Süveyş Kanalı

20/04/2019 23:53 750

 

Geçen hafta sizlere su ile ilgili önemli bilgilerden bahsetmiştim. Bu hafta ise hayatımızın temel taşı olan su ile ilgili uluslararası ilişkiler tarihini önemli derecede ilgilendiren devletlerarası bir kriz konusunu yazmak istiyorum. Su ile ilgili bir bağlantısı olsa da aslında petrol konusunu temele alıp devletlerin anlaşamadığı ve bir savaşın eşiğine geldikleri bir konu. Süveyş krizi..

Milliyetçiliğin etkisini fazlaca hissettirdiği bir dönemde Mısır’da başa General Cemal Abdülnasır geçti. Pan-Arabizm’inde etkisi ile bir İsrail düşmanlığı Mısır’da hissedilmeye başlanmıştı.  Bunun yanı sıra dünyaca ünlü bir kanal yani Süveyş Kanalı, Fransız Ferdinand de Lesseps tarafından 1869 yılında bitti. Bu kanalı yapan Fransızlar olsa da İngiltere kanal hissesinden zamanla pay aldı ve kanal Fransız- İngiliz ortak yönetimine girmiş oldu. Ancak Nasır başa geçtikten sonra ülkede bir İsrail düşmanlığının yanı sıra Arap Milliyetçiliği de yaygınlaşmaya başladı. Bu arada ABD, Soğuk Savaşın estiği o günlerde Sovyet Rusya’yakarşı bir sempatinin oluşacağından önemli derece endişe etmeye başlamıştı.

Süveyş Kanalı, Nasır tarafından Millileştirilmeden önce bu kanalın önemi hakkında birkaç bilgi vermek istiyorum.  Süveyş Kanalı, 17 Kasım 1859 yılında tamamlandı. Bir Fransız tarafından yapıldığını söylemiştim.  Bu kanal Akdeniz ile Kızıldeniz'i birbirine bağlayan doğal olmayan bir su yolu. O dönemlerde ise Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlamasıyla deniz ticaretini bir hayli canlandırmış durumda. En büyük katkılarından biri ise Baharat Yolu’na olmuş.  Ortalama derinliği ise 22 metredir.  Önemli bir petrol güzergâhında bulunuyor olması ve İngilizler tarafından eski sömürgelere ulaşabileceği kestirme bir yol olmasından dolayı Süveyş Kanalı’nın kaderi daha da belirginleşmeye başladı.

Gelelim Nasır’a. Nasır’ın Süveyş Kanalı üzerinde yapmak istediği projeler iptal olunca, Millileştirme kararı alması ile birlikte Fransa, İngiltere ve İsrail alarma geçtiler. Ancak o dönemde ABD bir askeri müdahaleye oldukça karşıydı. Ancak bu İsrail, Fransa ve İngiltere’yi askeri bir operasyon yapma fikrinden vazgeçmesini sağlayamadı. Bunun üzerine Nasır, Kanalı kaya parçaları, içine eski bira şişeleri doldurulmuş gemiler ile trafiğe kapayarak stratejik bir hamle gerçekleştirdi.

Peki, her 4 ülkeyi de savaşın eşiğine getiren Süveyş Kanalı Krizinin sonuçları uluslararası sistem açısından neler oldu? Fikrime göre en büyük problem kanalın trafiğe kapatılması ile petrolün fiyatlarındaki artış. Çünkü petrol Batı Avrupa’ya ulaşamadı. Bu durumda ülkeler petrolün akışını engellemeyecek ve güvenilir bir güzergâh düşünmeye başladılar. Böylece hayatımıza büyük tankerler girdi. Fransa ve İngiltere, Süveyş Kanalı üzerinde Mısır’ın hâkimiyetini kabul etti. İlerleyen zamanlarda ise ülkelerde bulunan petrol rezervleri büyük bir patlama yarattı.

ABD’nin Pensilvanya eyaletinde başlayan petrol serüveninin uzun bir öyküsü var. Süveyş Kanalı krizinin sonuçları ise petrolün uluslararası ilişkiler açısından önemini gözler önüne serdi. Bu serüven ile ilgili yaşanan başka tarihi olayları önümüzdeki haftalarda sizlerle paylaşacağım.