz” isimli rapor içerisinde yer alır ve sürdürülebilirlik kavramı şöyle tanımlanmaktadır: “İnsanlık, doğanın geleceğinde aktif rol olacak olan kuşakların gereksinimlerine cevap verebilme yeteneğini hiçbir tehlikeye atılmadan, günlük ihtiyaçların temin edilerek, kalkınmanın sürdürülebilir kılma yeteneğine sahip olmaktır”. Sürdürülebilirlik ne demektir? "Kendi imkânları ile yaşamını ve gelişimini ve sosyal refah düzeyini artırarak sürdürebilmektir." Sürdürülebilirlik her ne kadar mevcut imkânları ve kaynakları en verimli şekilde değerlendirmeyi öngörüyor ise de ekonomik bir "verimlilik artırma aracı" değil de çevreyi ve üretim potansiyelini de korumayı içermektedir. Verimlik artışı önemli ve bir yan ürün yaklaşımı olarak değerlendirilmelidir.

Hayatın her alanının sürdürülebilirliği yaşamın devamı için zorunluluk arz etmektedir. Yoksa ekosistemdeki sınırlı kaynaklar kısa sürede tükenir ve yaşam devam edemez olur. Başta insanları olmak üzere diğer bütün canlılar hayatlarını, doğal kaynaklara bağlı bir şekilde sürmek zorundadırlar. Bu doğal kaynakların başında ise tüm canlıların gıdalarını sağladıkları “toprak” gelmektedir. Ancak doğal olarak bütün canlıların başta insanın beslendiği toprak kaynağı gibi diğer doğal kaynaklar, sonsuzluk özelliğine ve tükenmezliğine sahip değildirler. Kaynakların sınırlılığı ve koruma gereksinimi yenilenemez olan tarım topraklarının korunması ve kullanımında sürdürülebilirliğin önemi doğal olarak ön plana çıkmaktadır.

İnsanlara besin maddeleri ve ham madde sağlamak amacı ile toprağın ve onun üzerindeki bitkisel ve hayvansal varlıkların biyolojik üretim yeteneklerini planlı ve yönlendirilmiş şekilde kullanılması tarım kavramını oluşturmaktadır. Bir insan faaliyeti olan “Tarımın” Sürdürülebilirliği ise tarımsal kaynakların doğa ile insan arasında bir dengenin oluşturulmasını amaçlamaktır. Günümüzde hemen herkesin hemfikir olduğu “Sürdürülebilir Tarım” kavramı: doğa bütçesini zedelemeden veya kısıtlamadan, toplumun fonksiyonlarını engellemeden, tüm dünyada ve kuşaklar boyunca gerçekleştirilen gelişmeye sürdürülebilir gelişme denir. Bu bağlamda, sürdürülebilir tarım temelde doğa bütçesinin en önemli saç ayağı olan toprak ve toprağın verimliliği, üretkenliği ve sağlığının korunması ve onun sağlıklı yönetilmesi ile ilişkilidir. Genelde bir şeyi sürdürebilmek için o şeyi geliştirilerek korumayı gerektirir. Bu bağlamda sürdürülebilir tarımın yürütülmesi demek başta toprağın belirli bir yaşam döngüsü içerisinde devam etmiş olmasını gerektirmektedir. Yaşam var olduğu sürece, insanın gereksinim duyduğu gıda talebinin kaynağının toprak olduğu gerçeği ile planlı ve sürdürülebilirliğin toprak ekseninde yürütülmesi gerekir. İnsanlığın Gıda Gereksinimi, Ancak Sürdürülebilir Tarımla Sağlanabilir. Bugün 7.7 milyara ulaşmış olan dünya nüfusunun tükettiği bütün yiyecekler, hayvansal (hayvanlarda bitkiler yiyerek beslenmektedir) ve bitkisel kaynaklar, dolaylı olarak topraktan sağlanmaktadır. Bitkilerin beslendiği toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik verimliliği ve toprak sağlığı sürdürülebilir tarımın merkezinde bulunmaktadır. Bu bağlamda toprağın verimliliği, kalitesi ve sağlığı bugün insanın toprak ile olan üretim ilişkisine ve uyguladığı yönetim modellerine dayanmaktadır. Günümüzde artan gıda ihtiyacını karşılamak için uygulanan bitki-toprak yönetimine bağlı aşırı kimyasal ilaç ve gübre kullanımı, yoğun toprak işleme ve genetiği değiştirilmiş tohum kullanımı sonucu, toprakların verimliliğinin ve toprak kalitesinin düştüğü, yer yer sulamadan kaynaklanan tuzlulaşma ve erozyonu nedeniyle gıda güvenliği tehlikeye düştüğü görülüyor. Toprak-bitki yönetiminin de etkisi ile atmosferde artan karbondioksit ve diğer sera gazlarının etkisi ile yaşanan küresel ısınma ve su kıtlığı, sorunun doğrudan tarımı ve toprak verimliliğini ve kalitesini de etkilemektedir. Bu bağlamda önümüzdeki dönemlerde toprak-bitki tarım yönetimi iklim değişimleri ve sosyal değişimler ile ilişkilendirilecektir. Bu durum beraberinde birçok ekonomik ve sosyal reaksiyonlara neden olmaktadır. İnsanlığın Sağlıklı Yaşam Geleceği, Toprağın Sürdürülebilirliğine Bağlıdır. İnsanlığın geçmiş tarihine bakıldığında, toprağını koruyamayan tarımını yönetemeyen toplumlar önce yoksullaşmış sonrada göç etmek zorunda kalmışlar. Aztekler, Mayalar ve geçmişte var olup bugün yaşamayan birçok topluluk ise, yer yüzeyinden yok olup gitmişlerdir. Bu bağlamda tarımsal sürdürülebilirlik yönetim işlevidir ve insanın doğaya, tarıma ve toprağa verdiği öneme ve korumacılığına bağlıdır. Bu bağlamda bilim dünyasının günümüzdeki en önemli sorunu olan gıda güvenliği ve iklim değişimi, doğrudan tarım topraklarının sürdürülebilir kullanımı ve toprak yönetimi ile ilişkilidir. Doğada çoğaltılamayan yegâne kaynak olan toprağın, insanın biricik beslenme kaynağının her yönüyle farkında olunması ve toprağın yeteneğinin, üretkenlik potansiyelinin bilinmesi, toprakların sınıflandırılarak tanımlanması ve toprak yeteneğine göre kullanım planlanmasının yapılması önemlidir. Tarımsal üretkenlik ve gıda güvenliği ve sağlıklı yetiştiricilik için kullanılan tarım tekniklerinin toprak üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerinin bilinmesi çok önemlidir. Ayrıca bitkisel verimi artırmak için değişik girdilerin bitki gelişimi, verimi ve gıda kalitesi üzerine etkilerinin belirlenmesi sürdürülebilir tarım için önemlidir. Toprak kaynaklarının sürdürülebilir olması ise toprak kalitesinin belirlenmesi ve izlenmesi ile sağlanmaktadır. Üzerinde yaşadığımız dünyanın sürdürülebilirliği doğrudan bütün gıdaların bitkiler üzerinden sağlandığı toprağın sürdürülebilir olmasına bağlıdır. TOPRAK yoksa yaşam da yoktur.

SON SÖZ: ‘’ TOPRAK ANA ZARAR GÖRÜRSE,İNSANLIK ZARAR GÖRÜR.’