SOKRATES’TEN HAYAT DERSİ NİTELİĞİNDEKİ 10 ANEKDOT

11/07/2019 20:38 74

 

Benim gibi birçok köşe yazarının tutkusu; sürekli okumak ve araştırmak, sorgulamaktır. Hep daha iyiye, daha doğruya, daha güzele giden, faydalı yolda yürümektir veya yürümeye çalışmaktır. Okuyucu ile iletişimimizi sağlayan satırlar, bizim için çok önemlidir. Hem paylaşmak, hem öğrenmek, hem de öğretmektir esas olan. Okuyucudan gelen eleştiri ya da öneriler, bilgi ve belgeler, bir yazarın süsüdür, güzelliğidir. O sayede, kendimize ayna tutarız ve daha iyi şeyler vermeye gayret ederiz. Artık eskisi gibi değil, bilgiye ulaşmak… Ulaştığımız, değer bulduğumuz her bulguyu da siz değerli okuyucularımızla paylaşmaktan ayrı bir zevk alırız. Okuruz, öğreniriz, okuruz öğretiriz çevrimi ile yola devam ederiz.

İşte bu okuma ve araştırma yolculuğunda, oldukça yararlı bilgileri elde ettim; beğendiğim bir filozof olan, Sokrat’ın, hayat dersi veren sözlerini derledim.

Felsefe tarihinin gelmiş geçmiş en büyük düşünürlerinden birisi olarak gösterilen Sokrates, Platon'un yazılı eserleriyle tanınmış bir filozoftur. Karşısındakini kendi cevaplarıyla ikna etme, anlatmaktan çok, soru sorarak cevabı buldurma gibi teknikleriyle felsefeye bir boyut kazanmıştır. Ne var ki, bulunduğu çağda öğrencilerini aydınlattı  ve  daha önce sorulmamış sorularla onlara vizyon kattığı için, mahkeme tarafından tehlikeli bulunmuş ve ölüm cezasına çarptırılmıştır.

O zamandan bu zamana taşınmış anekdotları ise, tam bir hayat dersi niteliğinde olmuştur. Üzerine düşünülecek oldukça fazla diyaloğu vardır.

İşte Tarihi olaylardan  sizler için derlediğim Sokrates anekdotları.

1- Mahkeme Sonucunu dışarıda  Öğrenen Sokrates'in Eşi Xanthippe ve Arkadaşları,

yaşlı gözlerle “sözde suçlu" Sokrates'i kucakladı:

- Sebepsiz yere ölüme çarptırılmana dayanamıyorum Sokrates!

Dostları da aynı sözü tekrarladılar.

Socrates, gülümsedi:

- Üzülme Xanthippe; dostlar, lütfen üzülmeyin. Suçlu olarak mı ölüm cezasına çarptırılsaydım yani? Bunu mu tercih ederdiniz yoksa?

2- Sokrates ve Eşinin Anlaşma Şekli:

Sokrates bir gün eve geç gelmiştir. Karısı da sürekli bu gecikmenin nedenini sormaktadır. konuşmuş, bağırmış, çağırmış; Sokrates karısına karşı hiçbir tepki vermeyip, önüne bakmaya devam etmiştir. Bunun üzerine karısı bir kova suyu, Sokrates'in kafasına boşaltmıştır. Sokrates ise gayet sakin bir şekilde karısına şu cevabı vermiştir:
"Bu kadar gök gürültüsünden sonra, bu yağmuru bekliyordum."

3- Sokrates ve İnfazcısı:

Cezanın infaz zamanı gelmişti. Gün doğmak üzereydi.
Mahkemenin vermiş olduğu cezanın, zamanı gelmek üzereydi , Sokrates yatakta yatıyor ve zehri verecek adam, zehir hazırlıyordu. Zehri hazırlayan adam sürekli vakti erteliyordu. Güneş doğmak üzereydi. Sokrates adama sordu; " Zaman geçiyor, güneş doğuyor, bu gecikme neden?"
Adam Sokrates’i seviyordu, onu mahkemede duymuş, içindeki güzelliği görmüştü. Tek başına Atina'dan daha zekiydi: Biraz geciktirmek , biraz daha yaşaması için zaman kazandırmak istiyordu.

- Sokrates, "Tembellik yapma, hadi zehri getir" dedi.
Zehri veren adam, " Niçin bu kadar heyecanlısın? Yüzünde öyle bir ışıltı görüyorum ki, gözlerinde öyle bir merak görüyorum ki... Anlamıyor musun ? Öleceksin!"
Sokrates : " Bu bilmek istediğim bir şey. Hayatı tanıdım, o güzeldi; Tüm kaygılarıyla, kederleriyle o hala bir keyiftir. Yalnızca nefes almak yeterli bir mutluluktur. Yaşadım, sevdim; canım ne isterse yaptım, içimden ne geldiyse söyledim. Artık ölümü tatmak istiyorum. Ve ne kadar çabuk olursa o kadar iyi."
"Ve iki olasılık var: Ya doğulu mistiklerin söylediği gibi ruhum başka şekillerde yaşamaya devam edecek;  bedenin yükünden özgür bir şekilde ruhun yolculuğunu sürdürmesi çok büyük bir heyecandır, beden bir kafestir, onun sınırları vardır; ya da belki de, materyalistler haklıdır: Bedenim öldüğünde her şey ölür. Geride kimse kalmaz. Bu da , olmamak da- çok bir heyecandır! Olmanın ne olduğunu biliyorum. Ve olmamanın ne olduğunu bilme anı geldi. Ve artık olmadığımda sorun nedir? Niçin onla ilgili endişeleneyim? Endişelenmek için burada olmayacağım, o halde ne için vakit kaybedeyim?"

4- Sokrates'ten Evlilik Önerisi:

"Ne pahasına olursa olsun, evlenin. karınız iyi çıkarsa, mutlu olursunuz. Yook, fena çıkarsa, o zaman da filozof olursunuz."

5- Ahlak felsefesinin kurucusu kabul edilen antik Yunan filozofu Sokrates, öğrencilerini nasıl seçerdi?

Öğrencilerinden biri, Sokrates’e sordu:
– Bir gün dahi olsa sizden ders alabilmek için yanınıza gelen her kese, niye bir gölcüğe bakıp ne gördüklerini soruyorsunuz? Bu işin öğrencilikle ne ilgisi var?
Sokrates, bu suale şu cevabı verdi:
– Bu, bir imtihan. Havuzda balıkların yüzdüklerini söyleyen herkesi yanıma alır, ders halkama dahil ederim.
Ama havuzda, kendi imajlarının aynalanmasından, kendi akislerinden başka bir şey göremeyenler, kendilerine aşık insanlardır. Benim onlara verebileceğim bir ders olamaz …

Yarın devam edeceğiz…