SESSİZ TEHLİKE

04/11/2019 20:19 350

 

Doğrusunu isterseniz, dış haberler konusunda her gün yeni yeni açıklamalara şahit oluyoruz. Bu gün söylenen hususlar, yarın değişik tarzda karşımıza çıkıyor ve adeta şaşkınlıktan küçük dilimizi yutuyoruz. Bir gün ABD başkanı, bir gün AB ülkeleri… Her defasında birbiri ile çelişen demeçler, söylemler, kafa karıştırıyor.

Uluslararası konularda öyle geniş bir perspektifte değerlendirmelere bakınca, yok şöyle oluyor, böyle olacak, ben demiştim gibi iddiaları, ne kadar ciddiye almalıyız, bilemiyorum. Bazen öyle oluyor ki; tıpkı milli piyango sloganı gibi, ‘ya çıkarsa…’ İnsan ister istemez bu tutarsız politikalara temkinli yaklaşıyor, ama ya bu dedikleri doğruysa diye de aklımızdan geçirmiyor değiliz. Elbette ki maksadımız komplo teorileri üretmek değil. Zaten komplo teorilerine de itibar etmem.. Fakat bazı geçmiş olaylara bakarak acaba demekten de sıyrılamıyoruz.

Örneğin; Ahmet Kaya öldü.. Kennedy, Marilyn Monroe’yle Kazablanka’da gizli gizli yaşamını devam ettirmiyor.. Amerikalılar aya ayak bastı..51. Bölge’deki UFO’lar hikaye..

İddia, görünen gerçeklilikle uyumlu olmalıdır diyenlerdenim..

Nokta!

Böyle bir hatırlatmadan sonra konuya girelim.. Başlığı okuyunca ne geldi aklınıza?

Sessiz Tehlike, ya da Tehlikenin farkında mısınız?” diye de sorabiliriz.

Yaklaşmakta olan ciddi bir tehlike var.. Ve hemen yanı başımızda..

Komşumuzda ısıtılıyor.. Biz Suriye’ye, Akdeniz’deki doğalgaz yataklarına, FETÖ tehdidine odaklanmışken, yanı başımızda kademe kademe büyütülen ciddi bir sorun var.

Irak’ta bir şeyler oluyor.. Bizi de etkileyecek önemli gelişmeler yaşanıyor..

Türkiye’nin askeri ve siyasi hamleleriyle ciddi anlamda sekteye uğratılan, sözde PKK devletinin ikinci ayağı üzerinde çalışılıyor..

Suriye’de yaşanan hadiselerin bir benzerini Irak’ta hayata geçirmek için ciddi bir hazırlık var..

Saddam sonrası bir türlü sükunete kavuşamayan Irak, yeni bir Suriye olma yolunda emin adımlarla ilerliyor..

1 Ekim’de Bağdat ve güneydeki Basra, Nasıriye, Amara, Samava ve Hille kentlerinde binlerce kişinin sokağa çıkmasıyla başlayan gösterilere bakın..!!!

Hızlı bir biçimde, ülkenin orta ve güneyinde birçok bölgeye sıçradı.

Gerekçe ne?

2003’te ABD işgaliyle kurulan devlet düzenindeki bozukluk, hükümette yer alan etnik ve dini temelli siyasi oluşumların, devlet ve kamu faydası yerine, grup çıkarlarını öncelemesi toplumda rahatsızlık yaratıyor”

Ülkede yolsuzluğun ciddi boyutlarda olması da, toplumda rahatsızlığa yol açıyor.

Dünya Şeffaflık Örgütü’ne göre, Irak, 180 ülke arasında 168’inci sırada.

Ülkede 2003’ten bu yana 450 milyar dolarlık kamu fonunun, kayıp olduğu da iddia ediliyor.

Irak, kanıtlanmış dünya petrol rezervleri açısından 4’üncü sırada olmasına rağmen, ülkede halen elektrik, su, sağlık, ulaşım gibi temel kamu hizmetleri oldukça yetersiz.

Bu gerekçelerin tamamı sokağa dökülmek için yeterli..

Ama orada da ağaç bahane” emin olun bundan..

Halk hareketi, sokak gösterileri olarak başlayan eylemlerin nihai hedefi Irak’ı parçalamak..

Yahu ABD, merkezi hükümeti güçlendirmek için 500 milyar dolardan fazla para harcadı, 4 sene sonra yıkacağı hükümet için bu harcamayı yapar mı?” diyenler olabilir..

Bakın CIA eski Direktörü John Brennan ne diyor..

Brennan West Point Askeri Akademisi’nin yayınladığı CTC Senitel Dergisi’ne konuşuyor:

Geleceği düşündüğümde Suriye ve Irak’ın yeniden bir ara da tutulabileceklerini zannetmiyorum. Bu ülkelerde çok fazla kan döküldü, mezhepsel ayrılıklar ve gerilim ise devam ediyor. Bu iki ülkede adil, merkezi bir yönetim görebileceğimizden şüpheliyim.

Bir merkez olsa da federal yapı veya özerk bölgeler görmek daha olası.

Her şey önümüzdeki 3-4 yılda neler yaşanacağına bağlı.

Bugün karşılaştığımız zorluklar baskıcı, otoriter, merkezi yönetimlerin sonucuydu.

O yüzden bunu istemiyoruz. Bu ülkelerde Batı tipi demokrasinin yerleşmesi zor olacaktır.”

Adamlar satır arasında her şeyi itiraf ediyor..

Irak’ın da Suriye gibi parçalanacağını ve küçük devletçikler kurulacağını vurguluyor..

Irak merkezi yönetimi dağıtılır, Şii, Sünni, Arap ve Kürtler arasında bir iç savaş başlarsa, bu boşluktan PKK ve Irak’taki tabela örgütü nemalanacak..

BM gözetiminde kurulan Mahmur Kampı merkezli bir oluşumla, Suriye’deki sözde PKK/PYD /YPG otonomları birleştirilecek.

Türkiye’nin bu vahim tabloya hazırlıklı olması lazım..

Bu sebeple soruyorum,; bu sessiz tehlikenin farkında mısınız? Çok uyanık olmamız lazım…

Ortadoğu ateşi yanmaya, kazan da kaynamaya devam ediyor.. CİA eski direktörünün söylediği gibi; önümüzde ki 4-5 yıl, çok vahim olaylara gebe. ABD, uzun vadeli planı ‘BOP’ projesini, adım adım uyguluyor.

SON SÖZ:’’ TEHLİKE GÖRÜNMEZ KAZA GİBİDİR.UMMADIĞINIZ AN DA, KARŞINIZA ÇIKAR.’’