Soner Çetin ile ÇUKUROVA yine yeniden…

26/03/2019 03:15 1931

 

Sevgili Soner Çetin ile ilk kişisel anlamda tanışmamız 27. Dönem milletvekilliği adaylığım sürecinde saha çalışmaları esnasında, Adana Sokaklarında olmuştur. 24 Haziran’a kadar aylar boyunca Adana’nın her köşesinde, bucağında, sokağında yollarımız kesişmiştir saygı ve sevgi ile. Sanki genel seçim değil de yerel seçimlerde kendi adaylığı için çalışıyormuşçasına partisi, şehri ve ülkesi için gece-gündüz yollarda idi.. hizmette idi kentlisine köylüsüne..

O dönem Adana mı  küçük geldi bize, biz mi Adana olmuştuk yollarda bilmiyorum, ama her attığım adımda, her yürüdüğüm yolda Soner Başkan çıktı karşıma insan sevgisinin yüzüne ve gülüşüne vuran yansıması ile…ve her gördüğünde ‘Yüzünü Güneşe Dön Türkiye’, ‘Hocam Türkiye İyi Olacak, Adana İyi Olacak’ sloganlarıyla karşıladı beni, partime ve bana güç katarak. Çünkü onun gönlünde Türkiye sevdası olan herkese yer var, Adana aşkı olan her gönle sevgi var, insana hizmet eden her kalbe hürmet var.

Bugüne geldiğimizde ise O yerel seçimde başkanlık yarışı ve Adana için; ben, partim, Ülke’m ve Adana’m için yine aynı sokaklardaydık Adanalılığımızla ve ortak sevdamızla. Onun gözündeki insan sevgisini, üzerindeki liderlik ışığını, sabrındaki özveriyi, çalışkanlığındaki hizmet aşkını görmemek için bakmayı bilmemek lazımdı benim nazarımda, hislerimde… Sadece benim değil tüm Çukurova’nın gözünde, sözünde, yüreğinde gördüm ben o sevgiyi, hayranlığı. Anladım ki Soner Çetin şehirciliğin temel yasasını çoktan içselleştirmişti ‘insan odaklı belediyecilik’ yaklaşımıyla, sosyal belediyecilik  anlayışıyla. Çukurova için, şehirciliğin diğer çevresel, mekânsal, teknik ve ekonomik yasalarınında önemli bir bölümünü ilk dönemine sığdırmış, ikinci dönemi için tamamlanacak projeler ve yeni istihdam ve yatırımlara vize istiyordu hemşehrilerinden.  Öyle olmasa idi, O’nun rakip parti anketlerinde bile % 65 oy oranını garantilemesi, yaklaşan seçimlerde % 70 oy oranı alacağının tüm Adanalı’nın sözünde olması mümkün olmazdı zaten. Çünkü Adana’lı bilir işin doğrusunu, özünü… Çukurova’lı seçmen işini şansa bırakmaz, konu memleket olunca, hele konu vatan olunca…

Çukurova seçmeni çoktan kararını vermiş bize de bukararı alkışlamak düşer. Soner Çetin’in yaptığı onlarca projeyi, getirdiği yüzlerce yeni hizmet anlayışını, kendisinin liderliğinde geliştirdiği örgütlenme ile halkın demokratik katılımını yönetime nasıl dahil ettiğini. Hayvanlar ve hayvan hakları için gösterdiği hizmet ve çabayı, kimsesize kimse, engelliye nasıl çare olduğunu, yaşlısına nasıl sahip çıktığını, gençleri nasıl rehabilite ettiğini, emeklilere nasıl bir konfor sunduğunu burada uzun uzun anlatmama yerim yok maalesef. Ama arzu edenler Google Amca’dan rahatça sindire sindire okuyabilirler.

Ama yine de ikinci dönem gerçekleştireceği Belediye Evleri Kentsel Dönüşüm Projesinden bahsetmeden geçemeyeceğim.  ‘Yeşil Ekonomi’ ödülüne layık görülen, yeşil sistem içinde, geniş meydan tasarımlarıyla nefes alan, içinde yere özgü yerele özgü tüm değerlerin yaşatıldığı kültür sokağı, kafe barlar sokağı, Adana’nın simge gastronomi kültürünü simgeleyen kebapçılar sokağı gibi sosyal donatı alanlarının da yer bulduğu açık ve yeşil alanları ile huzur dolu bütüncül bir mekan planlaması içerisinde yeni bir kent tasarımı sunuluyor Belediye Evleri’nde yaşayan vatandaşlarımıza. Üstelik bir evi olana bir ev, iki evi olana iki ev tahsis edilecek şekilde ve kira desteği ile gelen ve kamu yararı gözeten bir proje anlayışıyla. Açtığı onlarca temalı parkları, kadın yaşam köyü, öğrenci yurtları, hemşehri dernekleri kampüsü,planetaryum ve uzay gözlem evi…  Asgari ücretin ve memur maaşının en yüksek oranlarla Türkiye ortalamasının çok üzerinde verildiği emeğe saygılı bir belediyecilikistihdamı… gıda bankası, giysi kutuları… her mahalleye semt kreşi, kadın sohbet evleri, emekli evleri… gibi sayamadığım onlarca hizmet kalemi… insana hizmet, hayvana hizmet, doğaya hizmet düsturu…

Son açtığı, Çanakkale Şehitlerimizi Adana’da yaşatan, Çanakkale Şehitleri temalı parkını ve kuvayi milliye ruhunu da belirtmeden geçemeyeceğim.

Güzel ailesini ve güzel eşi Ayşe Çetin’i son paragrafa bıraktım. Sevgili Ayşe Çetin Soner Çetin’in sadece eşi ve dört güzel çocuğunun annesi değil, çocukluk arkadaşı, gençlik hayalleri, ilk aşkı…  13 yaşından itibaren birlikte büyüdüğü hayat arkadaşı. Ayşe Hanım’ın gözlerinde hala ilk günkü sevgi ve bağlılığı görmek, hala o muhabbetin sıcaklığını hissetmek hiç şaşırtıcı olmadı benim için. Hep söylerim ya hiçbir büyük başarı seven bir kadın desteği, kollayan bir kadın şefkati olmadan gelmez… Ayşe Hanım’da koşulsuz desteğini, sevgisini sunmuş ailesine, eşine hiç esirgemeden, zaman zaman kendinden vazgeçerek hep önceliklemiş eşini bu hizmet ve ülkü yolunda. O sebeplerledir ki hak etmektedir Soner Çetin’in başarısını sonuna kadar paylaşmayı. Ama o her zaman ki tevazu ve asaleti ile hep sade vatandaş olmayı tercih etmiştir özel yaşamında, halkın üstünde değil içinde yaşamayı sevmiştir gönlünce, Adana sokaklarında, semt pazarlarında ve yeri geldiğinde toplu taşımasında…

Henüz Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi iken Ayşe Hanım ile evlenen Soner Çetin’in avukatlık mesleği ile akran olan büyük kızı Ece’yi, ikinci kızı Melike’yi ve yıllar sonra davetsiz gelen misafirleri 10 yaşındaki muhteşem ikizleri Deniz ve Devrim’i de burada sevgiyle anmak istiyorum ve babalarını Çukurova ile cömertçe  paylaştıkları için onları kutluyorum.

Onun bana yaptığı gibi ben de onun yazısını, Çukurovalı tarafından  ona atfedilen, onun sloganı ile bitirmek istiyorum:

HERKESİN BAŞKANI SONER BAŞKAN.

Martın Sonu Bahar.

Sevgiyle kalın.