TARIMDA  İZMİR ÖRNEĞİ

10/05/2019 20:23 466

Yerel seçimleri tamamladık. Seçimin sonuçlarını etkileyen en önemli konuların başında “İş ve Aş’’ Sorununun geldiği gözlemleniyor. Özelikle gıda fiyatlarında meydan gelen artışlar, kentlerdeki sonucu etkiledi. TÜİK’in bildirdiğine göre, gıda fiyatlarında meydana gelen artış, düzeltilmiş rakamlara göre bile yılda yüzde 30 dolayında.

Gıda fiyatlarındaki artışın görünürde, iki nedeninin olduğu söyleniyor.

*Birincisi; nüfus artışına koşut olarak, üretimin artmayışı. Üretimin artmayışında tarımsal girdilerde, örneğin yakıt, gübre, tohum ve ilaçta döviz girdisine bağlı olarak maliyetlerdeki artış. Buna çiftçilerin ürünlerini değer fiyata pazarlayamaması da eklenince, üretici tarımsal üretimden uzaklaştı. Neredeyse iki Trakya Bölgesi düzeyinde tarım alanında üretim yapılamayacak duruma geldi.

*İkincisi ise; üretici ile tüketici arasında uzun bir pazarlama kanalının varlığı. Daha açık deyişle aracı sayısının fazlalığı. Üretici dertli, ancak tüketici de dertli.

Sonuç olarak ortaya çıkan durum, dış ve iç etmenlerinin üretici ve tüketici lehine olmadığından kaynaklanıyor. Çünkü örgütsüzlük söz konusu.

Bu yazımızda “Üreticinin örgütlenmesi durumunda neler oluyor?” konusunda bilgi vereceğiz.

Üretici örgütsüz olduğu için para kazanamıyor.

Türkiye’de, çiftçilerin birçok sorunu var. Çiftçiler, ürünlerini değer fiyata pazarlayamıyor. Bu nedenle giderek fakirleşiyorlar. Fakirleşmenin en önemli nedeni; örgütlenme yetersizliği. Teknik ve ekonomik örgütlenme en alt düzeyde oluşu.

Pazarlanabilen tarım ürünleri içinde kooperatiflerin payı %3-5’i geçmiyor. Oysa, girilmesi ile her şeyin çözümlenebileceği sanılan Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde bu oran, ülkelere göre %50-100 arasında değişiyor. AB Tarımsal Organizasyonlar Komitesi (COPA) ve AB Tarımsal Kooperatifler Genel Komitesi (COGECA) gibi üst örgütlenmeler, çiftçi haklarını koruyor.

İzmir Tarımında Umut Nasıl Yeşerdi?

Türkiye’ de çiftçilerin örgütlenmesi çok düşük düzeyde olmakla birlikte, özellikle Ege’nin başat kenti İzmir’de tabandan gelen umut verici gelişmeler var.

Ağırlıklı olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi ile tarımsal amaçlı kooperatifler arasında yapılan işbirliği ve güç birliği ile üreticilerin örgütlendikleri takdirde, geleceğin çiftçiler için daha iyi olabileceğini gösteriyor.

Bu dayanışmanın sonuçları olarak iki çıktı göze çarpıyor. Birincisi; kooperatifleşme ile İzmir’de tarımsal üretim Türkiye’nin iki katından daha fazla oldu.

İkincisi de kırdan kentte nüfus akışı, durdu. Ve de genel olarak çiftçilik zor da olsa önemli prestijli bir iş durumuna gelmeye başladı.

Örneğin, Bademler (Urla), Gödence (Sefer hisar), Bademli (Ödemiş), Tire (Tire) ve İğdeli (Kiraz) gibi yörelerdeki kooperatifler, kırsal kalkınmaya önemli katkılar sağladı.

Bademler Koop. neler yapıyor?

Kooperatif, İzmir ve diğer illerin yazlık, kışlık, organik ve çok yıllık çiçek gereksinmesi karşılıyor. Kesme çiçek üretimi yapıyor. Zeytinyağı fabrikası var. Türkiye’deki kooperatiflerin ürettikleri ürünleri pazarlıyor. Ayrıca kurmuş olduğu “Doğal Yaşam Köyü” ile çiftçiliği ve kır yaşamını özendiriyor.

Koop. aynı zamanda Bademler Köyü (Mahallesi) ve civar köylüler için önemli düzeyde iş sağlıyor.

Gödence Koop, zeytinyağı işleme konusunda uzmanlaşmış.

Gödence Koop, ağırlıklı olarak zeytinyağını işleme konusunda uzmanlaşmış. AB standartlarına uygun üretim yapıyor. Zeytinyağı üretimi dışında, salamura zeytin, pekmez, bal, tarhana ve ev şarabı da kooperatifin markası altındaki ürünler olarak pazarlanıyor. Kooperatif, salt üretimi değerlendirme konusunda etkinlik yapmıyor, köyün bütün sosyo-ekonomik konularını da kucaklamış hazırlanan kalkınma programlarıyla, Gödence köyü, Türkiye’nin en dinamik köylerinden biri durumuna gelecek.

Bademli Koop, nitelikli meyve fidanı üretimi yapıyor.

Bademli Koop, nitelikli meyve fidanı üretimi ile Türkiye’nin gündemine girdi. Bu bağlamda doku kültürü çalışması yaparak fidan üreticiliğini bilimsel temellere oturttu. Türkiye meyve fidanı gereksinmesinin büyük bir çoğunluğunu karşıladığı gibi, dış pazarlara da fidan satıyor.

Ayrıca süt ürünleri ve zeytinyağı fabrikasına da sahip.

Tire Süt Koop, bölge hayvancılığına yön veriyor.

Tire Süt Koop, 2001 yılında, Küçük Menderes’teki inek sütünü değerlendirmek amacıyla kurulmuş. Kooperatif, inek sahibi olan ortaklarına otomatik sağım sistemi ve soğutma tankı ile köy merkezlerine ortak kullanımlı soğutma tankları sağlıyor. Ayrıca ortaklarına veteriner hekim hizmetleri veriyor, yem ve mazot gibi temel giderleri ucuza getiriyor.

İğdeli Koop, peynir üretiminde öne çıktı.

Koop, çalışma bölgesi olan 21 köyden süt topluyor. Üç yerde 10, 8 ve 5 ton kapasiteli süt soğutma merkezi var. Günlük toplanan 45 ton sütün 26 tonu soğuk süt olarak satılıyor, geri kalan 19 ton süt ise üretime alınmakta. Kaşar Peyniri, Beyaz peynir ve Tulum Peyniri üretimi yapılıyor. 5 adet süt toplama aracı ve 10 nakliyeci aracı ile çok zor koşullarda ortaklarına yem, un, çay, şeker ve yağ gibi ihtiyaçlarını daha ucuza ayaklarına kadar götürüyor.

İzmir’de bu yeşerme oluyor, filizlenme başlıyorsa, Türkiye tarımının başkenti bilinen Adana niçin kooperatifleşme yolu ile tarımda eski günlerine dönmesin?

SON SÖZ:’’ BİR ELİN NESİ VAR? İKİ ELİN SESİ VAR.’’