TAMAM LAN ! GİRİN SUYA ! BAŞTAN OYNUYORUZ ...

03/06/2019 23:39 544

 

Bu yazıda, siz değerli okurlarımla, yaşanmış bir öyküyü paylaşmak istiyorum.

Aşağıdaki öykü gerçektir. 1940'lı yılların Adana'sında yaşanmıştır ve  Dr.Nihat Korkut Baysal'dan alınmıştır.

1940’lı yılların ortasında Adana Demirspor, su topu takımı kurar. Takımın başına da Muharrem Gülergin  getirilir .

Ama problem şu ki; Adana’da nizami havuz bir tanedir ve onda da pek sıra gelmez, zengin çocuklarından.

Muharrem hiç gocunmaz. DSİ kanallarında çalıştırır Adana’nın gençlerini. Kendi de zaten 20 yaşında var yok. Demirspor’lu gençler, kanala su verildikçe çalışarak, önce Çukurova şampiyonu olurlar. Sonra İstanbul Moda Havuzunda, Türkiye finallerine katılırlar. Sonunda finale kadar gelirler.

Gençler otobüste yatmakta maç günü havuza girip, rakiplerini yenmektedir. Üstelik antrenörlük ve kaptanlık yapan Muharrem’in parmağı da kırılmıştır.

Rakibi 7-6 yenerler ama her biri kendi arabası ile gelen yalı çocukları, ilk defa doğru düzgün havuz gören, otobüste yatan Adanalılara yenilmeyi, yediremez kendilerine.

Başlarlar itiraza; “efendim top beş gram normalden ağırdı“ , “Adanalıların kaptanı eli sargılı oynadı“ ... gibi, ipe sapa gelmeyen bi yığın bahane üretirler, bin tane itiraz…

Üstelik anne - babaları da kalantor. Hakemler şaşkın halde beklerken, Muharrem Gülergin bu kadar tantanaya dayanamaz, elindeki sargıyı çıkarır ve Demirspor tarihine geçen o cümleyi söyler;

- TAMAM LAN ! GİRİN SUYA ! BAŞTAN OYNUYORUZ...

Maçın sonunda Demirspor bu kez 12-0 kazanır ...

Demirspor ondan sonraki 29 sezon boyunca üst üste Türkiye Şampiyonluğunu alıp "YENİLMEZ ARMADA" ünvanı alır ....

Yani demem o ki ; yenilgiyi kabullenmeyip, mızmızlananlar durduk yere başlarına YENİLMEZ ARMADA belasını alır ...

Oysa, hayatın her döneminde daima iki seçenek vardır: Ya yenersiniz, ya yenilirsiniz… Ya galip gelir, ya mağlup olursunuz. Ya kar eder, ya zarar edersiniz…

Bu yaşamın doğal akışıdır. Elbette ki kaybetmeyi kimse istemez. Ancak, illa kazanacağım diye de, bir kural yoktur.

Kaldı ki, okul hayatımızın başladığı ilkokuldan, iş hayatımızın sonuna kadar, hep mücadele, hep mücadele içinde oluruz. Bu sadece tahsil ya da iş dünyası ile  alakalı değildir. İçinde mücadele olan, ‘Sosyal, Siyasal, Kültürel’ her alan da böyledir. Çünkü, uğrunda mücadele verilen şey, sonuçta ya kazandırır, ya da kaybettirir…

Burada kazanmak mı önemli, kaybetmek mi önemli? Yoksa, kazansan da kaybetsen de, sonucu kabullenmek mi? Eğer işin içinde yenilgi var sa, bunu kabullenmek, erdemliliktir.

Hazımsızlık yaparak, mazeret üretmenin bir anlamı yoktur. Kaybettiğiniz halde, çırpınmanız, sizin çırpındıkça batmanıza neden olur. Çünkü iki yanlış, bir doğru etmez. Yenmek kadar, yenilmekte bir onurdur…

Hele ki bu, siyasal arenada ise, durum çok daha vahimdir. Sandık güvenliği, güvenirliliğini korumalıdır. Demokrasimizin teminatı olan; ’Halkın İradesine’ saygı duyulmalıdır. Hukuka duyulan, adalete duyulan güven sarsılmamalıdır. Halkın en büyük güvencesi; Hukuk ve düzgün işleyen Adalet olmalıdır.

Bakın AB yetkilileri bu vesileyle, iç işlerimize karışmayı, kendilerine nasıl hak görüyorlar…

Kati Piri: Erdoğan yenilgiyi kabul etmiyor…

Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye Raportörü Kati Piri, YSK'nın İstanbul seçimlerini iptal etmesi kararını yorumladı. Piri, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda "Erdoğan yenilgiyi kabul etmiyor ve halkın iradesine karşı çıkıyor" ifadelerini kullandı.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptal edilmesi kararına Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raportörü Kati Piri’den ilk yurt dışı tepkisi geldi. Kati Piri sosyal medya hesabından AK Parti’nin YSK’ya baskı yaptığını söyleyerek, “Erdoğan yenilgiyi kabul etmiyor ve halkın iradesine karşı çıkıyor” dedi.

Kati Piri, Twitter hesabından, “Erdoğan yenilgiyi kabul etmiyor ve halkın iradesine karşı çıkıyor. AKP İstanbul seçimlerini yenilemesi için YSK’ye baskı yaptı. Bu, Türkiye’de seçimler yoluyla iktidarın demokratik yollarla değişiminin güvenilirliğini bitirmektedir” paylaşımını yaptı.

Evet aynen böyle diyor…Peki, Kati, Piri bu hakkı nereden alıyor? Ne yazık ki, bu hakkı biz veriyoruz. Hukuk sistemimiz ve düzgün işleyen bir adalet sistemi olmadığına dair yaygı kanaat, yurt dışına kadar yansıyor.

İnşa Allah, 23 Haziran’da  yenilenecek seçim; hukuk düzeni içerisinde ve huzurlu bir ortamda gerçekleşir de, hukuk ve adalet sistemimiz üzerindeki kara bulutlar dağılır.

SON SÖZ:’’ ADALET ÖLÜRSE, DEVLET ÖLÜR.’’ *Fatih Sultan Mehmet*